Sirojiddin Tolibov: ABD, İSRAİL VE İRAN SAVAŞI BÜYÜK BİR DÜNYA SAVAŞINA DÖNÜŞEBİLİR Mİ?
Daha birkaç hafta öncesine kadar bu soru, siyasi öngörü alanına ait bir konu gibi tınlıyordu. Bugün ise evde, iş yerinde, sosyal medyada, her yerde sıradan insanlar bunu tartışıyor.
Bir yandan ABD ve İsrail’in askeri gücü muazzam seviyede. Modern teknolojiler, istihbarat, nokta atışı vuruşlar ve benzeri unsurlar, onları dünyanın en güçlü askeri aktörlerinden biri yapıyor. Tam da bu nedenle pek çok analist, doğrudan bir askeri çatışmada İran’ın imkanlarının daha kısıtlı olacağını düşünüyor.
Ancak İran’ın her zaman farklı bir stratejisi olmuştur: Çatışmayı zamana yaymak. Bazen bir çatışmayı uzatmak, onu düşman için uzun, karmaşık ve maliyetli hale getirmek yeterlidir. Mevcut durumdaki temel risk de tam olarak budur.
Orta Doğu, neredeyse hiçbir çatışmanın yerel kalmadığı bir bölgedir. Her ülkenin müttefikleri, çıkarları ve kendi gerilim hatları vardır. Bazen tek bir hata veya tek bir yeni saldırı, durumun bambaşka bir senaryoya evrilmesi için yeterli olabilir.
Bir de ekonomistlerin bugünlerde üzerinde giderek daha fazla durduğu başka bir faktör var: Hürmüz Boğazı. Dünya petrol ticaretinin devasa bir kısmı buradan geçiyor. Eğer bu güzergah tehdit altına girerse, sonuçlarını sadece bölge ülkeleri hissetmez. Bu durum enerji fiyatlarını, piyasaları ve pek çok ülkenin ekonomisini vurabilir.
Yine de tarih önemli bir şeyi gösteriyor: En gergin anlarda bile büyük güçler genellikle durumu gerçek bir dünya savaşına vardırmamaya çalışırlar. Bu nedenle askeri harekatlarla paralel olarak, çoğu zaman ruhumuzun bile duymadığı karmaşık diplomatik müzakereler yürütülür.
Bugün asıl soru sadece kimin kazanacağı değil, bu savaşın ne kadar ileri gidebileceğidir.
Peki, siz ne düşünüyorsunuz?
Bu, bölgesel bir çatışma olarak mı kalacak yoksa dünya daha ciddi bir krizle mi karşı karşıya kalacak?
Fikirlerinizi duymak ilginç olurdu



Yorum gönder