Beniamin Poghosyan: Trump’ın Kişisel Hırsları
“Bu Yapı Trump’ın Kişisel Hırslarına Dayalı, Büyük Bir Gelecek Görmüyorum”
APRI Armenia analitik merkezi kıdemli uzmanı Beniamin Poghosyan ile dünya stratejisi konuşuyoruz
– Sayın Poghosyan, Davos Dünya Ekonomik Forumu kapsamında, Nikol Paşinyan’ın da katıldığı Barış Konseyi Tüzüğü imza töreni gerçekleşti. İlham Aliyev’in birkaç gün önce “Uluslararası ilişkiler, hukukun üstünlüğünün değil, gücün üstünlüğünün hakim olduğu yeni bir döneme giriyor” dediğini göz önüne alırsak, bu konseye katılmanın somut sonucu ne olacak?
– Bunu sadece Azerbaycan lideri söylemiyor, Başkan Trump başta olmak üzere neredeyse tüm üst düzey Amerikalı yetkililer de dahil herkes söylüyor. Tüm liderler, ne yazık ki kuralların olmadığı bir “orman dünyasına” doğru ilerlediğimizden, hatta belki de çoktan orada olduğumuzdan bahsediyor.
Bu tüzük Başkan Trump’ın fikridir ve bunun temelinde alternatif bir uluslararası yapı kurma ve Trump’ın burayı yönetme isteği olduğunu dışlamıyorum. Anladığım kadarıyla tüzükte, başkanın ancak düzenli istifası veya ölümü durumunda değiştirilebileceği maddesi yer alıyor. Gördüğüm kadarıyla bu Barış Konseyi, Başkan Trump Ocak 2029’da Beyaz Saray’dan ayrıldığında bir uluslararası kuruluşu yönetebilmesine yönelik bir girişim.
Şu an için 20-30 devletin katıldığı bu konseye daha fazla katılım olmazsa, Birleşmiş Milletler (BM) gibi bir itibara sahip olamayacağı açıktır. Trump başkanlığı bıraktığında, şu an onun gücünden korktukları için onu memnun etmeye ve her dediğini yapmaya çalışan devletlerin aynı şevkle devam edip etmeyeceği büyük bir soru işaretidir. Bu nedenle bu yapı için büyük bir gelecek görmüyorum; bu sadece Trump’ın görevden ayrıldıktan sonra önemli bir uluslararası rol oynama arzusudur. Bu, daha çok Trump’ın kişisel hırslarına dayalı bir yapıdır.
– Sayın Poghosyan, Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan’ın Davos Forumu kapsamında çeşitli ülke liderleri ve üst düzey yetkililerle yaptığı görüşmelere de değinelim. Genel olarak bu ziyareti nasıl değerlendiriyorsunuz ve Ermenistan için ne gibi pratik sonuçlar doğurabilir?
– Ziyaret genel olarak protokol gereğiydi. Başbakan da zaten orada, Barış Konseyi’nin kuruluş belgesi veya tüzüğünün imza törenine katılıyor. Bu tür görüşmelerden ne gibi somut faydalar sağlandığını söylemek zor; çünkü bunlar genellikle liderler arası veya bazen iş çevreleriyle yapılan olağan görüşmelerdir.
Genel olarak bu tür toplantılar, devlet liderleri ve küresel iş dünyası temsilcileri için bir araya gelip bazı konuları istişare etmek için bir vesiledir. Yani Davos bir karar alma yeri değil, daha çok bir tartışma platformudur. Bu nedenle çok ciddi değişimler veya kararlar beklenmemeliydi.
– Cumhurbaşkanının Davos Dünya Ekonomik Forumu bünyesindeki “Avrasya Ekonomik Kimliğini Tanımlamak” konulu panelde yaptığı açıklamalar Ermenistan içinde sert tepkilere yol açtı. Bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
– Cumhurbaşkanının, Ermenistan hükümetinin genel siyasi çizgisine uyum sağlamaya çalıştığı açık. Bu çizgi; 8 Ağustos 2025’ten bu yana barışın tesis edildiği, bunun çok iyi bir şey olduğu ve derinleşmesi gerektiği, Ermenistan ile Azerbaycan’ın artık barış içinde yaşadığı ve Ermenistan’ın düşük yakıt fiyatları gibi barışın meyvelerini toplamaya başladığı yönündedir.
Bu, mevcut Ermenistan hükümetinin siyasi çizgisidir ve asıl hedef Haziran başında yapılacak olan parlamento seçimleridir. Çünkü tesis edilen barış veya barış ihtimali, hükümetin seçimlerdeki en büyük kozlarından biri olacak. Cumhurbaşkanının da mevcut hükümetin siyasi çerçevesinde kalması doğaldır.
Taktiksel açıdan konuşmaya dönersek; bence Cumhurbaşkanı, Ermenistan ve Azerbaycan liderlerinin oynadığı olumlu rolü göstermeyi biraz fazla abarttı. Azerbaycan’ın 2020 ve 2023’teki, hatta şu anki politikaları ve adımları göz önüne alındığında; Cumhurbaşkanı sadece “her şey çok iyi, tüm sorunlar çözüldü” gibi %100 olumlu bir tablo çizmek yerine bu sorunlara da değinmeliydi.
Cumhurbaşkanı; Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı yürüttüğü “Batı Azerbaycan” söylemi, askeri kapasite artırımı ve Bakü’deki cezaevlerinde tutulan Ermeni savaş esirlerinin yargılanması gibi barış gündemine hiç hizmet etmeyen konulardaki endişelerini de dile getirmeliydi. Bu endişelerden bahsetmeyip sadece her şeyin yolunda olduğunu göstermek ne kadar doğrudur, bilemiyorum.
Kristine Ağabekyan



Yorum gönder