Metehan Türkmen: HAZAR HAVZASI JEOFİNANSAL DENGE

Avrasya’nın kalpgahı konumundaki Hazar Havzası, konvansiyonel enerji jeopolitiğinin ötesine geçerek küresel hegemonik güçlerin finansal ve asimetrik savaş alanına dönüşmüştür. Salt makroekonomik realiteler ve veriler göstermektedir ki; Türk Dünyası’nın siyasi bağımsızlığı, Hazar’daki finansal egemenliği ile doğru orantılıdır.

Kuzeyde Rusya’nın yaptırımları delme arayışları, doğuda Çin’in borç tuzağı diplomasisi ve batıda Atlantik ekseninin ikincil yaptırım tehditleri, Hazar’ı finansal bir kuşatma altına almaktadır. Bu çok kutuplu baskı ortamında Turk Dünyası, pasif bir gözlemci değil; finansal kaldıraçları ve ekonomik enstrümanları kullanan agresif bir jeomimar olmak zorundadır.

1. RİSKLER VE MİTİGASYON

Çin Halk Cumhuriyeti, Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin merkez rotası olan Orta Koridor’u kendi lojistik tekeline almak amacıyla agresif bir finansman politikası yürütmektedir. Kazakistan’ın Aktau ve ⁠Kuryk limanları ile Azerbaycan’ın Alat Serbest Ekonomik Bölgesi’ndeki altyapı modernizasyonlarında Pekin menşeili sendikasyon kredilerinin payı kritik eşik olan %40’ı aşmıştır. Bu durum, Sri Lanka (Hambantota) ve Cibuti örneklerinde görülen “borç-özsermaye takası” (debt-for-equity swap) yoluyla stratejik limanların mülkiyetinin Çinli devlet şirketlerine geçmesi riskini doğurmaktadır.

Operasyonel kapasitesi artırılan ⁠Türk Yatırım Fonu (TYF), liman işletmelerinde “altın hisse” (golden share) sahibi olmalıdır. Çin tekeline karşı, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) fonları eşgüdümlü olarak konsorsiyuma dahil edilmeli, sermaye kompozisyonu heterojenleştirilerek Pekin’in hegemonik ağırlığı kırılmalıdır.

Rusya ve İran, Hazar Denizi limanlarını kullanarak Mir ve Shetab yerel kart ve mesajlaşma sistemlerini entegre etmiştir. Bu entegrasyon, SWIFT dışı, kayıt dışı ve gri bir finansal koridor yaratmıştır. Bölgedeki ticari bankaların ve Türk bankacılık iştiraklerinin bu gölge ekosisteme (bilerek veya bilmeyerek) likidite ve muhabir bankacılık hizmeti sağlaması, OFAC (ABD Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) ve AB düzenleyicileri tarafından “İkincil Yaptırım” kapsamına alınma riskini taşımaktadır. Küresel finans sisteminden izole edilecek tek bir Türk veya Kazak bankası, domino etkisiyle TDT içi ticaret hacmini felç edebilir.

Astana Uluslararası Finans Merkezi (AIFC) ve İstanbul Finans Merkezi (İFM) arasında entegre, yapay zeka tabanlı bir kara para aklama (AML) ve işlem takip yazılımı (Blockchain Analytics) zorunlu kılınmalıdır. Yaptırım riski taşıyan tüm transit ticaret ödemeleri, ana akım bankacılık sisteminden tamamen izole edilmiş, özel amaçlı devlet kuruluşları (SPV – Special Purpose Vehicle) üzerinden takas (clearing) edilmelidir.

Azerbaycan Devlet Petrol Fonu (SOFAZ) ve Kazakistan’ın Samruk-Kazyna fonu, toplamda yüz milyarlarca doları bulan likiditelerinin büyük kısmını Batı menşeili tahvillerde, Eurobond piyasalarında ve New York/Londra merkezli saklama kuruluşlarında tutmaktadır. Küresel kutuplaşmanın derinleştiği mevcut konjonktürde, Rusya’nın dondurulan 300 milyar dolarlık rezervi örneğinde olduğu gibi, Batı’nın bu fonları bir “jeopolitik şantaj” enstrümanı olarak kullanma riski masadadır. _*Türk Dünyası’nın öz kaynakları, ironik bir şekilde kendisini çevreleyen Batı finansal sistemini fonlamaktadır.*_

SOFAZ ve Samruk-Kazyna likiditesinin kademeli olarak %15’lik kısmının, Batı tahvillerinden çekilerek TDT onaylı “Turan Altyapı ve Enerji Tahvilleri”ne (Turan Infrastructure Bonds) kaydırılması yasal altyapıya kavuşturulmalıdır. Likiditenin bir kısmı, Hazar havzasındaki merkez bankalarının fiziki saklama alanlarına ve İFM bünyesindeki dijital altın endeksli varlıklara dönüştürülmelidir.

2. EYLEM PLANI VE STRATEJİK ADIMLAR

Hazar Havzası’nda statükoyu Türk Dünyası lehine değiştirmek için şu üç adım ivedilikle hayata geçirilmelidir:

1. “Turan Pay” Dijital Gümrük ve Teminat Ekosistemi

Orta Koridor üzerindeki bürokratik gecikmeleri ve tarife dışı engelleri sıfırlamak adına, üye ülkelerin merkez bankaları tarafından desteklenen, blokzincir tabanlı ortak bir akıllı kontrat sistemi kurulmalıdır. Gümrükleme, vergilendirme ve lojistik sigorta süreçleri dijitalleştirilerek, Hazar geçişli ticaret hızı 3 katına çıkarılmalı; bağımlı olunan yabancı muhabir bankalar süreç dışı bırakılmalıdır.

2. Çok Taraflı Yerel Para Temelli Takas Odası (LCT Clearing House)

Ruble ve Yuan’ın bölgedeki ticari de-dolarizasyon sürecini domine etmesini engellemek için, Türk Lirası, Kazak Tengesi ve Azerbaycan Manatı odaklı bir yerel para birimi ticaret mekanizması kurulmalıdır. Bu mekanizmanın merkezi borsa ve takas üssü Astana (AIFC) veya İstanbul Finans Merkezi (İFM) olarak yapılandırılmalıdır.

3. Stratejik Altyapı Varlıklarının Yasama Yoluyla Korunması

Zengezur Koridoru demiryolu hatları, Hazar limanları (Bakü, Alat, Aktau, Kuryk) ve Trans-Hazar doğalgaz boru hattı projeleri “Kritik Ulusal Güvenlik Varlığı” statüsüne alınmalıdır. TDT üyesi olmayan yabancı devletlerin veya bu devletlerin güdümündeki konsorsiyumların bu projelerde %20’den fazla hisse/mülkiyet edinmesi yasal olarak engellenmelidir.

SONUÇ

*Hazar Havzası’nda dönen sermaye akışları, askeri tanklardan ve füzelerden daha yıkıcı ya da yapıcı bir güce sahiptir.* TDT, finansal istihbarat kabiliyetini ve ⁠Türk Yatırım Fonu’nun kaldıraç gücünü sahada agresif ve proaktif bir şekilde konumlandırmadığı sürece; Türk Dünyası’nın coğrafi entegrasyonu küresel güçlerin finansal ablukası altında kalmaya mahkumdur. Ekonomik bağımsızlık, siyasi egemenliğin yegane teminatıdır.

Metehan Türkmen

Kafkassam/Aşkabat

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.