İlham Əliyevlə Paşinyanın Davos görüşü erməniləri təşvişə saldı

Cavahetya’daki Ermeniler Ayrılıkçı Militanın Heykelini Dikti

“Ettelaat Azərbaycan Respublikasına qarşı mövqe birldirməmizi istəyir”

PUTIN – ƏRDOĞAN: DOSTLUĞA DAVAM!

GAZETELERDE TULÛAT TİYATROSU: STAKANCI MURAT-SİBİRYALI FATİH VE SELEFİ FETVACIBAŞI STAR WARS NURETTİN

Gündem 25 Şubat 2018
96


Hemen her konuda bilip bilmeden ahkâm kesmeyi seven, yaptığı tarih programlarındaki gaflarıyla meşhur bir tarih fetvacısı, sahibü’z-zaman Stakancı Murat, tıpkı kendisi gibi hemen her konuda sosyal medya üzerinden saçma sapan fetvalar veren; kadının okumasının, çalışmasının fuhşa yol açabileceğini iddia eden, üniversitede okuyan tıp öğrencilerinin seçeceği bölümlere kadar karışan, videolarla kadın dövme tekniklerini gösteren fıroydik saplantılı selefi bir din fetvacısını desteklemiş. İlahiyatçılara da kızmayı unutmamış. Bununla da kalmamış sevgili magazin tarihçimiz, sanki biliyormuş gibi, ilahiyatçıların yüzünden; “on dört asırlık İslâmiyet’i yeniden keşfeder hâle geldik, adamlar akıllarına geldiği yahut canlarının istediği gibi konuşup yepyeni bir din icad etme havalarındalar” şeklinde de ifrazatta bulunmuş. Sayın tarihçi, fetvanın ne olduğu ve nasıl verildiğini de açıklamayı unutmamış ve meselenin konuşulanlar değil fetva müessesesini hedef almak olduğunu buyurmuş. Yalnız, sayın çok bilmiş tarihçinin bilmediği bir şey var; zamansal değişimi, şehir hayatının getirdiği zaruret durumlarını unutup, verdiği birçok fetvada olduğu gibi, asansörde halvet kavramına kafasına göre anlam veren selefi kılıklı kadızadelinin, başta rabıta konusu olmak üzere, diğer fetvalarına da baksaydı, esas bu selefinin ondört asırlık gelenekle gelen Hanefi-Maturidi İslam anlayışının, Türk tasavvuf geleneğinin canına okuduğunu anlardı. Bilmiş tarihçi, selefi fetvacıyı, arkasındaki güce perestiş etmek için mi, yoksa fetva kurumuna olan sıkı bağlılığından mı, veyahut da gündem olmak için mi destekledi bilinmez!!! Belki de sevgili oda komşusu Sibiryalı Fatih ile beraber oynadıkları yarı doğulu yarı batılı tulûat tiyatrosuna kıs kıs gülüyorlardır, kim bilir?
İbrahim Maraş

Yorumlar