Түрікменстан саяси тұрақтылыққа арқа сүйейді

Asimetrik Savaş

NİYET

ABD neden PYDye terör örgütü diyemiyor

İlker Başbuğ’un dostu James Norman Mattis Suriye’den ABD ordusunu çekecek!

Gündem 2 Nisan 2018
253


Trump’ın son surat Suriye açıklamaları sonrası yaşanan tartışmalara bakılırsa bu hamur daha çok su kaldıracak. Bazı stratejistler “Trump’ın açıklamasının aksine ABD’nin bölgeden çekilmesini beklemek mantıklı ve rasyonel bir bakış açısı olmayacağını söylemek mümkündür.” görüşünde.(1) Bu sözün açılımı şudur, ABD Başkanı Donald Trump’ın sözleri mantıklı ve rasyonel bir bakış açısı yansıtmıyor! Demek isteniliyor ki, Trump’ın konuşmalarını hazırlayan Beyaz Saray bürokratları, CIA ve FBI’den Pentagondan bilgi akışı sağlamadan işlerini yapıyor. Kusura bakmayın ama bu işin doğasında yok. Adam tapu kadastro müdürü değil koskoca ABD Başkanı. Ben daha farklı düşündüğümü daha önce belirtmiştim. Sonuçta Trump ABD kurumsal kimliğinin en tepesindeki isim ve sözlerinin mutlaka bağlayıcılığı var. Bu görüşte olanlara sormak lazım, şimdiye kadar Trump ne dedi de yap(a)madı?
Trump’ın ve Türkiye Milli Güvenlik Kurulu’nun açıklamaları peş peşe gelmişti. Her ikisi de birbirini doğruluyordu. Türk yetkililerin (asker-diplomat-istihbaratçı-siyasetçi) ABD’nin atacağı adımları öngörmeden ve ABD’li yetkililerle mutabakata varmadan böyle bir açıklama yapmalarını beklemek ham hayal olur. Çünkü Türkiye bölgede macera aramıyor, terör unsurlarıyla mücadele ederek kendi güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Hatırlarsanız 29 Mart 2018’de Ohio eyaletindeki bir mitingde konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’deki durumu “başkalarının halletmesinin” zamanının geldiğini, Amerika’nın Suriye’den “çok yakında” çekileceğini belirtmişti. Trump, “IŞİD’in canına okuyoruz. Suriye’den çok yakında çıkıyor olacağız. Artık diğerleri (oradaki durumu) halletsin” ifadelerini kullanmıştı. Amerika’nın Suriye ve Ortadoğu’da çok fazla para harcadığı eleştirisinde bulunan Trump, bunun yerine içeriye yatırımların önemine dikkat çekerek, “Ait olduğumuz, olmak istediğimiz ülkemize geri döneceğiz” demişti.(2)
28 Mart 2018’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu sonrasında yayınlanan bildiride, “Menbiç’teki teröristlerin bir an önce bölgeden uzaklaştırılması gerektiği, aksi takdirde Türkiye’nin, diğer bölgelerde olduğu gibi burada da bizzat inisiyatif kullanmaktan çekinmeyeceği belirtilmiştir. Fırat’ın doğusundaki Suriye topraklarında yuvalanan teröristlerle ilgili de aynı kararlılık içinde olduğumuz vurgulanmıştır” ifadesi yer almıştı. Bununla yetinilmemiş üstelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, geçtiğimiz hafta dile getirdiği Sincar ve Kandil konularına da bildiride yer verilmişti; “Suriye’nin yanı sıra, Sincar ve Kandil başta olmak üzere, Irak’ın çeşitli yerlerinde de ülkemize saldırmak üzere yerleşen bölücü terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerinin, öncelikle Irak devleti tarafından önlenmesinin beklendiği, bunun mümkün olmaması halinde ise bizzat Türkiye tarafından engelleneceği ifade edilmiştir.” kararı paylaşılmıştı.(3)
Bu gelişmelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın, Dışişleri Bakanlığına, Suriye’de ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun desteğiyle terör örgütü YPG/PKK’nın kontrol ettiği alanların yeniden inşası için ayrılan 200 milyon dolarlık yardımı dondurma talimatı verdiği bildirildi. Wall Street Journal gazetesine konuşan Amerikalı yetkililer, Beyaz Saray’ın ABD’nin Suriye’de gelecekteki rolünü değerlendirdiğini iddia etti. Yetkililer bu değerlendirme sürecinde koalisyonun Suriye’de operasyon gerçekleştirdiği alanların istikrarı için yapılması planlanan 200 milyon dolarlık yardımın dondurulduğunu kaydetti. Yetkililerin Beyaz Saray’ın söz konusu talimatı “Trump’ın perşembe günü ABD’nin ordusunun Suriye’den çekileceğine ilişkin çıkışına paralel olarak” verdiğini belirtti. Yetkililer ayrıca Trump’ın, ABD Dışişleri Bakanlığının Suriye’nin inşası için ek 200 milyon dolar ayırdığına dair haberler üzerine söz konusu fonun durdurulmasını istediğini öne sürdü. DEAŞ karşıtı mücadelenin Suriye’de son zamanlarda çıkmaza girmesinin de Trump’ın böyle bir karar almasına neden oldu. Talimatın Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü John Kelly tarafından Dışişlerine vekâlet eden John Sullivan’a iletildiği bilgisi paylaşıldı. 200 milyon dolarlık ek fon sözü eski Dışişleri Bakanı Rex Tillerson tarafından şubat ayında Kuveyt’te yapılan DEAŞ karşıtı koalisyon toplantısı sırasında verilmişti.(4)
Birkaç gün önce değerli dost Dr. Ufuk Cerrah’ın önerisiyle İlker Başbuğ’un ‘Terör Örgütlerinin Sonu’ kitabına başladım. İlk dikkatimi çeken; İlker Paşa’nın Nisan 2011’de kaleme aldığı önsözde “-Yakınlarım, dostlarım terörle mücadele konusundaki bilgilerimi yazıya dökmemin doğru olacağına ikna ettiler. Bu dostlarım arasında şu anda ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) görevini yürütmekte olan Deniz Piyade Orgeneral James N. Mattis bulunmaktadır. ABD’nin terörle mücadele konusundaki en tecrübeli komutanlardan biri olan Orgeneral Mattis’in göndermiş olduğu mektuplar, beni bu kitabı yazmaya sürükleyen nedenlerden biri oldu.” ifadeleriydi. İsterseniz İlker Başbuğ Paşanın yakın dostum dediği James Norman Mattis’ten biraz size söz edeyim, nedenini son paragrafta sizinle paylaşacağım. James Norman Mattis; 8 Eylül 1950’de Pullman, Washington’da doğdu. Görev yaptığı yıllarda takım arkadaşları kendisine “Savaşçı Keşiş” ve “Kuduz Köpek” lakaplarını takmıştı. Bekâr ve hiç evlenmedi. Annesi Lucille (Proulx) Mattis’te İkinci Dünya Savaşı sırasında Güney Afrika’daki ordu istihbaratında çalışmıştı.(5) James Norman Mattis Afganistan Savaşı sırasında 58. Görev Kuvveti komutanı olarak ülkenin güneyindeki operasyonlarda liderlik etti. Bir savaşta Deniz Görev Gücü’ne komuta eden ilk Deniz Piyade Subayı oldu. Irak Savaşı sırasında Tümgeneral rütbesindeyken 1. Deniz Piyade Tümeni, 1. Deniz Piyade Seferi Kuvvetleri, Amerika Birleşik Devletleri Deniz Piyadeleri Merkez Komutanlığı görevlerini yürüttü. Mattis, 44 yıllık görev süresi sırasında ABD’nin Afganistan ve Irak işgallerinde önemli roller üstlenmişti. Felluce’de 2004’teki kanlı çatışmaları yöneten Mattis, ABD Kongresi’nde yaptığı bir konuşmada ise ABD’nin Ortadoğu’daki sorunlara yeterince müdahil olmamasının buradaki aşırıcılığın yükselmesine katkı sağladığını savunmuştu. 2010-2013 yılları arasında ABD’nin Ortadoğu ve Güneybatı Asya’daki askeri operasyonlarının sorumluluğunu üstlenen Mattis, İran karşıtı sert tutumunun Obama yönetimi ile uyuşmaması nedeniyle 22 Mayıs 2013’te emekliye ayrıldı. 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerini kazanarak 45. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçilen Donald Trump tarafından 1 Aralık 2016 tarihinde ABD Savunma Bakanı olarak aday gösterildi. 20 Ocak 2017 tarihinde ABD Senatosu tarafından 98’e karşı 1 oyla savunma bakanlığı, Başkan Trump kabinesinin ilk üyesi olarak onaylandı. (6)
James Norman Mattis’ın özelliklerini en iyi anlatansa dostlarınca ona takılan “Warrior Monk” ve “Mad Dog” lakapları. Bir de Deniz Piyadelerinin ona taktığı lakap var: Kaos. ‘Warrior Monk (Savaşçı Keşiş)’, bir yandan münzevi yaşama bir yandan da savaşçı kişiliğe sahip kişiler için kullanılan bir terim. Moğol ordusunda Naga budist keşişleri veya tapınak şövalyeleri bu şekilde isimlendirilen ünlü tarihi figürler arasında. Orgeneral Mattis hayatı boyunca evlenmedi. Çocuğu yok. Bundan ve kendisini askeri tarih konusunda entelektüel çalışmalara adamasından dolayı ‘Keşiş’ lakabına sahip olsa da Grathel Kovach’ın deyişi ile bir manastıra, ‘içi kadın ve bira ile dolu değilse asla kapanmayacak’ bir kişiliği var. ‘Mad Dog’ tabiri ise daha çok kuduz nedeniyle delirmiş köpekler için kullanılan bir tabir. Bu da generalin öfkelendiğinde nasıl tehlikeli olabileceğini ima etmek için takılmış bir lakap. Bu lakabı 2004 yılında Felluce’de İngiliz ve Amerikan birliklerinin komutanı olarak Iraklı direnişini bastırırken elde etti.
Trump da, 1 Aralık günü Ohio’daki konuşmasında onun adını açıklarken, ‘Savunma Bakanlığına Mad Dog Mattis’i atayacağız‘ ifadesini kullanmıştı. Ancak general kendisi için kullanılan ‘Mad Dog’ lakabını pek sevmiyor. Deniz Piyadelerinin taktığı ‘Chaos’ lakabı ise General Mattis’e göre, ‘kaos’tan çok, “Colonel Has An Outstanding Solution (Albayın Harika Bir Çözümü Var)” cümlesinin baş harflerinin kısaltması. Mattis’in birçoğu literatüre geçen çarpıcı sözleri, savaş bölgelerinden Pentagon karargahına kadar her alanda 44 yıllık askeri kariyerini izleyen gazetecilerin “Mattisisms” diye andıkları bir görüşün de çerçevesini çiziyor. Mattisizmin birinci kuralı ise orgeneral Mattis’in, ‘nazik olun, profesyonel olun ama tanıştığınız her kişiyi öldürmeye de hazır olun’ sözü. Ancak General Mattis, Trump’ı işkence karşıtlığıyla da şaşırtan kişi aynı zamanda. Savunma Bakanlığına yeni isim arayışı sırasında adaylarla mülakatlar yapan Trump, Mattis’in kendisine, ‘işkenceye karşı olduğunu’ söylemesine çok şaşırdığını açıklamıştı. Trump, ‘’Bana, işkencenin yararlı bir şey olduğuna asla inanmadım. Bana bir paket sigara ve birkaç bira verirseniz, bunlarla işkenceden daha olumlu sonuç alırım dedi. Bu yanıttan çok etkilendim’ diye konuşmuştu.
İran’ı Ortadoğu’daki kaosun bir numaralı sorumlusu olarak gören Mattis, Obama yönetiminin İran politikasına karşıtlığı ile biliniyor. 2013 yılında Obama tarafından emekliye sevk edilmesinde de bu görüş ayrılığının önemli rol oynadığı belirtiliyor. Mattis’in, 2013 yılındaki bir konuşmasında sarfettiği, ”ABD, İsrail – Filistin ihtilafında taraflı görünmenin bedelini ödüyor” sözleri de İsrail’de tepkiye neden olmuştu. Mattis Episkopalyan kilisesinin müntesibi olarak büyüdü. Kızılderili kültürüne hayranlığı ile biliniyor. Hayatı boyunca bir televizyon edinmedi. Vaktinin önemli bir kısmı, mesleğinde akademik olarak da derinleşmekle geçti. Bu yüzden askeri çevrelerde bir entelektüel olarak da saygı görüyor. Özellikle askeri tarihe meraklı olan general Spartalılardan Samuray ve Komançilere kadar tarih ve mekan olarak çeşitli savaşçı güçlerin tarihleri konusundan detaylı araştırmalar yapmış. 7 bin kitaplık zengin kütüphanesini yakın zaman önce kütüphanelere bağışladı. Irak Savaşı sırasında deniz piyadesi subaylarına, ‘evlerde aile büyüklerine özel saygı gösterin’den ‘bıyık bırakın’a kadar uzanan emirler verdiği biliniyor. (7)
Neden bu kadar uzun bir yaşam öyküsüne yer verdiğime gelince, ABD Başkanı Donald Trump’ın; Suriye’den çekileceğiz sözlerinin ve Suriye’de ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun desteğiyle terör örgütü YPG/PKK’nın kontrol ettiği alanların yeniden inşası için ayrılan 200 milyon dolarlık yardımı dondurma talimatının ardında işte bu tecrübeli asker, mevcut ABD Savunma Bakanı James Norman Mattis bulunuyor. “Warrior Monk”, “Mad Dog” ve“Kaos” lakaplı bu adam sözlerini yer mi? Onun hiç öngörüsü veya stratejik birikimi yok mu da kalkıp ta koskoca ABD Başkanına bu sözleri söyletiyor? Demek istediğim, emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Paşanın yakın dostu ABD Savunma Bakanı Orgeneral James N. Mattis, hiç şüpheniz olmasın ki Trump’ın açıklamalarının ardındaki isimdir. Eğer Suriye’den çekileceğiz diyorsa ki diyor, çekilecektir!
Bakınız:
1- http://kafkassam.com/turkiyenin-sinir-guvenligi-harekatlarinda-yasanan-son-gelismeler.html
2- https://www.amerikaninsesi.com/a/trump-cok-yakinda-cikacagiz/4322888.html
3- https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiyenin-afrin-sonrasi-adimi-ne-olacak/4322311.html
4- http://www.bik.gov.tr/trumptan-ypg-pkk-karari/
5- http://www.legacy.com/obituaries/washingtonpost/obituary.aspx?pid=150110029
6- https://tr.sputniknews.com/abd/201612021026104040-trump-abd-savunma-bakani/
7- http://amerikabulteni.com/2016/12/02/iste-abdnin-mustakbel-savunma-bakani-savasci-kesis/
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar