Kamran Caferov: İran’da Kırılma Eşiği: Sokak, Rejim ve Dış Müdahale Denklemi
İran’da devam eden protestolar, nicelik ve coğrafi yayılım açısından 1979 sonrası dönemin en geniş çaplı halk hareketlerinden biri haline gelmiş durumda. Gösterilerin 100’den fazla şehirde eş zamanlı gerçekleşmesi, olayların artık lokal bir öfke patlaması değil, ulusal ölçekte rejim karşıtı bir dalgaya dönüştüğünü gösteriyor.
1. Protestoların Niteliği Değişti
Son gelişmeler, protestoların klasik “ekonomik memnuniyetsizlik” veya “ahlak polisi” merkezli tepkilerden çıktığını ortaya koyuyor:
Valilik binalarına ve devlet kurumlarına yönelik saldırılar
Devlet televizyonunun yakılması (İsfahan)
Güvenlik araçlarının hedef alınması
Gorgan’da fiilî yönetim sembollerinin ele geçirilme teşebbüsü
Bunlar, rejimin meşruiyetini doğrudan hedef alan sembolik kırılmalardır. Artık sloganlardan değil, iktidar alanına müdahaleden söz ediyoruz.
2. İnternetin Kesilmesi ve Starlink Hamlesi
Rejimin klasik refleksi devreye girdi:
→ İnternet kesildi.
Ancak bu kez tablo farklı. İnternetin kesilmesinden hemen sonra:
İsrail’in Elon Musk ile temasa geçmesi
Starlink’in protestocular için ücretsiz aktive edilmesi
Protesto liderlerinin bu imkândan haberdar olması
Bu, İran iç krizinin ilk kez bu kadar açık biçimde küresel teknoloji–jeopolitik eksene bağlandığını gösteriyor.
Artık mesele sadece sokak–rejim çatışması değil;
iletişim altyapısı üzerinden yürüyen bir güç mücadelesi söz konusu.
3. Trump’ın Açık Tehdidi: Psikolojik Savaş mı, Müdahale Zeminimi?
Donald Trump’ın açıklaması kritik:
“Eğer protestolar sırasında insanları öldürmeye başlarlarsa, çok sert vuracağız.”
Bu cümle:
Hukuki değil, siyasi ve psikolojik bir eşik oluşturuyor
Rejime olduğu kadar, sokaktaki kitlelere de mesaj içeriyor
ABD’nin kendisini “İran halkının koruyucusu” pozisyonuna yerleştirme denemesidir
Bu, klasik “rejim değişikliği” söyleminden farklıdır. Burada:
Nükleer tesis vurgusu geri planda
İnsan hakları ve sivil ölümler öne çıkarılıyor
Bu da olası bir müdahaleyi, “rejime karşı değil, halka destek” söylemiyle meşrulaştırma hazırlığıdır.
4. Rejim Açısından Tehlikeli Eşik
İran rejimi şu an üç kritik açmazla karşı karşıya:
Şiddeti artırırsa
→ Dış müdahale için meşruiyet üretir
Geri adım atarsa
→ Çözülme hızlanır
Kontrollü baskı uygularsa
→ Protestolar zamana yayılıp daha örgütlü hale gelir
Bu nedenle mevcut tablo, rejimin en zayıf olduğu anlardan birine işaret ediyor.
5. Büyük Resim: Rejim Değişimi mi, Rejimin Dönüşümü mü?
Şu aşamada kesin olan şudur:
İran’da eski denge bitmiştir
Ayetullahlar rejimi artık “korkulan” değil, sorgulanan bir iktidardır
Ancak belirsiz olan:
Bu sürecin kontrollü bir dönüşümle mi,
Yoksa sert bir kırılma ve dış müdahale ile mi sonuçlanacağıdır.
Sonuç olarak:
İran’daki protestolar artık iç mesele olmaktan çıkmış,
küresel güç mücadelesinin açık sahnesi haline gelmiştir.



Yorum gönder