İlham Aliyev ise Galibaf’a, Azerbaycan’ın İran’a destek verdiğini söylemişti.
ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance, İran’a karşı yürütülen mevcut operasyonlar kapsamında Amerika’ya yardım eden ülkeler arasında **Azerbaycan’ın da adını açıkça zikretti**. Azerbaycan yönetimi Trump yönetiminden övgü almayı ne kadar arzu etse de, mevcut koşullarda böyle hassas bir konuda gelen bu övgünün Bakü açısından pek de arzu edilen bir gelişme olmadığı söylenebilir.
Muhtemelen Bakü, böyle bir değerlendirmenin Tahran’da duyulmayacak şekilde, diplomatik kanallar aracılığıyla dile getirilmesini tercih ederdi. Çünkü Vance’in Azerbaycan’ın adını açıkça vermesi, Bakü’nün bu “övgü” nedeniyle İran’a bir açıklama yapmak zorunda kalabileceği anlamına geliyor.
Hatırlanacağı üzere, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın Azerbaycan ziyareti sırasında İlham Aliyev, Galibaf ile görüşmesinde **Azerbaycan’ın savaş sırasında İran’ı desteklediğini** ifade etmişti. Şimdi ise şu soru ortaya çıkıyor: İran’a saldıran ABD, Azerbaycan’a İran konusunda verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorsa, Bakü’nün Tahran’a verdiği destek ile Washington’a verdiği destek nasıl aynı anda açıklanabilir?
İran’ın ABD’ye destek veren Arap ülkelerine karşı ne kadar sert tutum aldığı biliniyor. Böyle bir ortamda Azerbaycan’ın da ABD’ye destek veren ülkeler arasında açıkça zikredilmesi, Bakü açısından belirli riskler doğurabilir. Konunun hassasiyeti bilindiği halde böyle bir açıklamanın yapılması, bunun gerçekten bir “övgü” olup olmadığı sorusunu da gündeme getiriyor.
Zaten İran’da bazı çevreler, özellikle de bugün ülkedeki önemli güç merkezlerinden biri olan **SEPAH’a bağlı kurum ve çevreler**, zaman zaman Azerbaycan’a yönelik tehdit mesajları yayımlıyor ve Bakü’ye karşı çeşitli gerekçeler öne sürüyor.
Dolayısıyla İran’ın bu son gelişmeye nasıl tepki vereceğini şimdiden kesin olarak söylemek mümkün değil. Ancak Vance’in Azerbaycan’ın adını açık biçimde anmasının, **Azerbaycan-İran ilişkileri üzerinde etkide bulunma ihtimalinin yüksek olduğu** söylenebilir.

