Paşinyan’ın Moskova Teması: Ermenistan AB ile Rusya Arasında Stratejik Denge Arayışını Sürdürüyor
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşen telefon görüşmesi, yalnızca ikili ekonomik ilişkilerin ele alındığı rutin bir diplomatik temas olmanın ötesinde, Ermenistan’ın dış politika yönelimi açısından kritik mesajlar içermektedir. Görüşmede hem Ermenistan’ın Avrupa Birliği üyelik süreci hem de Avrasya Ekonomik Birliği (AEB/EAEU) içindeki konumu birlikte değerlendirilirken, ekonomik bağımlılık ile jeopolitik tercih arasındaki hassas denge bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Paşinyan, görüşmede Ermenistan’ın Avrupa Birliği üyeliği konusunda referanduma ancak resmi üyelik başvurusu yapıldıktan ve süreç somut bir aşamaya ulaştıktan sonra gidilebileceğini ifade etti. Bu açıklama, Erivan’ın kısa vadede Avrupa Birliği ile tam üyelik konusunda ani bir karar almak yerine süreci zamana yaymayı tercih ettiğini göstermektedir.
Ekonomik Gerçekler Siyasi Söylemin Önüne Geçiyor
Telefon görüşmesinin en dikkat çekici başlıklarından biri ekonomik ilişkiler oldu. Paşinyan, Ermeni ürünlerinin Rusya pazarına girişinde yaşanan kısıtlamaların hem ikili anlaşmalara hem de Avrasya Ekonomik Birliği kurallarına aykırı olduğunu belirterek bu sorunların giderilmesini talep etti.
Bu talep, Ermenistan ekonomisinin hâlen büyük ölçüde Rusya pazarına bağımlı olduğunun açık bir göstergesidir.
2026 yılının ilk çeyrek verilerine göre Ermenistan ihracatının yaklaşık yüzde 36,3’ü Rusya’ya yapılırken, Avrupa Birliği’nin payı yalnızca yüzde 14,1 seviyesinde kalmaktadır. Özellikle 2022 sonrasında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın oluşturduğu yeni ticaret dinamikleri, Ermenistan’ın Rusya ile ekonomik entegrasyonunu daha da artırmıştır.
Bu tablo, Erivan’ın siyasi olarak Batı ile yakınlaşma arayışına rağmen ekonomik açıdan Moskova’dan kısa vadede kopmasının oldukça zor olduğunu ortaya koymaktadır.
Moskova’nın Mesajı Net: Tercihini Yap
Kremlin kaynaklarına göre Putin, Astana’da 29 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen Avrasya Ekonomik Birliği Zirvesi’nde kabul edilen ortak bildiriyi yeniden gündeme getirdi.
Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan’ın ortak yaklaşımı, Ermenistan’ın Avrupa Birliği üyelik sürecine ilişkin belirsizliği uzatmaması ve ülkenin Avrupa Birliği ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında stratejik tercihini halk oylamasıyla netleştirmesi yönündedir.
Moskova açısından mesele yalnızca hukuki değil, aynı zamanda jeopolitik bir sadakat testidir.
Rusya, Avrasya Ekonomik Birliği içinde yer alan bir ülkenin aynı anda Avrupa Birliği üyeliği hedefini sürdürmesini uzun vadede sürdürülebilir görmemektedir.
Paşinyan’ın Stratejisi: Köprüleri Yakmadan Yön Değiştirmek
Paşinyan’ın açıklamaları incelendiğinde Erivan’ın ani bir eksen değişikliğinden ziyade kontrollü ve kademeli bir denge siyaseti yürütmeye çalıştığı görülmektedir.
Bir taraftan Avrupa ile siyasi ve kurumsal ilişkiler geliştirilmeye çalışılırken, diğer taraftan Rusya ile ekonomik bağların korunmasına özen gösterilmektedir.
Bu yaklaşım, Ermenistan’ın mevcut jeopolitik gerçekliği açısından rasyonel görünmektedir. Çünkü enerji arzı, dış ticaret, işçi dövizleri ve ulaştırma altyapısı bakımından Rusya’nın ağırlığı hâlen belirleyici düzeydedir.
Ekonomik Baskı Moskova’nın En Güçlü Aracı
Rusya daha önce de Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği’nden uzaklaşmasının ciddi ekonomik sonuçlar doğurabileceği konusunda açık mesajlar vermişti.
Putin’in daha önce dile getirdiği, Ermenistan ekonomisinin yüzde 14’e varan daralma yaşayabileceği ve enerji maliyetlerinin ciddi şekilde yükselebileceği yönündeki değerlendirmeler, Moskova’nın askeri veya siyasi baskıdan çok ekonomik araçları ön plana çıkardığını göstermektedir.
Ermenistan’ın ihracat yapısı ve enerji bağımlılığı dikkate alındığında bu uyarılar, yalnızca siyasi söylem değil aynı zamanda ekonomik gerçekliklere dayanmaktadır.
Sonuç
Paşinyan-Putin görüşmesi, Ermenistan’ın dış politika tercihlerinin yalnızca ideolojik veya siyasi değil, büyük ölçüde ekonomik gerçeklikler tarafından şekillendirildiğini bir kez daha göstermektedir.
Erivan, Avrupa ile bütünleşme hedefini tamamen terk etmek istemezken, Rusya ile ekonomik ilişkilerini de koparmayı göze alamamaktadır. Bu nedenle önümüzdeki süreçte Ermenistan’ın **AB ile siyasi yakınlaşmayı**, **Avrasya Ekonomik Birliği ile ekonomik entegrasyonu** eş zamanlı sürdürmeye çalışan çok yönlü bir denge politikası izlemesi beklenebilir.
Ancak bu denge stratejisinin uzun vadede sürdürülebilir olup olmayacağı, yalnızca Erivan’ın tercihine değil; Rusya-Batı rekabetinin seyri, Güney Kafkasya’daki güvenlik dengeleri ve Avrupa Birliği’nin Ermenistan’a sunacağı somut ekonomik ve siyasi kazanımlara bağlı olacaktır. Mevcut göstergeler ise Ermenistan’ın kısa ve orta vadede Rusya ile ekonomik bağlarını korumadan Avrupa eksenine tam anlamıyla yönelmesinin oldukça güç olduğunu ortaya koymaktadır.

