Rusya Müftüsünden, Cumhurbaşkan Erdoğana kutlama mesajı

Rus senatör: Erdoğan’ın zaferi Türk-Rus ilişkilerinin artmasına fayda sağlayacak

Almanlardan Suriye hamlesi!

ELÇİBEY DÖNEMİ TÜRKİYE AZERBAYCAN İLİŞKİLERİ (7 HAZİRAN 1992- HAZİRAN, AĞUSTOS 1993)

Türkiye enerjide merkez ülke olabilir mi?

Gündem 22 Nisan 2016
382

Türkiye enerjide merkez ülke olabilir mi?
erdal
“Türkiye enerji merkezi olabilir mi?” sorusunun cevabı, Türkiye’nin bölge siyasetinde ve ekonomisindeki yerini doğrudan etkileyecek.
Bu farkındalıkla ve özellikle son yıllarda Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelerin enerjiyle olan ilişkisini dikkate alarak SETA Vakfı olarak hazırladığımız “Türkiye’nin Enerjide Merkez Ülke Olma Arayışı” raporunun tanıtım panelinde öne çıkan öncelikli konu da, enerji-ekonomi ilişkisinin yanı sıra, enerjinin bölgesel siyasetteki ve bölge güvenliğindeki etkisiydi.
Türkiye’nin ekonomik büyümesiyle eşanlı ilerleyen enerji ihtiyacının büyümesi, enerji politikalarının yalnızca bir kısmı. Evet, Türkiye ekonomisinin büyüme için enerji ihtiyacı var. Ancak bölgesel enerjide söz sahibi olma, oyun kurucu olma Türkiye’nin ekonomik büyüme hedefini aşan daha büyük bir hedef. Bunun için de Türkiye’nin enerji konusunda bölge içinde veya bölge dışında kurduğu ortaklıklar büyük önem taşıyor.
Enerji kaynakları açısından zengin bir bölgede olup, enerjiye ihtiyaç duyan Türkiye yıllarca bu ikilemin içinde kaldı. Ancak siyasi ve ekonomik istikrardan uzak yıllarda, ülkenin bulunduğu coğrafyanın enerji açısından avantajlarını kullanmak pek mümkün değildi. Fakat durum artık çok farklı.
Hem siyasi hem de ekonomik ortam, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın maliyetini yüklenmeye değil, avantajlarını kullanmak için oldukça uygun. Hemen yanı başındaki ülkelerde yaşananlara rağmen, içerden birçok girişime rağmen Türkiye enerji merkezi olma hedefinden şaşmadı.
SETA Vakfında Panele katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın da dikkat çektiği gibi, Türkiye kapısında her daim bekleyen kaos ve kargaşa ortamına rağmen siyasi ve ekonomik istikrarını sağladı. Bu yüzden Suriye ve Irak’ta yaşananlarla, Türkiye’nin aleyhine oluşturulmak istenen negatif durum, Türkiye’yi enerji merkezi olma hedefinden vazgeçiremez.
ENERJİDE İBRE TÜRKİYE’YE ÇEVRİLDİ
Sürekli bulunduğu coğrafyanın maliyetini yüklenen ve ödeyen Türkiye’nin enerjide önünde çok farklı bir yol var. Bu yolun ilk kilometre taşlarından birisi de Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP). TANAP, Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak proje. Bu projenin başarılı bir şekilde ilerlemesi, diğer enerji projeleri için de süreci hızlandıracak ve işleri kolaylaştıracak.
Yalnızca Azerbaycan değil, ayrıca İran, IKBY, Katar, Türkmenistan ve Doğu Akdeniz, Türkiye’nin enerji merkezi olma yolundaki diğer kaynak ülkeler. Bu ülkelerle TANAP gibi hayata geçirilecek büyük projeler, Türkiye’nin enerjide merkez ülke rolünü güçlendirecek.
Ayrıca, Rusya’nın enerjideki tekelini kırmak isteyen ülkeler enerjide çıkış kapısı olarak Türkiye’yi görüyor. Özellikle sıvılaştırılmış doğal gazda (LNG) öne çıkmaya çalışan ülkeler için Türkiye LNG’yi satabilecekleri güçlü bir ticari partner ve LNG transferinde güvenli bir geçiş güzergahı sunuyor.
Bununla beraber, Türkiye, enerji arz ve talep eden ülkeler arasında sadece geçiş ülkesi görevini üstlenmek istemeyecek. Aynı zamanda enerji fiyatlarının belirleneceği, ülkelerin uluslararası enerji pazarlarına ulaşabileceği, enerji transfer güvenliğini sağlayabileceği bir rol üstlenecektir. TANAP, bu noktada bölgede farklı enerji işbirlikleri ve ortaklıklar için başarılı bir örnek olarak öne çıkıyor.
BÖLGEDEKİ DENGE, TÜRKİYE’NİN ENERJİ MERKEZİ OLMASIYLA KURULABİLİR
Yadsınamaz gerçek şu ki, Türkiye, yüksek gelir ekonomiler arasına girebilmek için ekonomik büyüme oranını artırmak, bunun için de enerji arz güvenliğini sağlamak zorunda. Ancak bir de, Türkiye’nin bölgedeki siyasi ve ekonomik istikrarı temsil etmesi ve enerji aracılığıyla bölgedeki dengeyi kurabilmesi misyonu var.
Bundan sonra atılacak adımlar, Türkiye’nin ekonomik büyümesi ve güçlü siyasetinin yanı sıra, bölgenin enerji zenginliğinin bölgedeki huzur ve refah için kullanımı için de önem arz ediyor.
Enerji havzasının yüzde 60’ına sınırdaş olan Türkiye’nin bölgesel enerjide üstleneceği rol, siyasi kaos kısır döngüsüne hapsolmuş bölgedeki enerji zengini ülkeler için de bir çıkış kapısı.
Türkiye’nin enerjide merkez ülke olması, uzun yıllar sonra bölgede yeni bir siyasi ve ekonomik dengenin kurulmasına itici güç olacaktır.
Erdal Tanas Karagöl

Yorumlar