Սիրիան կարող է վերածվել Իսրայելի և Իրանի միջև ռազմական գործողությունների թատերաբեմի

Aliyev ile Paşinyan Davos’ta görüştü

ABD, YPG ve DSG’nin elindeki silahları toplama simülasyonu yapabilir

Bir Gecenin Sırrı: Şehit Türk askerinin anıtı nasıl değiştirildi?

NATO’da Ukrayna çatlağına kızan Trump NATO’nun kuyusunu kazıyor!

Gündem 18 Temmuz 2018
200

Güftesi (Söz) ve bestesi (Müzik) Mehmet Sabir KARGER’e ait ‘Anayurt Marşı’nın sözlerini bir hatırlayın; “Özbek Türkmen Uygur Tatar Azer bir boydur/Karakalpak Kırgız Kazak bunlar bir soydur” İşte Türk Budununu oluşturan boyların birliği gibi Avrupa uluslarının da etnik kökenlerinden akrabalık ilişkilerinden söz etmek mümkün. Almanlar ve İngilizler aynı soydan mı? Antropologlara göre evet. Bu insanlar köken olarak Anglo Sakson’lardır ve Saksonya denen yer Almanya’nın doğusunda bir eyalettir. Anglo; 5. yy’da, günümüzde İngiltere olarak bilinen bölgeye yerleşen, Saksonlarla karışarak Anglosakson ırkını meydana getiren Cermen ırkıdır. V. ve VI. yüzyıllarda Roma askerlerinin İngiltere’den ayrılmasından sonra adaya yerleşen Germen asıllı Angl, Saks ve Jut kabilelerine genel olarak Anglosaksonlar adı verilir. Bu bölgeden göç edenlerden oluşan Britanya halkı bu adada geçimlerinin büyük kısmını deniz ürünlerinden özellikle balıkçılıktan sağladıkları için bu işi yapanların etnik kökenine nispetle balık tutmak için kullandıkları alete Anglo’dan galat angle yani olta denilmiştir.

Germenler” günümüz Avrupası halklarını oluşturan “aslî nesep”lerden birisi sayılıyorlar. İsveç, Norveç, Danimarka, Almanya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Avusturya, İsviçre, Kuzey İtalya, İzlanda, hatta Kuzey ve Orta Fransa ile aşağı İskoçya ve İngiltere’yi oluşturan halkların kökeni ‘Germen’dir.(1) ABD Başkanı Donald Trump’ın annesi bir İskoç ve İskoçya’nın Lewis adasından. Donald Trump ABD’de yeni bir hayata atılmak üzere 18 yaşındayken İskoçya’ya 40 mil mesafedeki Lewis adasından ayrılmış.(2) Donald Trump’ın babasının babası Bavyeralı Friedrich Trump, Almanya’da askerlik görevini yapmadan 1885’te Amerika’ya göç etmiş.(3) Friedrich Trump’ın, 12 yıl New York Manhattan’da berberlik yaptığı biliniyor. Trump; İskoç ve Alman kırması yani melez. Ancak Trump’ın anne ve babasının İskoç genleri baskın olmalı. Çünkü Bavyera 7. ve 8. yüzyıllarda İrlandalı ve İskoçyalı keşişlerin çabalarıyla Hıristiyanlaştırılmış bir bölge. Türkçede bir atasözü var; “-Yılan çıktığı kabuğu beğenmez” diye. Trump’ın dedesi veya ailesine Almanya’da her ne yaşadı veya yaşatıldı ise bilinçaltının dehlizlerinde Alman düşmanlığı yatıyor. Oysa antropolojik açıdan bakıldığında aynı kökten geliyorlar. Buna rağmen Trump kendisini bu soy bağından ayrı tutan açıklamalarıyla tanınıyor. Alman Şansölyesi Angela Merkel ile yıldızları hiç barışmıyor. Trump’ın Almanlara yaklaşımında ‘nepotizm (akraba kayırmacılığı)’ndan iz yok. Trump başkan olmadan önce 2015’te Time dergisinin ‘Yılın Kişisi’ final listesine kalan yedi isimden biriydi. Time dergisi yılın kişisi olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel’i seçtiğini duyurunca Trump zıvanadan çıktı, bu tercihe ilk tepki de şaşırtıcı olmayacak şekilde ondan gelmişti. “I told you @TIME Magazine would never pick me as person of the year despite being the big favorite They picked person who is ruining Germany/Time dergisinin, en büyük favori ben olmama rağmen beni yılın kişisi seçmeyeceğini söylemiştim. Benim yerime, Almanya’yı mahvetmekte olan kişiyi seçtiler” demişti.(4)

Trump’ın Brüksel’deki son NATO zirvesinde çıkışları hiç şüphesiz Avrupalı liderleri sabaha kadar uyutmamıştır. Trump dobra bir lider, aklındaki ağzında. Pot kırmak ya da çam devirmek umurunda değil. ABD’nin tepkisine rağmen Rusya Federasyonu ile iyi geçinmeye çalışan Avrupa Birliği’nin özellikle Germen kanadına kızgınlığını saklamıyor. Pragmatik. Brüksel’deki iki günlük NATO zirvesine, ABD Başkanı Donald Trump Almanya’yı ve NATO ittifakındaki diğer Avrupa ülkelerini suçladığı için, kriz atmosferi egemendi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’daki G7 zirvesi ortak bildirisinden son anda onayını çekmesi zirveye katılan diğer üyelerde hayal kırıklığına yol açmış, Avrupalıların kendilerinden başka kimseye güvenemeyecekleri görüşü öne çıkmıştı. Kanada’nın Fransızca konuşan nüfusuyla diğer eyaletlerden ayrılan Quebec’deki G7 ekonomi zirvesinin ABD’nin Avrupa’ya karşı ticaret savaşı önlemleri üzerine karşılıklı sert suçlamaların ortasında çökmesinden bir ay sonra, Washington ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki diplomatik ve askeri ilişkiler de Brüksel’deki toplantıda parçalanma noktasına geldi. Trump Avrupalı liderlerden Rusya karşısında ya ABD’ye biat etmelerini ya da başlarının çaresine bakmalarını istiyor.

Trump diyor ki; “Almanya’nın, hani şu Rusya’ya karşı korumanız gereken yerin (Ukrayna) Rusya ile çok büyük bir petrol ve doğalgaz anlaşması yapması çok üzücü ve Almanya kalkıp Rusya’ya bir yılda milyarlarca ve milyarlarca dolar ödüyor. Bunun üzerine Almanya’yı koruyoruz. Fransa’yı koruyoruz. Tüm bu ülkeleri koruyoruz. Sonra da çok sayıda ülke kalkıp Rusya ile bir boru hattı anlaşması yapıyor ve Rusya’nın kasalarına milyarlarca dolar akıtıyor.” Trump, daha önce de, Rusya’dan Almanya’ya Baltık Denizi üzerinden gelen Kuzey Akım-2 doğalgaz boru hattına, Avrupa’nın Amerika’dan daha pahalı doğalgaz almasında ısrar ederek saldırmış, Kuzey Akım projesinde yer alan Alman ve Avusturyalı firmalara yaptırım uygulama tehdidinde bile bulunmuştu. Trump, “Almanya, tamamen Rusya tarafından kontrol ediliyor, çünkü enerjilerinin yüzde 60-70’ini Rusya’dan ve yeni bir boru hattından alacaklar” sözleriyle, Almanya’nın Rusya ile enerji bağlamındaki ilişkilerini topa tutarken ederken Polonya’yı da yüceltmeyi ihmal etmemişti. “Doğalgazı kabul etmeyecek Polonya gibi bir ülkeniz var. Rusya’nın esiri olmak istemedikleri için onu [doğalgazı] kabul etmeyecek bazı ülkelere bakın. Ama Almanya, bana kalırsa, Rusya’nın esiri, çünkü enerjisinin çok büyük kısmını Rusya’dan alıyor.” Almanların suçu Rusya’dan doğalgaz alması değil. Kuşkusuz başka nedenleri var. ABD ile Almanya arasında büyüyen anlaşmazlık, Berlin’in, Almanya’ya ve diğer AB güçlerine ABD’ye rakip olma olanağı sağlayacak bir askeri güçlenmeyi finanse etmek istemesinden kaynaklanıyor. Trump yönetimi bunu biliyor ve işte buna kızıyor. Trump yönetimi, aynı zamanda, Almanya’nın Avrupa’daki stratejik konumunu zayıflatmak için saldırgan bir şekilde hareket ediyor. Trump, Britanya’nın AB ile bağlarını koparmak için “sert bir Brexit”i onaylıyor. Dahası, Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’un Nisan ayında Washington’a yaptığı ziyaret sırasında, Trump’ın, Berlin’in yeni bir AB ordusu planındaki başlıca ortağı olan Fransa’ya da, AB’den ayrılabileceği yönünde patlayıcı bir teklif yapmış, Fransa’ya karşılığında, ABD ile daha sıkı ilişkiler ve daha iyi ticaret şartları teklif etmişti.(5) Size bir şey diyeyim mi? NATO’yu tarihe gömerse Trump gömer! Rast gele…

Bakınız:
1- http://www.alevalatli.com.tr/makale.asp?s=detay&ID=198
2- https://www.dw.com/tr/trumpın-unuttuğu-kökleri/a-19308972
3- http://www.hurriyet.com.tr/dunya/iste-donald-trumpin-dedesinin-almanya-macerasi-40284121
4- http://amerikabulteni.com/2015/12/09/trump-time-dergisinin-yilin-kisisi-olarak-merkeli-secmesine-tepki-gosterdi/
5- http://www.wsws.org/tr/articles/2018/07/14/nato-j14.html
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar