KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. İran “Nükleer Savunma ve Güvenlik Birimi Komuta Merkezi” kuruyor

İran “Nükleer Savunma ve Güvenlik Birimi Komuta Merkezi” kuruyor

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 6 dk okuma süresi
116 0

İran, Natanz Nükleer Tesisi’ni sallayan son bombalamanın ardından nükleer tesislerin güvenliğini yeniden yapılandırma çalışmalarını sürdürüyor. İran Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Gulam Rıza Celali, dün Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi onayının ardından “Nükleer Savunma ve Güvenlik Birimi Komuta Merkezi’nin” kurulduğunu duyurdu.

Celali, İran’ın yarı resmi haber ajansı Mehr’e verdiği röportajda şunları söyledi: “Geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleşen Natanz saldırısı güvenlik servisleri arasındaki koordinasyon eksikliği nedeniyle meydana geldi. Natanz Nükleer Tesisi’ne yapılan son saldırılar siber saldırılar değildi. İki saldırının nedenlerini araştırıp incelerken bazı sorunlara rastladık. Bunlardan biri, hakkında rapor hazırladığımız bu yerlerin güvenliğinden sorumlu kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliğiydi. Diğer yandan Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’ne gönderilen raporun ardından Nükleer Savunma ve Güvenlik Birimi Komuta Merkezinin kurulması geldi.”

İran raporlarına göre, Natanz Nükleer Tesisi’nin bir yıldan kısa bir sürede iki patlamaya tanık olmasının ardından bu ayın başlarında Devrim Muhafızları nükleer merkezleri koruma görevini üstlendi. Raporlara göre, Genelkurmay Başkanlığı, Devrim Muhafızlarının artık nükleer sahaları korumak için karar ve tedbir alma görevini üstlenmesi gerektiğine inandığını belirtti. Bu, güvenlik servislerinin bir grup üyesinin siyasi şahsiyetler ve devlet merkezleri için koruma sağlaması amacıyla oluşturulması planlanan “Hassas Merkezlerin Korunması” projesinin yerine geçecek. İran devlet televizyonu Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’ndeki Halkla İlişkiler birimi, haberi doğrulayan veya yalanlayan bir açıklama yapmayı reddederken, meclisin “gerekirse sözcü ve resmi kaynaklar aracılığıyla alınan kararları” açıklayacağını bildirdi.

Natanz Nükleer Tesisi bir yıldan kısa bir sürede iki patlama yaşadı. 2 Temmuz’daki patlama, yerin yukarısındaki santrifüj montaj salonunda yangın çıkmasına yol açtı. Patlamanın nedenlerini belirlediklerini söyleyen yetkililer güvenlik gerekçeleri nedeniyle olayla ilgili ayrıntı vermeyeceklerini ifade ettiler. Geçtiğimiz Eylül ayında yapılan açıklamada, ayrıntı verilmeksizin iç unsurların patlamada parmağının olduğuna işaret edildi.

İran yeni bir patlama ile sarsıldı

İran geçen ay Natanz Nükleer Tesisi’nde gerçekleşen yeni bir patlama ile sarsıldı. Hasarın boyutuna ilişkin farklı bilgiler yer alırken yetkililer ve milletvekilleri elektrik devresinin hasar gördüğünü ve binlerce birinci nesil santrifüjün bozulduğunu belirtti. Yetkililer, saldırıya yanıt olarak gelişmiş altıncı nesil santrifüjleri çalıştırmaya devam ettiklerini ve uranyum zenginleştirmesini yüzde 20’den yüzde 60’a çıkardıklarını açıkladılar. Bu, uranyum zenginleştirmesinde şimdiye kadar erişilen en yüksek yüzde olurken bir atom bombası geliştirmek için gereken yüzde 90’lık yüzdeye yaklaşıldığı anlamına geliyor.

Parlamento Enerji Komitesi Başkanı Feridun Abbasi Divani, o sırada “Fars” haber ajansına yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Natanz Nükleer Tesisi’nde meydana gelen en son patlama bu tesisi hedef alan beşinci büyük patlama oldu. Natanz’da meydana gelen patlama ilk değil ama yeni bir yöntemle gerçekleştirildi. Sabotaj ve patlayıcı kullanımı konusu yeni değil, 15 yıldır düşmanlar sürekli bunu yapmaya çalışıyor.”

Abbasi, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad döneminde İran Atom Enerjisi Ajansı’nın eski başkanıydı ve o dönem kimliği belirsiz kişiler tarafından suikast girişimine maruz kalmıştı.

Abbasi’nin Natanz’daki son bombalama olayıyla ilgili açıklamaları olaya dair yapılan ilk açıklamalar değil. Hükümetin Natanz bombalamasına ilişkin açıklamalarını alt üst eden İranlı Milletvekili Ali Rıza Zekani, geçen ay, Natanz bölgesine dışarıdan getirilen ağır bir masaya patlayıcıların yerleştirildiğini ortaya çıkardı.

Zekani geçen ay İran televizyonuna verdiği bir röportajda, bakım için yurt dışına gönderilen cihazların “300 Ib patlayıcı” ile İran’a geri döndüğünü söyledi.

İran Devrim Muhafızları’nın eski komutanı ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, geçen ay yaptığı açıklamada ülkenin güvenlik sistemini eleştirdi. Rızai şu ifadeleri kullandı:

“Ülke güvenlik yüzünden kirlendi. Bir yıldan kısa bir süre içinde 3 güvenlik olayı yaşandı: Natanz’da iki patlama ve Fahrizade suikastı. Ondan önce belgelerimizi çaldılar. Daha önce de dronelar ile bazı eylemler gerçekleştirildi.”

Rızai ifadeleri ile Donald Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilme kararını imzalamasından bir hafta önce, 2018 yılının nisan ayında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ortaya çıkardığı nükleer arşive de dikkat çekti.

Mossad ekibi tarafından Tahran’ın güney banliyösündeki ‘Turguzabad’ bölgesinde karmaşık bir operasyonla elde edilen arşivde, İran’ın nükleer silah projesine ilişkin belgeler ve Tahran’ın bildirmediği nükleer faaliyetlerin yürütüldüğü alanlar yer alıyordu. Netanyahu’nun dikkat çektiği isimler arasında Fahrizade de vardı. Muhsin Fahrizade’nin gizli ‘Amad’ projesinden sorumlu olduğu açıklanmıştı.
şarkulavsat

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir