Bir gemi düşünün…
Adı var. IMO numarası var. Bayrağı var. Sahibi olduğu söylenen bir şirket var. Dubai’de adresi bile var.
Ama sahibi kim?
İşte hikâyenin en ilginç yeri tam burası.
İran Devrim Muhafızları’nın 18 Eylül’de Hürmüz Boğazı’nda vurduğunu açıkladığı Togo bandıralı TREND, sıradan bir tanker değil. IMO numarası 9477177. 2008 yapımı, 118 metre uzunluğunda, yaklaşık 7 bin 119 DWT kapasiteli bir petrol ürünleri tankeri. İran, geminin “yasa dışı geçiş girişiminde bulunduğunu” söyledi. Olayın bağımsız bütün ayrıntıları ise henüz doğrulanmış değil.
Şimdi geminin izini sürelim.
Bugünkü adı TREND.
Ama bu gemi denizcilik dünyasına TREND adıyla başlamadı. Nepline 1, Qaseh, Onsys Century I, Sameer 1, Jumaira, Aira, Kolin 9…
İsimler değişti, bayraklar değişti.
2020’de gemi Kolin 9 adıyla Türkiye bayrağı altında görünüyordu. Haziran 2024’te ise isim TREND oldu ve bayrağı Togo’ya geçti.
Şimdi soralım:
Neden?
Elbette denizcilik sektöründe gemi isimlerinin ve bayraklarının değiştirilmesi tek başına şüpheli değildir. Gemiler satılır, şirketler değişir, siciller değişir.
Fakat mesele, geminin geçmişindeki başka ayrıntılarla birleşince ilginçleşiyor.
2023’te yayımlanan bir Lloyd’s List haberinde Kolin 9, Rus petrolü yaptırımlarının uygulanmaya başladığı dönemde parçalanan Gatik filosuyla bağlantılı gemiler arasında anılmıştı. Bu, TREND’in bugünkü sahibinin geçmişteki bütün ticari faaliyetlerinin şaibeli olduğu anlamına gelmez. Ama geminin geçmişinin, basit bir “eski tanker” hikâyesinden daha karmaşık olduğunu gösterir.
Bugün geminin kayıtlı sahibi olarak Dubai merkezli Saif Ships & Boats Trading LLC gösteriliyor. Şirket kendisini gemi sahibi, kiralayan ve tanker işleten bir denizcilik şirketi olarak tanımlıyor. Adresi de oldukça net:
Office 111, Al Zarooni Building, Dubai.
Şirket 2019’da kurulmuş görünüyor ve BAE ticaret kayıtlarını derleyen Counterscope’a göre hukuki yapısı “Limited Liability Company – Single Owner” yani tek sahipli LLC.
Ve işte köşe yazısının başlığı burada anlam kazanıyor:
Tek sahibi var. Ama sahibi kim?
Açık kaynaklarda bu tek sahibin gerçek kişi olarak adı ortaya çıkmıyor.
Şirketin çalışanları ve yöneticileri hakkında bazı isimler görülebiliyor. Fakat bunlardan herhangi birinin nihai faydalanıcı, yani şirketin arkasındaki gerçek patron olduğunu söyleyebileceğimiz açık ve güvenilir bir kayıt yok.
Geminin teknik yöneticisi olarak ise Verital Marine Services LLC görünüyor.
Yani elimizde bir zincir var:
TREND → Saif Ships & Boats Trading LLC → Dubai
ve
TREND → Verital Marine Services → Dubai.
Ama zincirin en başındaki insan görünmüyor.
Daha da ilginci, Saif Ships kendi yayınlarında TREND’in Irak’ın Basra kentindeki Khor Al-Zubair Limanı’nda yükleme yaptığını, ardından Fujairah’a geçtiğini duyuruyor. Yani geminin Irak-Basra ile BAE-Fujairah arasında gerçek ve belgelenebilir bir ticari rotası var.
Burada komplo teorisyeninin aklına şu soru gelecektir:
Bir geminin adını değiştirip bayrağını değiştirmek, geçmişini değiştirmek midir?
Hayır.
Ama geçmişi görünmezleştirir mi?
İşte bu daha zor bir soru.
Çünkü geminin adı değişse de IMO numarası değişmez. TREND bugün 9477177. Dün Kolin 9’du. Daha önce Aira’ydı. Daha da önce Jumaira, Sameer 1, Onsys Century I, Qaseh ve Nepline 1’di.
Ve İran’ın önüne çıkan gemi de tam olarak bu geçmişin üzerinde yükselmiş aynı gemiydi.
Şimdi asıl meseleye gelelim.
İran gerçekten bir “gölge gemiyi” mi durdurdu?
Yoksa sadece Hürmüz’den geçen, sahibi Dubai’de bulunan, Togo bayrağı taşıyan ve Irak’tan yük almış sıradan bir ticaret tankerini mi vurdu?
Bunu bugün kesin olarak bilmiyoruz.
Ama İran’ın bu geminin geçişini “illegal” olarak nitelemesi, Hürmüz’deki savaş ortamında sıradan bir denizcilik vakası olmaktan çıktı. Üstelik olayın hemen ardından geminin geçmişindeki isim, bayrak ve şirket zinciri yeniden masaya geliyor.
Ve insan ister istemez düşünüyor:
Belki gerçekten hiçbir komplo yok.
Belki yalnızca küresel deniz ticaretinin karmaşık bürokrasisi var.
Belki de modern çağın en büyük sırrı şu:
Gemilerin sahibi vardır… fakat bazen sahibini bulmak, gemiyi bulmaktan daha zordur.
TREND’in hikâyesinde cevaplanması gereken soru da tam olarak budur:
Dubai’deki şirketin arkasındaki gerçek kişi kim?
O isim ortaya çıkarsa, belki de bu hikâye bir tanker haberinden çok daha fazlasına dönüşecek.
YAKUPHAN OKUT

