Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Tahran’da üçlü zirve

Gündem, İran 22 Haziran 2016
567

Tahran’da üçlü zirve, 51 diplomat isyanı ve Türk-İsrail barışı…
Nedret Ersanel
Suriye politikalarını, ‘terörle mücadele dahil gözden geçirmek’ üzere Rusya, İran ve Şam savunma bakanları 9 Haziran’da Tahran’da bir araya geldi .(‘Rusya Savunma Bakanı Tahran’da’, 10/06, İRNA.)
Bu dikkat çeken bir gelişmedir.
‘Washington yönetiminin Suriye siyasetine karşı ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan 51 diplomat ağır eleştiri yüklü bir metne imza attı. Metinde Esad rejimine karşı hava gücünün kullanılmasının öngörüldüğü askeri operasyonlar düzenlenmesi istendi’. (‘Diplomatlardan Obama’nın Suriye politikasına isyan’, 17/06, Hürriyet.)
Bu da sıra dışı bir gelişmedir…
Her iki haber de yerli basın-yayın organlarında, kimi köşe yazarları da dahil okurlara/izleyicilere ‘verildi’!
Ama ‘görülmedi’!
Oysa bütün iş/sır birbirinden bağımsız görünen iki olay arasındaki bağda. Hatta, finale yaklaşan Türkiye-İsrail barışını eklemekte.
Gerisi ‘amatör uğraşı’lara giriyor…
RUSYA: AMERİKAN YALANLARINDAN BIKTIK
Bir ay kadar önce davetli olduğum bir TV programında kayıt altına almıştım; ‘Suriye’de Rusya-ABD ittifakının sınırına yaklaşıyoruz’ diye…
Tahran toplantısı odur. ABD’nin ‘stratejik kararsızlığına’ Kremlin sahada da reaksiyon göstermeye karar vermiş bulunuyor.
Çok sayıda delil de gözümüzün önünde ortaya çıktı.. Toplayalım; Tahran’daki toplantının üzerinden bir hafta geçmeden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov açıkça ABD’nin Nusra Cephesi olarak bilinen Suriye’deki El Kaide örgütünü desteklemeye yönelik gizli bir gündemi olduğunu iddia etti. (‘Lavrov: US seems to want to use al-Nusra front to overthrow Assad’, 16/06, Sputnik.)
Moskova’nın, iki süper güç arasındaki ittifakın elle tutular örneklerinden olan Şubat ateşkesinden başlayarak, Nusra’yı Amerika’nın desteklediği ılımlı muhaliflerden fiziken ayırmak için baskı yaptığı biliniyor.. Ancak ABD, Rusya’nın Nusra’ya yönelik hava saldırısı yapmasını engelliyordu.
Kremlin şimdi ABD’nin kendisini oyaladığını, Suriye’de daha fazla toprak edinimi için gerçeği gizlediğini, kimi bölge ülkeleriyle de bu konuda anlaştığını düşünüyor.
Dışişleri Bakanı Lavrov’un kurduğu cümle şu; “Amerikalılar şimdi iyi muhalefet üyelerini Nusra’dan henüz/hâlâ ayırmayacaklarını, daha aylarca zamana ihtiyaçları olduğunu söylüyor. Benim izlenimim şu ki, burada bir oyun dönüyor!”
İran’ın da bu yönde birden çok kez ve alenen Rusya’yı uyardığı sır değil. Hatta Tahran bunun bir İsrail-ABD ortak komplosu olduğunu da söylüyor.
ÇİRKİN, İYİ-KÖTÜ AYIRMADAN VURUR…
Nihayet, Rus jetleri Ürdün, Suriye ve Irak sınırlarının kesiştiği güney bölgesinde ABD’nin desteklediği Suriyeli muhalif grupları vurdu. Washington çıldırdı. Rusya mesaj o kadar net alınsın istedi ki, vurulan yerde Nusra bile yoktu.
Yani, Amerikalılar ‘ılımlı’ grupları Nusra’dan ayırmazsa, Rus jetlerinin ‘iyi’ ile’kötü’ hedefleri ayırmayacağı mesajını verdi. Rusya artık anlaşmanın en azından kendini rahatsız eden maddelerini yırtmış bulunuyor ki, ABD’yi eksilten bir durumdur.
İkinci ve tali bir delil daha var ve o da gözümüzün önünde gerçekleşti.. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Putin’in özel elçisi olarak geçtiğimiz Cumartesi günü Şam’a sürpriz ziyarette bulundu ve Esad ile görüştü.
Herhalde bu ziyaretin de Tahran’da gerçekleşen zirveyle rabıtasız olduğu söylenemez.
Gayet açık ki, İran’da alınan üçlü kararların bir kısmının hayata geçirilip geçirilmediğini, bir kısmının da nasıl geçirileceğini takip etmek üzere Şam’a gelmiş bulunuyor. (‘Syria’s Assad keen on closer military cooperation with Russia’, 19/06, Xinhua.)
DİPLOMATLARIN ‘MUHTIRASI’ OBAMA’YA DEĞİL, RUSYA’YA!
İşte ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki 51 diplomatın kendi hükümetine bir tür isyan hareketi içine girdiği izlenimi veren, Amerikan derin devletinin Beyaz Saray’a reaksiyonu olarak bir kesim iyi niyetli ama amatör yerli basın tarafından lanse edilen gelişme bu sırada yaşandı.
Doğru; ABD Dışişleri ile Savunma Bakanlığı hatta Oval Ofis arasında Suriye konusunda fikir ayrılığı var.
Doğru; Bu ilan Amerikan ‘müesses nizamı’nın bir çıkışıdır.
Ama bu kadar. Daha uzun boylu değil.
Beyaz Saray ne cevap verdi; “söz konusu bildiriyi ‘memnuniyetle ‘karşılıyoruz.” (‘Obama’dan 51 diplomata cevap’, 18/06, Vatan.)
Amerikalı diplomatların Esad rejiminin askeri güç kullanılarak devrilmesini talep eden muhtırası Obama’ya değil Rusya’ya verildi; “Esad’ı deviririz! Askeri seçenek hâlâ önümüzde duruyor”.
Rusya bunu anladı.
Öte yandan Türkiye ile İsrail arasındaki buzlar tam da bugün çözülüyor. Bir süredir devam eden, ‘ilişkiler düzeldi/düzeliyor’ haberleri en somut haline bürünmüş olarak dün vücut buldu ve hem İsrail’in önemli gazetelerinden Haaretz hem de Türk basın organları Ankara-Tel Aviv tokalaşmasını duyurdu.
Kuşkusuz, Gazze konusunda bugüne kadar bölge ya da küre ülkelerinin almayı başaramadığı tavizleri de muştulayarak.
Bu önemli gelişmeyi ve zamanlamasını da hem Suriye jeo-politiği hem de adını zikrettiğimiz tüm oyunculardan gayrı düşünemeyiz.
Belli ki tüm bunlar, bir tarafta ABD ve bölgesel müttefiklerinin, diğer tarafta ise Rusya, İran, Suriye ve Irak’ın bulunduğu, potu çok yükselmiş bir oyuna dönüşüyor.
Konvansiyonel ittifaklar hızla stratejik rekabete dönüşüyor, Rus-Amerikan bağı çözülüyor.
Nedret Ersanel/yenişafak

Yorumlar