1 Eylül’deki Putin–Paşinyan görüşmesinin sıradan bir ikili görüşme olmadığını gösteriyor. Özellikle son günlerde Robert Koçaryan’ın tutuklanması, muhalefet üzerindeki baskılar ve Erivan’ın AB yönelimi birlikte düşünüldüğünde Moskova’nın gündemi oldukça açık görünüyor.
Rusya Devlet Başkanlığı danışmanı Yuri Uşakov, görüşmede Ermenistan’ın AB üyeliği hedefi, AEB ile ilişkileri ve Ermeni muhalefetine yönelik tutuklamaların gündeme geleceğini açıkladı. Görüşme 1 Eylül’de Bişkek’teki ŞİÖ Zirvesi kapsamında yapılacak. ([Новости-Армения][1])
Buradaki asıl mesele ne?
Bence üç başlık birbirinden ayrılmamalı:
1. AB üyeliği – AEB çelişkisi**
Moskova’nın temel itirazı şu:
Ermenistan aynı anda AB’ye yönelirken AEB’nin sağladığı ekonomik avantajlardan yararlanmaya devam edemez.
Uşakov bunu açık biçimde dile getirdi. Moskova, Erivan’ın AB üyeliği yönündeki adımlarının AEB üyeliğiyle nasıl bağdaştırılacağını artık doğrudan Putin–Paşinyan düzeyinde sorguluyor. ([Armenpress][2])
Bu aslında Ermenistan Batı’ya mı gidiyor? sorusundan daha somut bir sorudur:
Erivan, Rusya merkezli ekonomik sistemden çıkmadan Batı merkezli siyasi sisteme geçebilir mi?
2. Koçaryan’ın tutuklanması Moskova açısından sembolik bir olay
Burada zamanlama özellikle önemli.
Robert Koçaryan yalnızca eski cumhurbaşkanı ve muhalefet lideri değil; aynı zamanda Rusya ile geleneksel ilişkilerin korunmasını savunan siyasi çizginin en önemli isimlerinden biri.
Reuters da Koçaryan’ın tutuklanmasını, Paşinyan’ın Rusya’dan uzaklaşıp Batı’ya yaklaşan politikası ve muhalefet üzerindeki baskılar bağlamında değerlendiriyor. ([Reuters][3])
Moskova’nın söylemi de bunu açıkça gösteriyor. Uşakov, tutuklanan muhaliflerin özellikle Rusya ile geleneksel iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesini savunan kişiler olduğunu vurguladı. ([Armenia News][4])
Dolayısıyla Moskova’nın bakışında mesele yalnızca “Ermenistan’daki adli soruşturmalar” değil.
Rusya’nın kaygısı, Ermenistan’daki siyasi alanın Rusya yanlısı aktörlerden temizlenmesi ihtimali
3. Fakat Paşinyan da Moskova’ya tamamen sırtını dönmüş değil
Burada önemli bir ayrıntı var.
Paşinyan’ın politikası basit biçimde “Rusya’dan çıkıp Batı’ya girme” şeklinde okunursa tablo eksik kalır.
Ermenistan hâlâ:
AEB içerisindeki ekonomik ilişkilerden yararlanıyor,
Rusya ile enerji ve ticari bağlarını sürdürüyor,
Rusya’nın bölgedeki ekonomik ağırlığını tamamen ortadan kaldırmış değil.
Dolayısıyla Paşinyan’ın yapmak istediği şey daha çok **Rusya’ya bağımlılığı azaltarak çok yönlü bir dış politika kurmak** gibi görünüyor.
Sorun şu ki Moskova açısından bu model giderek daha zor kabul edilebilir hale geliyor.
Ve burada sizin daha önce üzerinde durduğunuz Zengezur meselesi önem kazanıyor
Bence bu görüşmeyi Zengezur/TRIPP ve Ermenistan’ın yeni dış politika yönelimiyle birlikte okumak gerekiyor.
Çünkü Ermenistan’ın önündeki denklem artık sadece:
Rusya ↔ AB değil.
Buna:
Türkiye – Azerbaycan – İran – Rusya – AB – ABD
eksenleri de giriyor.
Ermenistan kendisini bu güçlerin arasında ulaşım ve enerji bağlantılarının merkezine yerleştirmeye çalışıyor.
Bu nedenle Paşinyan’ın Moskova’ya vereceği mesajın kabaca şu olması beklenebilir:
“Rusya ile ilişkileri tamamen koparmıyoruz; fakat Ermenistan’ın dış politika ve ekonomik seçeneklerini yalnızca Rusya ile sınırlamayacağız.”
Moskova’nın cevabı ise:
“AB’ye yönelirken AEB’nin sağladığı avantajlardan sınırsız biçimde yararlanamazsınız.” olacaktır.
Bu nedenle 1 Eylül görüşmesi aslında Ermenistan’ın gelecekteki yöneliminin sınırlarının müzakere edildiği bir görüşme haline gelebilir.
Ayrıca aynı gün Putin’in Erdoğan ile de görüşmesi planlanıyor; Kremlin, bu görüşmede Karadeniz, Ukrayna ve ikili ekonomik ilişkilerin ele alınacağını açıkladı. ([Interfax.ru][5])
Bu da Bişkek’i özellikle ilginç hale getiriyor:
Putin–Paşinyan Ermenistan’ın Batı/Rusya dengesi
Putin–Erdoğan → Türkiye, Karadeniz ve Ukrayna
İki görüşmenin aynı zirvede gerçekleşmesi, Güney Kafkasya açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir tablo ortaya çıkarıyor.
Kafkassam başkanı Hasan Oktay’ın ısrarla üzerinde durduğu “Ermenistan–Azerbaycan–Türkiye arasında üçlü barış olmadan Zengezur meselesi çözülebilir mi?” sorusu da tam bu noktada yeniden önem kazanıyor. Çünkü Erivan’ın Rusya’dan uzaklaşması, otomatik olarak Ankara-Bakü çizgisine yaklaşacağı anlamına gelmiyor; Ermenistan aynı anda ABD, AB, Rusya, İran ve Türkiye arasında kendi manevra alanını genişletmeye çalışıyor. Kafkassam ne diyor üçlü barış olmadan koridorlar olmaz barış olursa koridora ihtiyaç olmaz. Rusya için de barış önemli hale geldi.
[1]: https://www.newsarmenia.am/news/politics/putin-i-pashinyan-vstretyatsya-i-obsudyat-evrointegratsiyu-armenii-i-aresty-oppozitsionerov-ushakov/?utm_source=chatgpt.com “Путин и Пашинян встретятся и обсудят евроинтеграцию Армении и аресты оппозиционеров — Ушаков”
[2]: https://armenpress.am/en/article/1259170?utm_source=chatgpt.com “Russian side says Pashinyan-Putin meeting planned in Bishkek – ARMENPRESS Armenian News Agency”
[3]: https://www.reuters.com/world/state-prosecutors-armenia-detain-ex-president-kocharyan-corruption-charges-2026-08-25/?utm_source=chatgpt.com “Armenian ex-president Kocharyan charged with corruption in crackdown on government critics”
[4]: https://news.am/ru/news/1058346?utm_source=chatgpt.com “Кремль: Путин и Пашинян обсудят вопросы ЕС и аресты лидеров армянской оппозиции – NEWS.am”
[5]: https://www.interfax.ru/amp/1111872?utm_source=chatgpt.com “Путин и Эрдоган 1 сентября в Бишкеке обсудят ситуацию в Черноморском бассейне и Украину”

