Tahran’a-Bakü Hattında Medya Savaşı: Analiz ve Stratejik Değerlendirme
İran İstihbarat Bakanlığı (Ettelaat) ve İran Meclisi’nin Azerbaycan Devlet Televizyonu’nu (AzTV) “düşman medya kuruluşları” kara listesine alması, iki komşu ülke arasındaki diplomatik ve siyasi gerilimin operasyonel bir enformasyon savaşına evrildiğini açıkça göstermektedir. Tahran’ın bu hamlesi ve Bakü’nün gecikmeden devreye soktuğu mütekabiliyet esasına dayalı misillemesi, bölgesel güç mücadelesinin yeni cephesini gözler önüne sermektedir.
1. Kararın Hukuki ve Güvenlik Boyutu: “Casusluk” ve “İdam” Tehdidi
İran’ın AzTV’yi hedef alması yalnızca idari bir kısıtlama değil, son derece sert cezai yaptırımları içeren bir iç güvenlik operasyonudur.
Yasal Gerekçe: Kararın İran Meclisi’nin “Casuslukla ve Siyonist Rejimle İş Birliği Yapanlara Karşı Cezaların Ağırlaştırılması Kanunu”*nun 4. maddesine dayandırılması, Tahran yönetiminin dış kaynaklı enformasyonu doğrudan bir beka sorunu olarak gördüğünü kanıtlamaktadır.
Vatandaşlara Yönelik Riskler: AzTV’ye içerik, bilgi veya görüntü sağlayan İran vatandaşlarının “vatana ihanet” ve “casusluk” suçlamalarıyla Devrim Mahkemelerinde yargılanacak olması, mal varlığına el koyma ve idam cezasına varan yaptırımların önünün açılması, bölgedeki bilgi akışını tamamen kesmeyi amaçlayan bir caydırıcılık stratejisidir.
2. Tahran’ın Tedirginliğinin Temel Nedenleri
İran istihbaratının AzTV’yi tek resmi yabancı devlet televizyonu olarak bu derece ağır bir kategoriye sokmasının arkasında üç temel stratejik faktör yatmaktadır:
Güney Azerbaycan Faktörü: İran’ın kuzeybatı eyaletlerinde yaşayan milyonlarca Türk nüfusun AzTV ve ilgili dijital mecralar üzerinden ana dilinde haber alması, Tahran’ın onlarca yıldır sürdürdüğü asimilasyon ve bilgi kontrolü politikasını sekteye uğratmaktadır.
Bilişsel Savaş (Cognitive Warfare): İran yönetimi, Karabağ zaferi sonrasında bölgede artan Türk ve Azerbaycan cazibesini kendi rejim güvenliği için doğrudan bir tehdit (“bilişsel harp unsuru”) olarak kodlamaktadır.
Bölgesel Güç Dengelemesi: Bakü’nün artan jeopolitik ağırlığı ve Batı/Türk dünyası eksenli entegrasyon hamleleri, Tahran’ı enformasyon cephesinde savunma pozisyonundan sert taarruz pozisyonuna geçmeye zorlamıştır.
3. Bakü’nün Anında Mütekabiliyet Misillemesi
Azerbaycan Medyayı Geliştirme Ajansı’nın (MEDİA) vakit kaybetmeden harekete geçmesi ve uluslararası karşılıklılık ilkesini işletmesi, Bakü’nün Tahran’ın diplomatik ve psikolojik baskılarına boyun eğmeyeceğinin net bir göstergesidir.
Sahar TV ve Mehr Haber Ajansı Yasaklandı: Bakü yönetimi, İran’ın propaganda enstrümanları olan Sahar TV (Səhər) ve Mehr Haber Ajansı’nın Azerbaycan sınırları içindeki tüm faaliyetlerini yasadışı ilan ederek simetrik bir yanıt vermiştir.
AzTV’nin Kurumsal Duruşu: AzTV yönetiminin yaptığı açıklama, bu kararın hukuki veya idari değil, tamamen siyasi bir hazımsızlığın ve Bakü’nün bölgesel yükselişinden duyulan rahatsızlığın bir ürünü olduğunu uluslararası kamuoyuna deklare etmiştir.
Sonuç ve Beklentiler
İki ülke arasındaki gerilimin medya ve istihbarat eksenine kayması, diplomatik kanallardaki tıkanıklığın sahadaki enformasyon savaşlarıyla süreceğini göstermektedir. Hazar havzasındaki jeopolitik kırılmaların (militarizasyon, enerji güvenliği ve ulaştırma koridorları) yoğunlaştığı bu dönemde, bilgi akışı ve medya denetimi üzerindeki bu sert çatışmaların kısa vadede yumuşaması beklenmemektedir.
Nazim Cafersoy: Tahran’a-Bakü Hattında Medya Savaşı

