Nusret Anar: SİYASAL GENOTOKRASİ

Sevgili okurlarım, geçen hafta insan ömrünün kısalığı ve yaşlılar yönetimi üzerine kısa bir yazı kaleme almıştım. Bu yazım da ‘zamanının sonsuzluğunda insan ömrü çok kısa. Zaman içinde ölüm varsa herkes her şey ölümde eşitlenmiş oluyor.’ demiştim. Sevgili okurlar, düşünsenize evrenin yaşı göz önüne aldığınızda insan ömrü bir göz kırpması bile değil. Bu kısacık anlık ömrümüzde gösterdiğimiz hırslar, çabalar, mevkiler, mutluluklar ise mikron saniyelerin altında. Ancak insanoğlunun hayatı yaşarken göstermiş olduğu hırslar, özellikle de siyasi liderlerin hırsları insanı şaşırtıyor. Genç yaşlarda insanların hırsları, tutkuları ve çabaları bir noktada makul karşılanır, ancak 80 yaşına merdiven dayamış insanların siyasal hırsları, koltuk merakları insanı şaşırtıyor.
Geçen haftaki yazımda gerontokrasi kavramını ele alarak Türkçe karşılığı yaşlıların yönetimi olan bu kavramı açıklamaya çalışmıştım. Yaş ve tecrübeye saygı ve güvenin getirdiği yönetim sistemi olarak ifade edilen bu yönetim sisteminin İlk çağlarda ve ilkel toplumlarda daha çok görülen bir yönetim sistemi olduğunu belirtip bu sistemin günümüzde de bayağı popüler olduğunu ifade etmiştim. Siyaset felsefesinde de önemli bir yeri olan yaşlılar yönetiminin bizdeki en önemli kanıtı ise yıllarca muhtarlık seçimi yanında ihtiyar heyeti seçimlerini de yaptığımızı unutmamak gerek.
Gerontokrasinin tecrübe gibi iyi yönlerinin yanı sıra aşırı unutkanlık nedeniyle Devlet yönetiminde çelişkili kararlar almak gibi istenmeyen sonuçlar doğurduğu da görülmektedir. Özellikle günümüzün popüler liderlerinden Trump’ın resmi ve bireysel sosyal medya mesajlarında bir dediğini diğer dediğinin tutmadığı, çelişkili içeriklerle dolu mesajları paylaştığı dünya kamuoyunun malumudur. Yine bir önceki ABD Başkanı Biden’ın kamuya açık mekanlarda göstermiş olduğu gerek psiko-motor davranışlar, gerek unutkanlıklar gerekse hayali kişilerle konuşmaları hem ABD hem de Dünya kamuoyunu bayağı meşgul etmiştir.
Yine önceki yazımda ‘çocuklar ve yaşlıların şahsi konularda diğer yaş gruplarına göre daha bencil olduklarına dair araştırmalar’ olduğunu belirterek, ‘ömrünün son demini yaşamış ve eskilerin tabiriyle yaşını yaşamış dişini dişlemiş bu insanların davranışları, kararları ve hırsları daha katı ve umursamaz oluyor’ demiştim.
Stalin’in 2. Dünya savaşını kazandıktan sonra sergilediği liderlik bu umursamazlığa en iyi örneklerden biridir. Vaktinin çoğunu Avrupalı ve ABD’li dergilerden fotoğraflar kesip onları karton plaklara yerleştirmekle geçiren Stalin, ülkesinin içinde olduğu ekonomik ve siyasi durumu hiç umursamamıştır. Çin lideri Mao ise milyonlarca insan kültür devrimi adı altında öldürülürken Mao ufak hobileri ve tutkularına takılmıştır. Önceki yazımda da belirttiğim gibi, ‘gerontokrasinin zaaflarının başında da bu umursamazlık durumu gelir. Bunu benden sonrası tufan sözü ile özetleyebiliriz. Bu nedenle yaşlıların kararlarında tecrübenin avantajı olduğu kadar umursamazlığın ve bencilliğin de dezavantajları vardır.’ Dünyamız gerontokrasinin umursamazlık ve katı bencillik açmazı içinde dönem dönem buhranlar yaşamıştır. Uzak tarihimize en iyi örnek Kanuninin oğlu Mustafa karşısında takındığı tutumdur. Gençlik enerjisi yerine kendi hırsına yenik düşmüş bir yaşlı ihtiyarın kararı Osmanlı devletini duraklama dönemine sokmuştur. Yakın siyasi tarihimizde ise İnönü ve Ecevet’in geronotokratik hezimetleri karşımızda durmaktadır. Yaşlılığın ve hastalığın ruh hali ve kendileri olmazsa dünyanın dönmeyeceği tutumu. Ancak onların yokluğunda dünya dönmeye devam etmiştir. Türkiye’de de yönetim kademesinde yaşlılar yönetimini görmekteyiz. Seksenlerine merdiven dayamış insanların ülke kaderi ile oynamaları ve geleceği umursamaz tavırları ile karşı karşıyayız.

Ancak uzay zaman ilişkisinde bütün varlıkların zaman karşısında yok oluşu karşımıza çıkmaktadır.
Son dönemde iktidar tarafından dillendirilen Yeni Türkiye ifadesinden hareketle siyasi aktörlerin de yenilenmesi gerektiği bizzat iktidar ortaklarınca dile getirilmesi gerekirken eski liderlere yeniden seçilme hakkı dayatılmaktadır. Yaş ortalaması hala 40 olmamış bir ülkede gerontokratik bir yönetim tarzının benimsenmesi ve bu durumun gençlere benimsetilmeye çalışılması çok büyük hatadır. Suyun akıp yatağını bulduğu gibi zaman istesek de istemesek de hükmünü ortaya koyacaktır.
Fransızların meşhur lideri Dögol’ün siyaseti bırakıp köyüne çekildiği dönemde gökyüzüne bakıp yaldızları seyre daldığı dönemde söylediği sözü tekrar etmek isterim.
Özetle Dögol;
‘Sonsuz evrende yıldızların küçüklüğü ve bu küçüklüğün karşısında dünyamızın küçüklüğünün yanında biz insanların küçüklüğü ile yapılan işlerin zaman karşısındaki boşluğu.’

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.