TRIPP projesi ve ABD’nin Ermenistan-İran sınırındaki olası varlığı tartışması

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında geçtiğimiz ağustos ayında Washington’da gerçekleştirilen görüşmenin ardından yayımlanan Ortak Bildiri kamuoyuna açık durumda. Bildiride, diğer hususların yanı sıra bölgesel ulaşım ve iletişim bağlantılarının açılması ile TRIPP projesinin hayata geçirilmesinden söz ediliyor. Ancak kamuya açıklanan resmî belgelerde, söz konusu güzergâh boyunca güvenliğin ABD ordusu veya Amerikan özel askerî şirketleri tarafından sağlanacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmuyor.

Buna rağmen, TRIPP projesinin ABD’ye Ermenistan’ın İran sınırında, yani Zengezur güzergâhı boyunca, belirli bir askerî varlık oluşturma imkânı sağlayabileceği yönünde zaman zaman iddialar gündeme geliyor.

Üstelik bu iddialar yalnızca bazı medya kuruluşlarının ortaya attığı spekülasyonlardan ibaret değil. Bazı Rus ve İranlı yetkililer de benzer değerlendirmeleri düzenli olarak dile getiriyor.

Örneğin Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Aleksey Şevtsov, 3 Eylül’de Vladivostok Ekonomik Forumu (VEF-2026) kapsamında düzenlenen “KGAÖ-SCO: Güvenlik Alanı” oturumunda yaptığı konuşmada, Ermenistan’daki “Trump Rotası” projesinin hayata geçirilmesinin, ABD’nin İran sınırına yakın bölgelerde askerî personel, özel askerî şirketler ve istihbarat altyapısı konuşlandırmasına imkân sağlayabileceğini ileri sürdü.

Şevtsov bunu şu sözlerle ifade etti:

“Ermenistan üzerinden geçen sözde ‘Trump Rotası’, Batı’nın, Amerikalıların birliklerini veya özel askerî şirketlerini ve istihbarat altyapılarını doğrudan Ermenistan topraklarına, İran sınırına yakın bir bölgeye konuşlandırmasına olanak tanıyor.”

Ancak Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı, Washington’da imzalanan Ortak Bildiri’nin hangi maddesinin ABD’ye böyle bir imkân tanıdığını açıklamadı.

Bununla birlikte, Moskova’nın mesajının kime yönelik olduğunu anlamak zor değil. Rusya, “Trump Rotası”nın İran açısından bir tehdit oluşturabileceğini göstermeye ve Tahran’ı olası bir senaryo üzerinden uyarmaya çalışıyor: ABD bir gün TRIPP anlaşmasını devreye sokarak İran sınırlarına yakın bir bölgede askerî veya istihbarat altyapısı kurarsa ne olacak?

Bu ihtimal yalnızca Rusya’da değil, İran’ın askerî ve siyasi çevrelerinde de tartışılıyor. Hatta Tahran’ın “Trump Rotası” konusundaki temel kaygılarından birinin bu olduğu söylenebilir. İran Devrim Muhafızları temsilcileri de dahil olmak üzere bazı İranlı yetkililerin, TRIPP kapsamında İran sınırlarına yakın bölgelerde Amerikan askerî varlığı oluşturulmayacağı konusunda Ermenistan’dan kesin güvenceler talep ettiği biliniyor.

Washington’dan Tahran’a güvence hazırlığı

Son dönemde ABD yönetiminin, TRIPP kapsamında Tahran’a İran sınırındaki bölgelerde ABD hükümet kurumları veya özel yükleniciler aracılığıyla herhangi bir Amerikan askerî ya da güvenlik varlığının oluşturulmayacağı yönünde güvence vermeye hazırlandığı ileri sürüldü.

ABD Orta Doğu Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Alex Vatanka, bu bilgiyi Ermenistan’daki birkaç üst düzey ABD diplomatına dayandırdı.

Vatanka’ya göre İran’a TRIPP konusunda verilecek güvenlik garantileri, Orta Doğu’daki gelişmelerden ve Washington ile Tahran arasında gerçekleşebilecek olası barış görüşmelerinin sonucundan bağımsız olarak güvence altına alınmalı.

Aksi hâlde TRIPP, **ABD ile İran arasındaki yeni bir gerilim alanına** dönüşebilir ve bu durum Trump yönetiminin Güney Kafkasya’da elde ettiği diplomatik kazanımları zayıflatabilir.

Vatanka ayrıca, bu tür güvencelerin yalnızca Ermeni makamlarının inisiyatifine bırakılmaması ve konunun üst düzey İran-ABD müzakerelerinin gündemine alınması gerektiğini savunuyor.

Erivan da Tahran’la gerilim istemiyor

Öte yandan Ermenistan da TRIPP nedeniyle İran’la ilişkilerinde yeni bir gerilim yaşamak istemiyor.

Ermenistan’ın ABD Büyükelçisi Narek Mkrtçyan’ın Semafor’a verdiği röportajda yaptığı açıklamalar da bunu ortaya koyuyor. Mkrtçyan, Erivan’ın hem Rusya ve İran’la ilişkilerini sürdürmek hem de TRIPP projesine bağlılığını korumak istediğini belirtti.

Devam eden ABD-İran çatışması dikkate alındığında, Ermenistan’ın aynı anda hem Washington hem de Tahran’la ilişkilerini sürdürmesi oldukça zor görünebilir. Ancak Mkrtçyan bunun bilinçli bir tercih olduğunu ifade ediyor.

Ermeni Büyükelçiye göre TRIPP projesi ilerliyor. Fizibilite çalışmasının **2026 yılı sonuna kadar tamamlanması, temel atma töreninin ise 2027 yılının başlarında gerçekleştirilmesi mümkün.

Genel değerlendirme

Buradaki temel mesele aslında TRIPP’in bir ulaştırma projesi mi, yoksa zaman içerisinde jeopolitik ve güvenlik boyutu kazanabilecek bir yapı mı olacağı sorusunda düğümleniyor.

Resmî metinlerde ABD askerî varlığına ilişkin açık bir hüküm bulunmaması önemli. Buna karşılık Rusya’nın böyle bir ihtimali sürekli gündeme getirmesi ve İran’ın da benzer kaygılar taşıması, meselenin yalnızca ulaştırma ve ticaret boyutuyla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Dolayısıyla TRIPP’in geleceği açısından Ermenistan’ın egemenliği, İran’ın güvenlik kaygıları, ABD’nin bölgesel stratejisi, Rusya’nın Güney Kafkasya’daki konumu ve Azerbaycan-Ermenistan normalleşmesi birbirinden bağımsız başlıklar olarak değerlendirilemez.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.