«Հայկական կողմը պետք է պատրաստ լինի վատթարագույն սցենարին». Ռուբեն ՄեհրաբյանԱղբյուրը

Abhazya ve Türkiye yan yana poz verdi

ÇOK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİNE DOĞRU RUSYA-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

“Derin Tarih” Dergisinin “Tarih Marangozluğu” ve Necip Fazıl Hazımsızlığı…

Şerife Barazi : Dünyadan bir haber

Gündem 13 Ekim 2021
547
MAKEDONYA'DA SINAVSIZ ÜNİVERSİTE

Tüm canlıların yuvası olan dünyamız da insanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle birlikte dünya iklimi de değişikliklere maruz kalmıştır. Mevsimin de yaşanması gereken hava olaylarının mevsimsel geçişlerde insanoğlunun verdiği zararlar sonucu küresel ısınma ile yaz aylarında başlayan sel felaketleri, şiddetleri artan depremler, bilinçli olarak yakılan ormanlar, korkuluk boyutunda olan binalar, enerji için katledilen su kaynakları, çok sıcak ve soğuklar ekolojik değişimi beraberinde getirdi. İnsanların doymak bilmemesi ve hep daha iyisi vardır

anlayışı ile çağımızın doyumsuzluk konusunda zirve de yerini aldı. Bilim adamları 19.yy’ın ortalarından bugüne kadar yaşanan küresel ısınmanın %60’ının özellikle fosil yakıtların kullanımıyla ortaya çıkan karbondioksit gazından kaynaklandığı konusunda görüş birliğine varıldı. Yeni koşullara uyum sağlayamayan bazı canlı türlerinin soyu bu şekilde tükendi.
Küresel ısınma, dünya genelindeki ekolojik sistemin bozulmasına sebep olurken beraberinde ekonomik, sosyal ve politik problemleri de getirdi. Tarım ve orman ürünlerin de yaşanacak azalışlar, su kaynaklarının azalmasıyla yaşanacak enerji sorunları, turistlik alanların yok olması, buzulların erimesi, denizlerdeki su seviyesinin yükselmesi, yüksek sıcaklıklar ile göl ve ırmaklar da buharlaşma en önemlisi ise bitki ve hayvan türlerinin azalma ve yok olma durumuna gelmesidir. Kitlesel ölümler, bulaşıcı hastalıkların artması, kıtlıklar, içme suyunun azalması ve savaşlar gibi birçok sebepler ortaya çıkabilir. Şu an en belirgin olanları ise yeryüzünü etkisi altına alan orman yangınlarıdır. Dünyanın dört bir yanında; Amerika’dan Avrupa’ya Afrika’dan Asya’ya birçok yerde etkili olmuştur. Milyarlarca canlının hayatını kaybettiği ve pek çok insanın evsiz kaldığı yangınlar, hektarlarca ormanlık alanın da yok olmasına sebep oldu. Bu yangınlar birçok canlı yaşamına zararı oldu. Aynı zaman da iklim değişiklikleri aşırı sıcaklıklara, aşırı yağışlara, şiddetli kasırga ve fırtınalar gibi aşırı hava olayları kuraklık, yangın, sel ve benzeri afetlerin sıklık ve şiddetinin artmasına neden oldu. Yaz mevsiminde görülen sel felaketleri, soğuk iklimli bölgelerde ise yaz sıcaklıkları görülmeye başlandı. İnsanoğlu bu durumdan ne kadar etkilense de insan haricindeki diğer türler de neden olmadıkları bir sorun karşısında kayıplar yaşıyor. Bireylerin, sivil toplum örgütlerinin, uluslararası şirketlerin, uluslararası örgütlerin ve devletlerin hem gerçekleşen iklim değişikliği ile mücadele de hem de oluşan yeni şartlara adaptasyon sürecinde değişik seviyelerde sorumluluk almaları gerekiyor. İklim bilimcileri ise raporlarla ortaya koyduğu, iklim değişikliklerinin ürkütücü tablosunda dünyanın geleceğini kurtarmak için durumun ciddiyeti karşısında ekosisteme ek yükler getirmeyecek rüzgar, güneş gibi temiz enerji kaynaklarına geçilmesi; karbon salınımını azaltmaya yönelik olarak ise, nükleer enerji, hidroelektrik enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması bir çözüm yolu olarak alternatif bir yöntem olarak sunuldu.
Küresel ısınma sonucunda ortaya çıkacak sorunlar ile Dünya düzeni tamamen değişiyor. Ülkelerde oluşan savaşlar göç sorunlarına, başka ülkelere sığınan mülteci sorunlarına, dünya nüfus artışı olduğu için yapılan salgın hastalıklara, tarım ürünlerinin azalmasıyla kötü beslenmeye, hava kirliliğiyle solunum hastalıklarına… Belki de hepimizin unuttuğu bir olay vardı; Dünyamızın da bir ömrü olduğudur. Alınan önlemler, cezalar, uluslararası kuruluşlar birlik içinde kendi yuvamız için gerçekten elimizden geleni yapıyor muyuz? Nesli tükenmek üzere olan o kadar güzel canlılar varken yaşam koşullarını dahi koruya biliyor muyuz yoksa bir kafeste mi korumaya çalışıyoruz? Yoksa yuvamızın penceresi olan ağaçlarımızı yakan insanlara caydırıcı cezalar veriyor muyuz? Eminim ki tüm siyasi yetkililer olumlu cevap verirdi bu sorulara ama geldiğimiz noktada Dünya, MÖ 700 yılından günümüze kadar daha yavaş dönüyor ve o dönemde 21 saat olan bir gün şu an 24 saat oldu. Ve biz bireyler olarak şu an önlemler almazsak gelecek yerine bir son bırakacağız.
Şerife Barazi kafkassam

Yorumlar