PUTİN’İN FÜZESİ VE VERDİĞİ ÜÇ MESAJ

Putin’in Türkçe bilgisi

Southern Gas Corridor to contribute to stability of energy supply in Europe

İranın vurduğu İran askerlerinin sayısı 19 olarak açıklandı

Sean O’Grady: Putin nihayet Gorbaçov’dan ders almaya hazır mı?

Gündem 10 Mart 2021
46

90. yaş günün kutlu olsun Mihail Sergeyeviç Gorbaçov. Ya da Batı’nın tanıdığı şekliyle “Gorbi”, Margaret Thatcher’ın birlikte iş yapabileceğimizi söylediği adam. Yaptığımız iş şuydu: Soğuk Savaş’ı sonlandırmak, Rusya’yı yeniden özgür uluslar ailesine kabul etmek ve kendi kaderini çizmek isteyen daha küçük cumhuriyetleri özgürleştirmek.

Perestroyka (ekonomik yeniden yapılanma) ve glasnost (toplumsal açıklık ve şeffaflık), Rusya’nın Sovyetler Birliği’nin nihayet çöktüğü 1991’de, senin döneminin başladığı 1984’e göre daha iyi bir yer olduğu anlamına geliyordu.

Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin iktidardaki son genel sekreteriydin. Peki, şimdi senin mirasın nedir, Gorbi?

Rusya’da birçok kişi, Gorbaçov’u bir felaket, şüphe götürmez bir süper güç olan SSCB’yi gereksiz yere parçalayan bir vandal olarak görüyor. Bu argümana göre, bu durum Rusya’nın güç kaybettiği uzun ve acı verici bir döneme yol açtı ve ancak Vladimir Putin iktidara gelip de Rusya’nın gücünü ve azmini yeniden tesis edince tersine döndü.

Ancak gerçekte bu; Gürcistan ve Ukrayna’yla küçük savaşlar başlatmak, Kırım’ı ilhak etmek, Belarus’daki diktatörlüğü desteklemek, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki savaşlarda kukla oynatmak, Suriye ve İran’daki bağımlı rejimleri desteklemek, eski casuslara suikast düzenlemek, kimyasal silahlar kullanmak, silah harcamalarını artırmak ve Rus ordusunu yeniden donatmak anlamına geliyor. Putin şimdi de Rusya’nın nükleer cephaneliğini güçlendirmek istiyor. Sanki Gorbi hiç var olmamış gibi.

Gorbaçov Batı’da övülmesine karşın kendi topraklarında itibar görmeyen bir peygamber haline geldi. Büyük Ruslar anketlerinde düzenli biçimde Stalin ve hatta Brejnev gibilerin gerisinde en sonda yer aldı. Putin, Gorbaçov’un savunduğu her şeyin karşısında duruyor gibi görünüyor.

Yine de şimdi Putin, eski kurda tam olarak minnet olmasa da biraz takdir sunmayı münasip buldu. Kremlin’in resmi doğum günü kutlamasında neredeyse bir Sovyet tınısı var:

Siz zamanımızda ülke ve dünya tarihinin seyrinde önemli bir etki bırakmış parlak ve olağanüstü insanların ve seçkin devlet adamlarının galaksisine ait olmayı olmayı hak ettiniz.

Bu mesaj ille de Putin’in Gorbaçov’un düşünce tarzını paylaşmaya başladığı ve çok partili demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve cahil bırakılmış Rus halkı için özgür medyayı serbest bırakacağı anlamı taşımıyor. Bu çok fazla şey istemek olabilir. Belki de bu sadece düşünceli, hesaplı, kurnaz bir figür olan Putin’in Trump sonrası seçeneklerini yeniden değerlendirdiği anlamına geliyordur.

1980’lerde Gorbaçov’un olduğu üzere bugün de Putin’in bir seçeneği var. Yeni Soğuk Savaş’ında ısrar ederek kendi halkının yaşam standartları aleyhine diğer ülkelerin işlerine karışmaya ve beyhude zalim savaşlara devam edebilir. Ya da Batı’yla daha iyi ilişkiler kurmaya çalışabilir, iş birliği yapabilir ve bu yüzyılda güç ve nüfuzun artık toprak işgali ve halklara boyun eğdirmekle, Amerikalıların bile artık keyif almadığı eski moda katıksız emperyalizm faaliyetleriyle alakalı olmadığını anlayabilir. Gorbaçov, bir yanıyla Amerika’yla bir vekalet savaşı olan Afganistan’daki bitmek bilmeyen savaştan vazgeçecekti, Putin de aynısını Ortadoğu’daki kendi maceracılığı için yapmalı.

Gerçekten düşününce, Rusya ve Batı arasındaki gerçek çıkar çatışması her zamanki gibi çok küçük. Nixon’la Brejnev ve çok mesafeli geçen bir dönemden sonra Reagan’la Brejnev’in yaptığı gibi, zaman zaman bir Rus lider ve bir Amerikalı başkan da bunu anlamaya başlayacak. Rusların saldırgan eğilimlerini hemen şimdi sonlandıramaması için geçerli bir sebep yok. Eğer bunu yapmaz ve yeni bir silahlanma yarışı başlatırlarsa, nihayetinde Rus ekonomisindeki zayıflama ve halkın yoksulluğu sonucu havlu atmak zorunda kalacakları noktaya ulaşana kadar harcamalarda Batı’nın gerisinde kalacaklar. Gorbaçov’un farkına vardığı şey buydu ve halkı kendisine bunun için asla teşekkür etmemiş olsa da gerçekle yüzleşti.

Sovyetler Birliği’nin sonunun, komünizm ve Batılı liberal değerler arasındaki ideolojik mücadelenin sona erdiği an olan “tarihin sonu” olması bekleniyordu. Gorbaçov’un aklındaki şey kesinlikle buydu. İşler epey farklı sonuçlar getirdi. Daha iyi olan haberse, genellikle birinin er ya da geç inisiyatif alarak Gorbaçov’un yaptığı gibi cesurca sıfırlama düğmesine basmaya çalışacak olması.

1987 ya da 1988 gibi geç bir tarihte, SSCB gelecek onlarca yılda hayatta kalabilecek gibi görünüyordu. Devrimin içinden doğan Sovyetler faşizmi mağlup etmişti ve hâlâ Amerika’yla eşit bir süper güçtü. Yine de sadece 4 yıl sonra, SSCB ekonomik baskı altında çökerek neredeyse tek kurşun sıkılmadan ortayan kayboldu. Her şeyden önce Gorbaçov’un fark ettiği gibi, basitçe sürdürülemezdi. Peki, Putin farkında mı?

Sean O’Grady

Yorumlar