İranı ahvazda kim vurdu

İdlib anlaşmasına Amerika təhlükəsi

İranda askeri geçit törenine saldırı

İdlip Olayı Nasıl İncelenmeli -II-

İranda Türkleri tarihten silme projesi olarak safevilik

İran 4 Haziran 2017
485

Kurbağa üzerine şöyle bir test yapılmış: Kurbağayı birden kaynar suya bırakmışlar. Kurbağa bir sıçrayışla kendisini suyun dışına atarak kurtarmış. Sonra aynı kurbağayı aynı kazanda soğuk suya bırakmışlar. Kazanın altını yavaş yavaş ısıtmaya başlamışlar. Yavaş yavaş ısınan sudan hoşlanan kurbağa ellerini-bacaklarını açarak hazz almaya başlamış. Su kaynamaya başladığında artık göstermesi gereken tepkiyi kaybetmiş ve kendisini kurtaramamıştır.
Sasani casusu sapık şah İsmail tarafından yapılanan safevilik ideolojisi de Türklerle ilgili aynen tedricen ısınan su şeklinde rol üstlenmiştir. Anadoludan İranın-Azerbaycanın susuz çöllerine akın eden Türkler 500 yıl boyunca şehir hayatından yoksun bırakılmış, köşe-bucakta ilkel ve tarih öncesi yaşam biçimine mahkum edilmiştir. Bu ilkel ve tarih dışı yaşam biçimine mahkum edilen Türklerin eline kılıç vererek Ali oğlu Hüseyn için başlarını kanatmalarını istemişler. Sasani casusu sapık şah İsmail tarafından bunun için özel uygulamalar ve yasalar ortaya çıkarılmıştır. 500 yıl başına zincirle, şapalakla döverek ağlamıştır safevizede Türk ilkel toplumu. Kalem, kitap, okul, medeniyet nedir anlamamışlar. Ama yeri geldiğinde de şahlar, mollalar safevizede bu ilkel toplumu belli devirlerde toplayarak kitlevi olarak savaşlarda ölüme göndermişler. İranda özgürlük ve demokrasi isteyen diğer halkların da baş belaları olmuşlar. 1828 yılında “Türkmençay” antlaşmasıyla Rus ordusu bir kısmını Rusya sömürgesi yaparak ehlileştirmeye çalıştı. Geri kalanlar sapık İsmailin törelerine uyarak hala başına döverek ağlamakta, molla-feodal, molla-kapitalist fetvaları üzerine demokrasi isteyen toplum aydınlarını öldürmekte, kitlesel hareketleri yok etmekte öncülük yapmaktalar. Safeviyet şirki, safeviyet zehiri ile zehirlenmiş Türkleri tarihe sokmak, onları ehlileştirmek olanaksız bir iş gibi.
Güntay Gencalp

Yorumlar