Hasan Oktay’ın CNN Türk televizyonunda yapmış olduğu değerlendirmeler perspektifiyle, İran’ın son dönemdeki stratejik hamlelerini “Rusya’nın kontrolüne girmesi” ve “Moskova adına vekalet savaşı yürütmesi” ekseninde bölgeye bsktığımızda, Orta Doğu’daki güç dengelerinin oldukça köklü bir değişime uğradığını söyleyebiliriz.
Hasan Oktay’ın analizlerinde ortaya çıkan tabloyu şu başlıklarla okuyabiliriz:
1. Vekalet Savaşında “Üst Akıl” Değişimi
Hasan Oktay’ın sıkça vurguladığı Rusya Çin ABDyi İran bataklığına çekme stratejisi hayata geçiriliyor. Belki bunda Mücteba Hameneyin Moskova’da olma ihtimalinin savaş stratejisini değiştirdiğini ve Tahran’ın bugüne kadar yürüttüğü “bölgesel nüfuz” politikası, artık kendi sınırlarını aşarak Rusya’nın küresel satranç tahtasındaki hamlelerine entegre olmuş durumda. İran’ın bölgedeki askeri kapasitesini, Rusya’nın Batı (özellikle ABD ve NATO) ile olan küresel hesaplaşması için bir “kaldıraç” olarak kullanması, Tahran’ı fiilen Moskova’nın güvenlik mimarisinin bir parçası haline getiriyor.
2. Rusya’nın “Güney Kafkasya ve Orta Doğu” Denklemi
Kafkassamda yazılan bölge analizleri ve gelişmeleri bu büyük resimle okuduğumuzda; Rusya’nın bir yandan Kafkasya’da Azerbaycan-Ermenistan hattında “arabulucu” rolü oynayarak istikrarı kendi lehine yönetmeye çalışırken, diğer yandan Orta Doğu’da İran üzerinden “kontrolsüz bir kaos” yaratma kapasitesini elinde tuttuğunu görüyoruz.
Rusya’nın Stratejisi: Kafkasya’da batı etkisini sınırlayacak bir “barış süreci” yönetimi.
İran’ın Görevi: Körfez ve Irak hattında ABD’yi meşgul ederek, Batı’nın dikkatini ve enerjisini Rusya’nın Ukrayna ve çevresindeki hareket alanından uzaklaştırmak.
3. “İran Rusya’nın Kontrolünde” İddiasının Anlamı
Bu durum, İran’ın artık kendi başına karar alan bağımsız bir bölgesel aktör olmaktan çıkıp, Rusya’nın küresel stratejik ihtiyaçlarına göre “tetik çekebilen” bir güç haline geldiğini gösteriyor. Hasan Oktay’ın “İran artık onun adına savaşıyor” tespiti, özellikle şu üç noktada kendini kanıtlıyor:
Askeri Koordinasyon: Tahran’ın insansız hava araçları ve füze teknolojilerinin Rusya ile olan entegrasyonu.
Stratejik Odaklanma: İran’ın misilleme hedeflerinin, Rusya’nın Batı ile olan gerilimiyle senkronize edilmesi.
Siyasi İzolasyon: İran’ın stratejik yalnızlığını kabul ederek, alternatif olarak Moskova’nın güvenlik şemsiyesine tam bağımlı hale gelmesi.
Analiz: Bölgesel Güvenlik İçin Yeni Risk
Eğer İran tamamen Rusya’nın jeopolitik rotasına girmişse, bu durum Orta Doğu’da diplomasi kapılarının kapanması anlamına gelir. Çünkü bu denklemde İran, artık sadece kendi “devrimci ideolojisi” için değil, Rusya’nın “Batı’yı çevreleme” stratejisi için bir araç konumundadır. Bu durum, bölgedeki aktörlerin (Türkiye, Körfez ülkeleri vb.) İran ile olan ikili ilişkilerinde “İran’ı değil, İran üzerinden Rusya’yı” muhatap almalarını zorunlu kılıyor.
Rusya-İran arasındaki bu derinleşen askeri ve stratejik bağ, Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Doğu’daki “denge politikası” üzerinde ne tür yeni zorluklar doğurabilir?
Sultan Terzibaşı
Sultan Terzibaşı: Rusya İran ve Hasan Oktay

