Öncelikle, Bu karar Türkiye -Azerbaycan -İsrail üçgeninde ilişkileri olumsuz etkileyecek. İsrail yönetiminin bu kararı Azerbaycan’ı rahatsız eder. Bunun iki nedeni var: 1) Bu karar Türkiye aleytarı olduğu için Azerbaycan bundan rahatsız olur.
2) Bu karar rövanşist Ermeni muhalefeti ve Ermeni lobisinin elini güçlendirerek bölgede normalleşme ve barış sürecini sabote eder.
Azerbaycan’ın hem İsrail yönetiminin bu kararına, hem de parlamentonun olası kararına tepki göstereceğini düşünüyorum. Öte yandan, eğer Netanyahu hükümeti bu kararla Azerbaycan’ı bir seçim yapmaya zorlamak istiyorsa bu İsrail’in aleyhine bir seçim olur. Azerbaycan bu tür durumda stratejik bir seçim yapacak olursa bu Türkiye’nin lehine olacaktır.
İsrail’in bu kararı Türkiye -Ermenistan ilişkilerinde normalleşme sürecini de sabote etmek niteliği taşıyor. Bu kararla İsrail yönetimi öncelikle Ermenistan’da Paşinyan’in gündemden düşürmeye çalıştığı sözde “Ermeni Soykırımı” faktörünü tekrar Ermeni siyasi gündemine sokuyor. Bu durum öncelikle Türkiye ile ilişkileri düzeltmeye çalışan Paşinyan yönetimin manevra alanını daraltıyor. İkinci olarak rövanşist ve Türkiye karşıtı Ermeni muhalefetinin elini güçlendiriyor. Üçüncü olarak, Batı’da Ermeni ve Yahudi lobisinin güçlerini birleştirerek Türkiye karşıtı faaliyetleri güçlendirmek riskini artırıyor.
Öte yandan, İsrail’in bu kararının uzun vadede hem de Güney Kafkasya’da Ermenistan faktörüne yatırım yapmak olarak da okumak lazım. İsrail son 30 yılda Güney Kafkasya politikasının merkezine Azerbaycan’la ilişkileri koymuştu. Fakat bu karar sonrasında İsrail’in hem Ermenistan muhalefeti, hem Ermenistan halkı, hem de Ermeni devlet kademesinde halen güncel ve etkin olan bu hassasiyyete oynadığını görmek mümkündür. Keza oldukça pragmatik ve dinamik jeopolitik dengelere dikkat eden Paşinyan Hükümetinin de hemen olmasa bile, bir süre sonra İsrail’le ilişkiler geliştireceğini de göreceğiz. Bu kararın da o zeminde İsrail adına Ermenistan’a kendisine alan açıcı bir niteliği olabileceğini tahmin ediyorum.
İsrail’in bu kararının Türkiye -İran ilişkilerinde de olumlu bir takım gelişmelere katkı verebileceğini de düşünmek mümkündür.

