Ermenistan’da Nasıl Bir Seçim Sistemi Var?
Ermenistan’da 7 Haziran’da yapılacak parlamento seçimlerine 3 gün kaldı. Seçim sonuçlarını anlamak için en kritik ilk adım Ermenistan’da seçim sisteminin nasıl olduğunu bilmektir.
O nedenle bu paylaşımda Ermenistan’da parlament seçimleri sistemi ve sandalye dağılımı metodunu yapay zekanın da yardımıya aşağıda anlatıyorum.
Ermenistan Ulusal Meclisi’ndeki (Parlamento) sandalye dağılım sistemi, ülkede istikrarlı bir hükümet kurulmasını garanti altına almayı hedefleyen, kendine has dinamikleri ve “istikrar bonusu” mekanizması olan oldukça özgün bir nispi temsil sistemidir.
Ermenistan Seçim Kanunu’na göre sandalye dağılımının işleyişi ve temel kuralları şu şekildedir:
Parlamento üye sayısı:
Parlamento normal şartlarda en az 101 sandalyeden oluşur. Ancak azınlık kotaları ve istikrarlı çoğunluk hesaplamaları nedeniyle bu sayı genellikle artar. Örneğin 2021 seçimlerinde parlamento 107 sandalyeyle kurulmuştur. 2018 seçimlerinden sonra ise seçim sistemi gereği parlamento 132 üyeden oluşmuştu.
Seçim Barajları:
Ülke genelinde geçerli oyların;
Siyasi partiler için %5’ini,
Siyasi ittifaklar (bloklar) için %7’sini alan yapılar parlamento dışı kalmaz ve sandalye dağılımına dahil edilir.
“En Az 3 Güç” Kuralı:
Eğer barajı sadece 1 veya 2 parti/ittifak geçebildiyse, barajı geçememiş olsalar bile en yüksek oy alan sonraki parti veya ittifaklar sisteme dahil edilerek parlamentoda en az 3 siyasi gücün temsil edilmesi zorunlu kılınır.
Sandalye Dağıtım Yöntemi
İlk aşamada, barajı geçen (veya kural gereği dahil edilen) partilerin aldıkları oy oranına göre sandalyeler D’Hondt sistemi kullanılarak nispi olarak dağıtılır. Bu dağıtıma ulusal azınlıklar için ayrılan kotalar da eklenir.
Ulusal Azınlık Kotaları:
Parlamentoda 4 sandalye ülkedeki en büyük dört azınlık grubuna (Yezidiler, Ruslar, Süryaniler ve Kürtler) ayrılmıştır. Partiler, seçim listelerinde bu azınlık temsilcilerine yer vermek zorundadır.
“İstikrarlı Çoğunluk” Mekanizması
Ermenistan seçim sisteminin en kritik ve özgün noktası burasıdır. Sistem, koalisyon krizlerini önlemek adına kazanan güce net bir yönetim alanı açmayı hedefler:
%54 Şartı: İlk dağıtım sonucunda, en çok oyu alan parti veya ittifak toplam sandalyelerin en az %54’üne (ulusal azınlık sandalyeleri dahil edilmeden önce) ulaşamazsa, o partiye %54’lük çoğunluğu sağlayacak kadar ekstra sandalye (bonus) bedelsiz olarak tahsis edilir. Böylece birinci parti tek başına hükümet kuracak mutlak çoğunluğa ulaştırılır.
%33 Azınlık Şartı: Bu oran muhalefet koruma kotasıdır. Eğer bir parti tek başına ezici bir çoğunluk elde ederse (örneğin oyların %70-80’ini alarak parlamentonun neredeyse tamamını kaplarsa), muhalefetin sesinin tamamen kısılmaması için sisteme müdahale edilir. Muhalefet partilerinin toplam sandalye payının en az %33 olması zorunludur. Eğer bu oranın altındalarsa, muhalefet partilerine bu oranı yakalayana kadar ek sandalye dağıtılır ve parlamentonun toplam sandalye sayısı yukarı doğru esnetilir.
“İkinci Tur” Durumu
Seçim sonuçlarının ilanından sonraki 6 gün içinde, barajı geçen partiler kendi aralarında anlaşarak bir koalisyon hükümeti kurabilirler. Bu arada kurulan koalisyonun da %54 çoğunluğa ulaşması gerekir.
Eğer hiçbir parti tek başına %54’e ulaşamadıysa ve partiler kendi aralarında bir koalisyon üzerinde uzlaşamazlarsa, seçimden yaklaşık 28 gün sonra ikinci tur seçimler yapılır. İkinci tura sadece ilk turda en yüksek oyu alan ilk iki parti/ittifak (ve onlarla ittifak yapacağını beyan eden diğer partiler) katılır. İkinci turu kazanan taraf doğrudan parlamentonun %54’üne sahip olur.
Ermenistan seçim ekosistemini belirleyen ana tablo şu şekilde özetlenebilir:
1. Seçmen Sayısının Anatomisi
Ermenistan Merkez Seçim Komisyonu’nun (MSK) resmi verilerine göre, ülkede oy kullanma hakkına sahip 2.489.031 kayıtlı seçmen bulunmaktadır. Bu kütüğe, 2023’teki Karabağ göçünden sonra Ermenistan vatandaşlığı alarak oy kullanma hakkı kazanan yaklaşık 35 bin kişi de dahildir.
Ancak bu 2,48 milyonluk listenin en kritik yapısal özelliği, yaklaşık 500.000 ila 700.000 arasındaki seçmenin fiilen Ermenistan’da yaşamıyor oluşudur. Başta Rusya, ABD ve AB ülkeleri olmak üzere yurt dışında yerleşik olan bu devasa kitle, Ermenistan’daki kalıcı ikamet adresleri (kütükleri) silinmediği sürece resmi seçmen listelerinde yer almaya devam etmektedir.
2. Yurtdışı Oylama Meselesi
Ermenistan seçim sistemi yurtdışı oylamada dünyanın en Kısıtlayıcı sistemlerinden birine sahiptir.
Ermenistan, sınırları dışındaki bu büyük vatandaş potansiyeline rağmen, dünyadaki en radikal “yurt dışı kısıtlama” modellerinden birini uygulamaktadır.
2007 yılında Seçim Kanunu’nda yapılan köklü bir değişiklikle büyükelçilik ve konsolosluklarda sandık kurulması uygulamasına tamamen son verilmiştir.
Mevcut yasal çerçevede yurt dışı seçmenlerin durumu üç ana kategoriye ayrılmaktadır:
a) Ezici Çoğunluk (Sıradan Vatandaşlar):
Mektup, gıyabi veya konsoloslukta oy kullanma hakları yoktur. Seçimde oy verebilmelerinin tek yolu, seçim günü bizzat seyahat ederek Ermenistan sınırları içindeki fiziki sandıklara gitmeleridir.
b) İnternet Üzerinden Oy Kullananlar (Tek İstisna):
Yurt dışından uzaktan oy kullanma hakkı sadece diplomatik misyon çalışanları, askeri ataşeler ve onların birinci derece aile üyelerine tanınmıştır. Bu kitle fiziki sandığa gitmez; Merkez Seçim Komisyonu’nun sağladığı şifreli sistem üzerinden elektronik oylama (e-voting) gerçekleştirir. Bu kitle yalnızca 700 – 1.000 kişi arasındadır ve toplam seçmenin sadece %0,03’ünü oluşturur.
c) 10 Yıl Kuralı:
Sürekli yurt dışında yaşayan, 10 yıl boyunca Ermenistan kimlik veya pasaport belgelerini yenilemeyen kişilerin kayıtları kütükten düşürülür. Bu kişilerin oy kullanabilmesi için konsolosluklar aracılığıyla kayıtlarını önceden güncellemeleri şarttır.
3. Seçimlere Katılım Oranları
Ermenistan seçim yasalarında parlamentonun geçerli sayılabilmesi için herhangi bir taban katılım oranı (baraj) bulunmamaktadır; sandıktan çıkan sonuç her koşulda meşrudur.
Ancak kütükteki “hayalet” diaspora nüfusu, katılım oranları üzerinde doğrudan matematiksel bir baskı yaratmaktadır.
2017’deki eski rejim idari kaynaklarının yoğun kullanıldığı seçimlerde katılım %60,8 olsa da, Kadife Devrim sonrası 2018 seçimlerinde %48,6’ya, Karabağ Savaşı sonrasındaki kutuplaşmış 2021 seçimlerinde ise %49,3’e gerilemiştir.
Son bağımsız saha anketlerine (EVN Report, ArmES, Gallup vb.) göre, 2026 seçimlerinde katılımın yine %48 – %52 bandında (yaklaşık 1,2 – 1,3 milyon seçmen) kalması beklenmektedir.
Bu düşük katılımın temel sebebleri ise siyasi bıkkınlık ve yurtdışında olduğu için fiziki olarak oy veremeyen 600 bin civarındaki pasif seçmendir.
4. Yurt Dışından Gelenlerin Seçim Sonuçlarına Doğrudan Etkisi
Yurt dışında yaşayan yüz binlerce vatandaştan kaçının sırf oy vermek amacıyla seçim döneminde Ermenistan’a uçtuğu resmi olarak ayrıştırılmamaktadır.
Ancak sınır göç istatistikleri ve uluslararası gözlemci raporları (AGİT/OSCE), bu sayının seçim sonuçlarını kitlesel olarak değiştirebilecek bir boyutta olmadığını kanıtlamaktadır.
Rutin dönemlerde (2017 ve 2018) seçim haftası ülkeye giren ekstra seçmen sayısının 2.000 – 5.000 arasında kaldığı tahmin edilmektedir.
Tarihin en kritik ve kutuplaşmış kırılma noktası olan 2021 seçimlerinde dahi, muhalefet ve iktidar bloklarının diaspora destekli lojistik seferberliğine rağmen, yurt dışından salt oy için gelen kemik seçmen kitlesi 5.000 – 8.000 kişiyi geçmemiştir.

