Özbekistan yeni bir sürece giriyor

Berlin’deki Libya Konferansı’ndan beklentiler

Suudi Arabistan Suriye politikasını değiştirdi Esat gitmesin!

YAHYA DÜZENLİ: “VAK’A-I HAYRİYE” VE YENİÇERİ OCAĞI’NA DAİR…

İBN SİNA FİLMİ VE DİN-BİLİM İLİŞKİSİ

Gündem 28 Mart 2020
1.979


1957 Özbek yapımı bu film adeta bugünü anlatıyor. Filmde çok güzel mesajlar veriliyor. Daha başta (5-7. dakikalar) bilimin ve kitabın öneminin ne olduğu, İbn Sina’nın mütevazi Müslümanlığı, hükümdarı iyileştirmesi karşılığında kendisine verilecek ödül yerine sarayın zengin kütüphanesine sınırsız erişim imkanı istemesi, verdiği tavsiyeler, bilhassa, Cuma dahil, namazların evde kılınması isteği, salgın hastalıklarda yapılması gerekenler, panikten kaçınılmasının gerekliliği, maneviyatın ve morallerin bozulmaması, doktorların salgın dönemlerinde görevden asla kaçmamaları. Namazların evde kılınması isteğinden rahatsız olan devrin mollalarının İbn Sina’yı dinsizlikle suçlaması ve öldürme girişimleri, İbn Sina’nın kendisinin de bir Müslüman ve ilim ehli olduğunu ve insana, ilme değer verdiği için bu çözümü önerdiğini söylemesi, buna örnek olarak astronomi ilmine göre çok kısa bir süre sonra güneş tutulması olacağını haber vermesi ve dediği anda tutulunca öldürülmekten kurtuluşu(40-50. dakikalar)… Sürekli kabuslar gördüğünü söyleyen Gazneli Mahmut’un vezirini bilimsel bir deneyle tedavi etmesi (55-57. dakikalar). Tedavi Şekli: İki koyunu sadece biri, yanlarındaki kafeste bulunan kurdu görebilecek diğeri de görmeyecek şekilde yerleştirip ikisine de aynı yiyecekleri verdiği halde kurdu gören koyunun devamlı zayıflamasını göstererek vezirin kabuslarının sebebinin bizatihi görevi ve Sultan korkusu olduğunu belirtmesi ve görevden uzaklaşmasını istemesi. Filmin 34.-36. dakikalarında Özbek Türkçesiyle geçen bir dua ve zikir sahnesinde ise kara vebanın; ahir zamanın yaklaşması, şeriatın unutulup günahların çoğalması üzerine Allah’ın gönderdiği bir bela olarak yorumlandığı gözüküyor. Ayrıca burada doktor görünümlü bir sahtekarın durumu da anlatılıyor. Filmin yapımının zalim Stalin sonrası Rusya’sı olması ve filmde verilen ezan, İbn Sina’nın ağzından bağnaz mollalara “ben de Müslümanım” dedirtilmesi ve din-bilim uzlaşmasının ifadesi vb. dini temalar oldukça önemli. Türkler açısından az da olsa bir rahatlama döneminin yaşandığı devirler.
(Film konusunda bizi bilgilendiren ve seyretmemizi sağlayan Hacı Murat Terzi kardeşimize teşekkür ederiz.)
İbrahim Maraş

Yorumlar