Şimdi yükleniyor

Aydın Kerimov: Pers Taktiği: İranlılar Acele Etmiyor Ama Geri de Adım Atmıyor

İran uzmanı Bani Sabati’ye göre, İslam Cumhuriyeti’nin ABD’nin yeni nükleer anlaşma tekliflerine verdiği “kararlı ret” yanıtının arkasında, alışılmış İran taktiği olan müzakereleri zamana yayma stratejisi yatıyor.
Hatırlatalım ki, birkaç saat önce ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılacak potansiyel bir anlaşmanın, İslam Cumhuriyeti’nin uranyumu hiçbir şekilde zenginleştirmemesini öngördüğünü açıklamıştı. Öte yandan müzakerelerin ardından İran, Orta Doğu ülkeleri ve ABD’nin katılımıyla bir nükleer konsorsiyum kurulması fikrine açık kapı bırakmıştı.
Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS) İran araştırmacısı Bani Sabati, haqqin.az’a verdiği mülakatta şunları söyledi:
> “Bu klasik bir Pers pazarlığıdır. Birine başlangıçta bir fiyat söylenir, haftalarca süren pazarlıktan sonra daha düşük bir fiyat teklif edilir. O kişi doğal olarak reddeder — ancak bu, anlaşmanın bozulduğu anlamına gelmez.”
>
“Amerikalılar Müzakerelerde Oldukça Saf”
Sabati’ye göre, Amerikalılarla müzakere süreci aslında henüz yeni başlıyor ve herhangi bir “çöküşten” söz etmek mümkün değil.
“Sadece beş toplantı yapıldı ve bunların hepsi resmi düzeydeydi,” diyen Sabati, tarafların ancak şimdi teknik detayları tartışmaya geçtiğini vurguluyor. Ona göre şimdiye kadar yaşanan her şey sadece “nazik bir diplomatik ısınma”dan ibaret. Uzman, İran tarafının stratejisini Amerikalı diplomatlarla geçmişteki deneyimlerine dayanarak kurduğunu belirtiyor:
> “Zaman kazanabileceklerini biliyorlar. İranlılar, Amerikalıların —özellikle müzakerelerde— yeterince saf olduğuna defalarca ikna oldular.”
>
Trump Faktörü: Beklenmedik Bir Dönüş Olabilir mi?
Sabati, durumu karmaşıklaştıran unsurun Donald Trump’ın öngörülemezliği olduğunu hatırlatıyor:
“ABD Başkanı’nın, daha önce defalarca yaptığı gibi aniden rotayı değiştirmesinden korkuyorlar. Trump örneğin şöyle diyebilir: ‘Planımızı kabul etmediniz mi? Güzel. O zaman İran’ı yerle bir ederim.'”
Yine de bu endişelere rağmen Tahran şu an için kendini oldukça güvende hissediyor. Sabati, “Amerikalıların ellerinde oyun hamuru gibi olduğunu hissediyorlar” diye ekliyor.
Olası Bir Anlaşmanın Sonuçları
İran istediği şartları elde etmeyi başarırsa, sonuçlar nükleer programın çok ötesine geçecek. Uzmana göre bu durum, füze kapasitesinden proksi grupların finansmanına kadar her alanda İslam Cumhuriyeti’nin elini güçlendirecek:
> “Onların bakış açısına göre bu; sadece nükleer alanda değil, füze, terör ve bölgesel nüfuz alanlarında da topyekûn bir zafer olacak. Bu, İran’ın Hizbullah’ı yeniden sahneye sürmesine, onu para ve silaha boğmasına, Iraklı milisleri aktifleştirmesine ve Orta Doğu’daki genişlemesine devam etmesine olanak tanıyacaktır.”
>
Pencere Her An Kapanabilir
Bani Sabati, aşırı özgüvenli diplomatik oyunun İran’ın aleyhine dönebileceği konusunda da uyarıyor:
“Eğer İran, kibir ve özgüven nedeniyle Amerikan teklifini kabul etmezse, bu kendi yenilgileri olabilir. İran tarihinde, tam da zirvede olduklarını düşündükleri anda her şeyin çöktüğü durumlar yaşanmıştır. Kullanılması gereken bir fırsat penceresi olduğunu her zaman anlamıyorlar. Aksi takdirde o pencere kapanır ve anlaşma şansı kaybolur. Bu, Pers müzakere sanatıdır: Hemen kesip atmazlar ama araçları da bozmazlar.”
Sabati sözlerini şöyle tamamlıyor: “Gerçek İran-Amerikan müzakere süreci çok yeni başladı ve önümüzde daha aylarca sürecek diplomatik bir oyun var. Somut konuları konuşacağımız noktaya ancak şimdi geldik. İranlılar acele etmiyor ama geri de adım atmıyor. Tüm bu oyun, partinin sadece başlangıcı.”

Yorum gönder