İran, ABD’nin ekonomik baskı kampanyasına sert tepki gösterdi

İran, cuma günü ABD’nin ekonomik baskı kampanyasına yönelik söylemini sertleştirerek Washington’un yeni tedbirlerini “devlet terörü” ve “insanlığa karşı suç” olarak nitelendirdi. Tahran, diğer ülkeleri de bu tedbirleri uygulamamaya çağırdı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin Tahran’a yönelik yeni ekonomik tedbirlerinin “yasa dışı ve kınanması gereken” uygulamalar olduğu ve “devlet terörü” düzeyine ulaştığı belirtildi. Bakanlık, söz konusu tedbirlerin milyonlarca sivilin sağlığını ve geçim kaynaklarını ciddi biçimde tehdit ettiğini savundu.

Tahran’a göre Washington’un ekonomik baskı politikası, İran halkına “acı ve sıkıntı yaşatmak ve onları temel haklarından mahrum bırakmak” amacı taşıyan bir araç niteliğinde. İran Dışişleri Bakanlığı, yaptırımların niteliğinin “uluslararası suç ve insanlığa karşı suç” boyutuna ulaştığını ileri sürdü.
ABD ise pazartesi günü İran’a yönelik ekonomik baskı kampanyasının yeni aşamasını “Ekonomik Parya Operasyonu” olarak adlandırmış ve İran’la ticari ilişkilerini sürdüren ülke ve kuruluşların da yaptırımların hedefi olabileceği mesajını vermişti.

İran Dışişleri Bakanlığı, yaptırımların adı ve niteliği ne olursa olsun uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na aykırı olduğunu savundu. Washington’u ABD dolarını diğer ülkeler üzerinde baskı kurmak ve onları İran’a yönelik politikasını benimsemeye zorlamak amacıyla kullanmakla suçlayan Tahran, bu politikanın ülkelerin egemenliğini ve ekonomik-ticari ilişkilerini kendi iradeleri doğrultusunda belirleme hakkını ihlal ettiğini belirtti.

Bakanlık ayrıca tüm ülkeleri ABD yaptırımlarını uygulamaktan ve bu yaptırımların sonuçlarını tanımaktan kaçınmaya çağırdı. İran’a göre yaptırımlara katılmak, “bağımsız devletlere yasa dışı bir devlet iradesinin dayatılmasına ortak olmak” anlamına geliyor.

Tahran, uluslararası topluma ve BM kurumlarına da hukukun üstünlüğünü ve BM Şartı’nın temel ilkelerini savunmak üzere harekete geçme çağrısında bulundu.

“Ekonomik savaş ilanı”

İran Dışişleri Bakanlığı, “Ekonomik Parya” operasyonunun başlatılmasını İran’a karşı açık bir “ekonomik savaş ilanı” olarak değerlendirdi. Tahran, bu politikayı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarıyla birlikte ele alıyor.

Bakanlık, yeni Amerikan politikasının “ABD-İsrail ortak savaşı” olarak tanımladığı sürecin bir parçası olduğunu belirterek, İran’ın hem askeri hem de ekonomik baskılara karşı ülkeyi savunmak için “tüm kapasitesini” kullanmaya kararlı olduğunu açıkladı.

Tahran ayrıca Washington ve Tel Aviv’i İran’a karşı **“asılsız gerekçelerle”** askeri operasyonlar düzenlemekle suçladı ve bu politikaların devam etmesinin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini savundu.

İran, BM ve üye ülkeleri de ABD ve İsrail’in adımlarına karşı yeterli önlem almamakla eleştirdi.

Tahran, Uluslararası Adalet Divanı’nın Ekim 2018’de aldığı karara da atıfta bulundu. İran Dışişleri Bakanlığına göre mahkeme o dönemde Washington’dan gıda, tarım ürünleri, ilaç, tıbbi ekipman ve sivil havacılık güvenliğiyle ilgili malzemelerin ticaretini ve bunlara ilişkin ödemeleri engelleyen kısıtlamaları kaldırmasını istemişti.

İran, yeni yaptırımların özellikle gıda, ilaç, sağlık hizmetleri ve sivillerin geçim kaynakları üzerindeki etkileri nedeniyle uluslararası toplumun ve BM kurumlarının harekete geçmesini gerektirdiğini savunuyor.

Arakçi: “Diplomasi yeniden başlayabilir

İran Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasıyla aynı saatlerde Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, diplomatik sürecin yeniden başlatılabileceği mesajını verdi.

Arakçi, ABD’nin yaklaşımını değiştirmesi ve iki ülke arasında daha önce imzalanan mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde diplomatik sürecin yeniden rayına oturtulmasının mümkün olduğunu söyledi.

Arakçi’ye göre bunun için Washington’un güveni yeniden tesis etmesi, saygılı bir diyalog kurması, İran’ın haklarını tanıması ve kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor.

Bu açıklama, Arakçi’nin Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Tahran’da yaptığı görüşmenin hemen ardından geldi. Katar’ın girişimleri, İran ile ABD arasındaki diplomatik sürecin yeniden canlandırılmasını amaçlıyor.

Taraflar perşembe günkü görüşmelerde gerilimin azaltılması, diyaloğun yeniden başlatılması, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı, geçici bir ortak deniz koridoru oluşturulması ve boğazın mayınlardan temizlenmesi gibi konuları ele aldı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ABD’nin ekonomik baskı yoluyla bu aşamada herhangi bir sonuç elde edemeyeceğini savunarak İran’ın ekonomik baskılara karşı “kararlılıkla” direnmeye devam edeceğini söyledi.

Tahran, haziran mutabakatını temel alıyor

İran’ın mevcut yaklaşımının merkezinde haziran ayında imzalanan mutabakat zaptı bulunuyor.

Süreç, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından şekillendi. Tahran buna Hürmüz Boğazı’nı kapatarak karşılık verirken, Washington daha sonra İran limanlarına yönelik deniz ablukası uygulamaya başladı.

İran da İsrail’e ve Washington’un Arap müttefiki olarak gördüğü ülkelere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Tahran, saldırılarında ABD güçlerinin kullandığı askeri tesisleri hedef aldığını açıkladı.

Diplomatik girişimler sonucunda nisan ayında ateşkes sağlandı. Bunun ardından haziran ortasında, nihai bir anlaşmanın önünü açması beklenen bir mutabakat zaptı imzalandı. Ancak temmuz ayının başında çatışmaların kısa süreli yeniden başlamasıyla bu süreç kesintiye uğradı.

Tahran şimdi yeni bir diplomatik sürecin yine haziran mutabakatı temelinde yürütülmesini istiyor. İran’ın pozisyonuna göre Washington, İran’ın karşılıklı adımlar atmasını beklemeden önce mutabakat kapsamında üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmeli; buna ABD ablukasının ve ekonomik yaptırımların kaldırılması da dahil.

İran ayrıca haftalardır Umman Sultanlığı ile Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığına ilişkin yeni düzenlemeler konusunda görüşmeler yürütüyor.

Tahran’ın verdiği mesaj ise oldukça net: Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılması ve diplomatik sürecin ilerlemesi, İran’ın haziran mutabakatında ABD’nin üstlendiğini belirttiği yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlanıyor.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.