Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

Ermeni Milli Partileri Arası İlişkiler ve Sovyet Ermenistan (1920-1923)

Ermenistan 28 Ocak 2016
946

Ermeni Milli Partileri Arası İlişkiler ve Sovyet Ermenistan (1920-1923)*

Takayuki YOSHIMURA**

(çev.) Keisuke WAKIZAKA***

Giriş

Rus Çarlığı ve Osmanlı İmparatorluğu’nda var olan Ermeni Toplumu Birinci Dünya Savaşı münasebetiyle dağılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu tarafında 1915 yılında çıkarılan Sevk ve İskân Kararı’ndan dolayı Ermeniler tehcir edilmiştir. Diğer yandan Rus Çarlığı tarafında ise Ekim Devrimi’nden sonra Rus ordusunun Transkafkasya’dan çekilmesi münasebetiyle 1918 yılının Mart ayında Osmanlı ordusu Kafkasya’ya ilerlemiştir. Osmanlı’ya karşı eski Rusya hâkimiyetindeki Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan Transkafkasya Federasyonu’nu oluşturup savaşmış fakat yenilmiştir. Osmanlı ordusuyla yapılan barış müzakeresi zamanında Gürcistan Almanya himayesi altında, Azerbaycan ise Osmanlı ordusunun himayesi altında bağımsızlığa kavuştuğundan dolayı 28 Mayıs 1918 tarihinde Taşnak Partisi hükümeti de Ermenistan’ın bağımsızlığını fiilen beyan etmiştir. Bu beyandan önce Mayıs ayının ortasında Ararat Bölgesi’nin merkezi Erivan’ın batısında yer alan Serdarabat’taki savaşta Taşnak Partisi militanları ve Ermeni köylü militanları Osmanlı ordusunu püskürtüp bu bölgeyi egemenlik altına aldığından, Taşnak Partisi Transkafkasya Federasyonu’nun başkenti Tiflis yerine Erivan’ı Ermenistan’ın başkenti olarak ilan etmiştir.

Böylece “Ermenistan Birinci Cumhuriyet” (1918-1920) kurulurken, 1920 yılının Eylül ayında Taşnak Partisi hükümeti Kâzım Karabekir Paşa liderliğindeki Türk ordusuyla savaşa girmiştir. Kasım ayında Ermenistan’ın yenilgisi kesinleşmiş ve 30 Kasım’da Aleksandropol’da (bugünkü Gümrü) anlaşma imzalanmıştır (bkz: Yamauchi, 1974, ss. 97-134). Diğer yandan, artık Azerbaycan’da Sovyet hükümetini kuran Sovyet Rusya’sı heyeti B. Legran 29 Kasım’da “Birinci Cumhuriyeti”ne ültimatom vermiş ve Kızıl ordu Ermenistan’ı istila etmiştir. Dolayısıyla Taşnak Partisi hükümeti iktidarı bırakmaya zorunlu kalmıştır. Nihai olarak Kızıl ordu Türk ordusundan daha erken Ermenistan’ı kontrol altına almış ve 2 Aralık’ta Sovyet hükümetinin kuruluşu beyan edilmiştir.[i]

Bu süreci izleyerek oluşturulan Sovyet Ermenistan hükümeti ve Ermeni milli partileri arasındaki ilişkiler, Ermeni bilim adamları arasında oldukça “siyasal” konuydu. Genel olarak M. Arzumanyan (Arzumanyan, 1973) ve H. Meliksetyan (Meliksetyan, 1985) gibi Sovyet Ermenistan’daki araştırmacılar “Sovyet toplumunun inşasını engelleyen sağ gerici-milliyetçi” olarak Taşnak Partisi’ni eleştirmek için elverişli bir örnek olarak Sovyet hükümetinin tanınması üzerindeki Taşnak Partisi ve Osmanlılı Ermeni elitlerinden oluşan Ramgavar Pattisi arasındaki gerginliğinden bahsetmişlerdir. Diğer yandan, R. Hovannisyan (Hovannisian, 1996) ve A. Ter-Minassyan (Ter-Minassian, 1989) gibi yurtdışındaki Ermeni bilim adamlarının sadece Taşnak Partisi’ni Ermenistan’ın temsilci partisi olarak tanımlayan önyargısı olduğundan dolayı bu partileri arasındaki gerginliği Sovyet propagandası olarak görürlerdi ve bunu değerlendirmekten kaçınırlardı. Ayrıca Ermenistan’ın bağımsızlığından sonra “Birinci Cumhuriyet”in yeniden değerlendirilmesinden dolayı günümüzde genel olarak Ermeni bilim adamlarının ilgisi “Birinci Cumhuriyet” dönemine toplanmakta ve Sovyet dönemine[ii] pek odaklamamaktadır.

Fakat Ermenistan’daki modern toplumun oluşmasını incelerken “Birinci Cumhuriyet” dönemi ve Sovyet Ermenistan’ının NEP (Yeni Ekonomi Politikası) dönemi arasında sürekliliği olduğunu düşünmek daha doğru olacaktır. Çünkü “Birinci Cumhuriyet” döneminde Ermenistan’ın alanının temeli oluşturulmuş ve bu alan üzerinde hâkimiyeti devam ettiren Sovyet hükümeti, Ermeni diasporası üzerinde büyük etkiye sahip olan Ramgavar Partisi gibi yerlerden destek alarak kendi ekonomisini toparlamıştır. Ayrıca Sovyet Ermenistan’ının Ermeni topluluklarının merkezi olarak Ermeni diasporası tarafından da yaygın şekilde tanınırken Soğuk Savaş dönemine kadar var olan Ermenistan’ın siyasal haritası oluşturulmuştur.

Bir de “anayurt”-Ermeni diasporası ilişkileri geleneksel Ermeni bilim adamlarının ileri sürdükleri siyasal partisinin meşruiyeti gibi siyasal meselesi olarak değil, çağdaş Ermenilerin ulusal kimliği ile alakalı konu olarak önem taşımaktadır. Bunun için araştırma yöntemi olarak, bu çalışmada “Birinci Cumhuriyet”in iktidar partisi olan Taşnak Partisi, Ermenistan Komünist Partisi ve Amerika ve Avrupa’daki Ermeni toplulukları üzerinde büyük etkiye sahip olan Osmanlılı eski Ermeni elitlerini temsil eden Ramgavar Partisi arasındaki ilişkiler incelenecektir. Bir de bu incelemeden yola çıkarak Birinci Dünya Savaşı’nda dağılmış Ermeni topluluklarında yeni ulusal kimliğinin tekrar kurulma süreci tartışılacaktır. Bu dönemdeki Ermenistan’ı kapsayan Rusya ve Ortadoğu büyük geçiş dönemindeydi ve her parti Ermeni topluluklarına kendi etkisini mümkün olduğu kadar yaymak için yabancı güçlerden de istifade ederek ittifak kurmaya çalışmıştır. Bunun sonucu olarak elde edilen Ermeni destekçilerine her parti 1920’lı yıllardan itibaren “milli eğitim”i vermiştir.[iii]

  1. Tarihsel Arka Plan

1-1. Siyasal Partiler

Taşnak Partisi (Orijinal ismi Ermeni Devrimci Federasyonu) 1890 yılının sonunda Tiflis’te Ermenilerin ilk sosyalist partisi olan Hınçak Partisi’nin sol kesimi ve bazı milliyetçi gruplar bir araya gelerek kurulan Ermeni tarihindeki en büyük milli partidir. 1907 yılında Rusya’nın Narodnik partisi olan Sosyalist Devrimci Parti’yle ittifak kurmuş ve sosyalist milliyetçiliği (sol milliyetçilik) benimsemiştir.

Ramgavar Azatakan(Demokrat Liberal)Partisi 1908 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Destekçilerin çoğu zengin tüccarlar ve bankacılardı ve bu parti Osmanlı İmparatorluğu içinde faaliyet gösteren toplum kuruluşu “Ermeni Hayırsever Cemiyeti” ile sıkı ilişkileri vardı. Mesela Ermeni Hayırsever Cemiyeti Onursal Başkanı V. Malezyan (1871-1966) Ramgavar Partisi üyesiydi. Bu noktada Taşnak Partisi içinde ekseriya küçük esnaflar ve alt düzey din adamları bulunurken Ramgavar Partisi ise burjuva partisi olarak nitelendirilebilir.

Son olarak Ermenistan Komünist Partisi’ne bakarsak, üst düzey mensupları arasında Rusya’nın iç kesimleri doğumlu veya orada uzun zamandır kalan Ermeniler Mesela Halk Komitesi Başkanı A. Myasnikyan ve Halk Komiserleri Konseyi Başkanı S. Lukaşin (gerçek ismi S. Srapionyan, 1883-1937) gibi insanlar Don Nehri kıyısında yer alan Rostov şehri doğumludurlar. Ama Taşnak Partisi üyeleri ve Komünist Partisi üyeleri arasında ortak noktalar da mevcuttur. Her ikisi de yüksek öğretimi Moskova, Petersburg veya Tiflis’te görmüş ve Rus devrimci hareketlerinden etkilenmiştir.[iv] Bu noktada bu ikisi Osmanlı İmparatorluğu’nun elit kesimi tarafından desteklenen Ramgavar Partisi’nden çok farklıdır.[v] Bu farkı NEP (Yeni Ekonomi Politikası) dönemindeki Sovyet Ermenistan’ın siyasal durumunu incelemek için önemli unsur olmaktadır.

1-2. Erivan Ermenistan’ın Başkenti Olmadan Önceki Durum

Günümüzde Ermeniler arasında Erivan Ermenistan’ın siyaseti ve kültürünün merkezi olarak tanınır, ama 20. yüzyılın başında Ermeni toplumunun merkezi değildi. Mesela 1900~1914 yılları arasındaki Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu’nun şehirlerinde basılan Ermenice süreli yayınlarının sayısına bakarsak, bu 15 yıl içinde en fazla İstanbul’da (144 tane) ve sonra Tiflis’te (93 tane) basılmıştır. Erivan’da ise yakınındaki Eçmiadzin’i dâhil etse bile sadece 11 tane basılmış ve bu sayı Bakü (36 tane) ve Van’dan (25 tane) da azdır. (Tablo 1).

Şehir İstanbul Tiflis Bakü Van Varna (Bulgaristan) Aleksandropol Harput
Sayısı 148 94 36 25 11 11 8
Trabzon Erivan Sivas Eçmiadzin Nor Nahçıvan Erzurum Diyarbakır Kayseri
8 6 6 5 5 5 5 5

Tablo 1. 1900-1914 yılları arasında şehirlere göre Ermenice Süreli Yayınlarının Sayısı (Babloyan, 1986)

Ayrıca, tablo 2 ise 19. yüzyıl ve20. yüzyılın başı arasında Rus Çarlığı’nın Güney Kafkasya guberniyalarındaki Ermeni nüfusu oranını göstermektedir. Bütün Erivan Guberniyası’nda Ermeniler nispeten yoğun şekilde yaşarken, Erivan Şehri’nin nüfusundaki Ermeni nüfusunun olanı komşu şehirlerden o kadar da yüksek değildi. Erivan’da (%43,0) Tiflis (%32,1) ve Elizavetopol’a (bugünkü Gence) (%36,8) göre daha yoğun olarak Ermeniler yaşamaktaydı. Fakat Kars (%49,2) ve Şuşa (%56,0) kadar değildi.

İdari Birim Bütün nüfus Ermeni (Dil açısından) Ermeni (Din açısından)
Karadeniz Guberiyası 57.478 1.395 (%2,4) 1.358 (%2,4)
Kutaisi Guberniyası 1.058.241 23.706 (%2,2) 23.706 (%2,2)
Tiflis Guberiyası 1.051.032 195.134 (%18,6) 220.377 (%21,0)
Tiflis Şehri 159.590 46.565 (%29,1) 51.153 (%32,1)
Erivan Guberniyası 829.556 439.445 (%53,0) 439.926 (%53,0)
Erivan Şehri 29.006 12.481 (%43,0) 12.526 (%43,2)
Kars Oblasti 290.654 72.837 (%25,0) 72.976 (%25,1)
Kars Şehri 20.805 10.209 (%49,0) 10.242 (%49,2)
Elizavetpol Guberniyası 878.415 291.928 (%33,2) 298.790 (%34,0)
Elizavetpol Şehri 33.625 11.982 (%35,6) 12.372 (%36,8)
Şuşi (Şuşa) Şehri 25.881 14.347(%55,4) 14.483 (%56,0)
Bakü Guberniyası 826.716 51.976 (%6,3) 52.768 (%6,4)
Bakü Şehri 111.904 18.887 (%16,9) *

Tablo 2. 1897 yılındaki Genel Nüfus Sayımına göre Rus Çarlığı Transkafkasya Bölgesi’ndeki Ermeni Nüfusu[vi]

Fakat Erivan’ın “Birinci Cumhuriyet”in başkenti olarak kabul edilmesi münasebetiyle durum önemli derece değişmiştir. Bu konu üzerinde o zamanlarda Taşnak Partisi mensupları arasında bile ciddi tartışmalar olmuş ve Erivan’ın bir başkent olarak istikrarlı temele sahip değildi (bkz: Takahashi, 1974, ss. 1-3). Nihai olarak “Birinci Cumhuriyet” günümüzdeki Ermenistan Cumhuriyeti’nin alanının temelini oluşturan bölgeyi elde etmiş, ama devlet kurumlarını oluşturup sanayiyi geliştirmek için iki buçuk yıllık süre oldukça kısa ve yetersizdi.

  1. Komünist Partisi-Taşnak Partisi İlişkileri

29 Kasım 1920 tarihinde Kızıl Ordu Ermenistan’a girdiği için Taşnak Partisi hükümeti yıkılmış ve 2 Aralık’ta Sovyet hükümetinin kurulduğu ilan edilmiştir. Yeni kurulan Sovyet hükümeti resmen Taşnak Partisi’nin sol kesimiyle koalisyon hükümetiydi. Ama 6 Aralık’ta Çeka (Bütün Rusya’nın Karşı Devrim ve Sabotajla Mücadele Olağanüstü Komisyonu, daha sonra KGB olmuştur) tarafından Taşnak Partisi üst düzey yöneticileri yakalanmıştır. 1921 yılının Ocak ayında Dro (gerçek adı Drastamat Kanayan, 1883-1956) ve T. Nazarbekyan (1855-1931) gibi “Birinci Cumhuriyet” dönemindeki ünlü generaller Rusya’nın iç kesimlerine sürülmüş ve Komünist Partisi diktatörleşmeye doğru ilerlemiştir (Hovannisian, 1996, ss. 403-406). Ayrıca köylerde Bolşevik gıdayı mecbur şekilde köylülerden toplamaya başladığından dolayı köylüler arasında hoşnutsuzluk yükselmiştir (Hayots Patmutyun, 2000, ss. 397-403).

1921 yılının Şubat ayında Erivan’ın Kuzeybatısındaki Alagöz Dağı çevresinde isyanlar çıkmıştır ve 18 Şubat’ta Kızıl Ordu Erivan’dan çekilmiştir. Fakat Gürcistan’da Sovyet hükümeti kurulduktan sonra kendisini toparlayıp 2 Nisan’da Erivan’ı tekrar ele geçirmiştir. Ermenistan’ın eski başbakanı S. Vratsyan Amerika, Avrupa ülkeleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden yardım istemiş, ama hiçbir cevap alamamıştır. Taşnak Partisi üyeleri önderliğindeki 10-12 bin kişilik isyancılar Zangezur Bölgesi’ne (Nahçıvan ve Karabağ arasındaki bölge) geçip direnişe devam etmiştir (Ter-Minassian, 1989, s. 235; 243).

Ama ilkbaharın başındaki Zangezur Bölgesi’nin iklimi sertti ve isyancılar gıda sıkıntısıyla karşı karşıya olmuştur. Garegin Njde gibi Taşnak Partisi’nin komünizm karşıtı kesimi sonuna kadar direnmeyi vurgulamıştır. Onlar komünistlere ve Ruslara şiddetli baskı uygulayarak morali yükseltmeye çalışmasına rağmen etkili sonucu elde edememiştir. Nihai olarak Taşnak Partisi’nin Milli Kurtuluş Komitesi’nin komuta zinciri içindeki kargaşa, özellikle Njde ve Vratsyan arasındaki çekişme ve gıda sıkıntısı sebebiyle isyancılar kendi gücünü önemli derecede kaybetmiştir. Ayrıca Sovyet Ermenistan hükümetinin başkanı Myasnikyan NEP’i (Yeni Ekonomi Politikası) Ermenistan’a uygulayıp köylüleri uzlaştırmıştır. Bu sebeplerle Taşnak Partisi dezavantajlı duruma düşmüştür (A. Simonyan, 2000, ss. 452-473).

Daha sonra 8 Temmuz’dan 14 Temmuz’a kadar bu Sovyet karşıtı isyanın çözümesi için Taşnak Partisi ve Komünist Partisi arasındaki müzakere Letonya’nın Riga Şehri’nde yapılmıştır. bu müzakereye Taşnak Partisi heyeti olarak eski başbakan V. Papazyan, V. Navasardyan ve A. İsahakyan katılmış ve Komünist Partisi’nden Ermenistan Komünist Partisi Moskova şubesi temsilcisi S. Ter-Gabrielyan, V. A. Ter-Vahanyan ve A. A. Ioffe katılmıştır.

Bu müzakerede Taşnak Partisi heyeti İsahakyan toprak meselesi üzerindeki tartışma esnasında bu iki şartı talep etmiştir:

1: Sovyet rejimi kabul ettiği takdirde de Ermenistan’ın bağımsızlığının korunması

2: Sovyet Rusya’nın; Erivan Guberniyası, Elizavetopol Guberniyası’na ait Zangezur Bölgesi ve Dağlık Karabağ, Tiflis Guberniyası’na ait Borçalı bölgesi ve Kars Oblasti’nin güneydoğu kısmını (Kars Şehri hariç) Ermenistan’ın toprağı olarak tanıması

Bu alan “Birinci Cumhuriyet” dönemindeki Ermenistan’ın alanıyla genel olarak aynıdır. Ama Elizavetpol Guberniyası’nda Ermeniler ve Türkler, Borçalı Bölgesi’nde ise Ermeniler, Gürcüler ve Türkler karışık şekilde yaşıyorlardı ve “Birinci Cumhuriyet” döneminde bu bölgeler üzerinde sorun yaşamaktaydı. Bu zamanda Ermenistan içinde Taşnak Partisi üyesi (tahminen 4032 kişi) Komünist Partisi üyesinden (tahminen 3046 kişi) daha fazla olduğundan (Matossian, 1981, s. 45) Komünist Partisi Taşnak Partisi’yle belli bir derecede uzlaşma ihtimali vardı. Ama bütün Güney Kafkasya’da Sovyet hükümetler kurulduğundan dolayı Ermenistan’ın toprak meselesinin geleceği belirsiz hale gelmiştir. Bu sebeple Taşnak Partisi müzakerede Ermenistan toprağı üzerindeki kendi sahipliğini garanti altına almayı planlamıştır.

Fakat bu müzakere mutabakat sağlanamamış ve 1921 yılının Temmuz ayının sonunda Kızıl ordu Zangezur Bölgesi’ndeki isyancıların ana merkezini kontrol altına aldığı için Taşnak Partisi üyelerinin büyük çoğunluğu İran’a kaçmışlardır (Hovannisian, 1996, ss. 403-406). Bu yüzden bu müzakerenin anlamı da kalmamıştır. Bir de bu müzakerede, o zamanlarda Türk ordusunun işgal ettiği Nahçıvan’ın Sovyetler Birliği’ne verilmesine karşılıklı olarak Sovyet Rusya hükümetinin Kars Oblastı’nı Türkiye’ye vermeye çalışması konusunda tartışma yaşanmıştır. Bu tartışma, 1920 yılının sonbaharında “Birinci Cumhuriyeti”nin Türk ordusu ve Kızıl ordunun saldırılarına uğramadan önce bu iki ordu arasında toprak paylaşımı üzerinde gizli anlaşmanın yapılmış olduğuna dair şüpheyi Taşnak Partisi’nde yaratmıştır. Böylece bu parti içinde komünist Partisi’ne karşı güvensizlik artmıştır (H. Simonian, 1991, ss. 61-64).

  1. Taşnak Partisi’nin Yurtdışındaki Hareketleri ve Ramgavar Partisi ile İlişkileri

Zangezur İsyanı’ndan sonra、Taşnak Partisi sağ kesimi önce İran’da saklanarak anavatanını geri almayı planlamıştır. Detaylı olarak, partinin gizli kuruluşu fidayi adlı silahlı örgütünü kurup İran’dan Sovyet Ermenistan’a girip köylüleri kışkırtmayı planlamaktaydı. Fakat Taşnak Partisi’nin en yüksek karar alma organı olan büro içinde, isyanın başarısızlığındaki Vratsyan’ın sorumluluğu üzerindeki tartışmalara ağırlık verilmiş ve uzlaşmaya varamamıştır. Bu yüzden Taşnak Partisi Ermenistan içinde ancak düzensiz şekilde gerilla faaliyetlerini düzenleyebilmiştir. Daha sonra Taşnak Partisi Bükreş ve Viyana gibi çeşitli yerlerde parti genel kongrelerini düzenlemiş ve bu esnada Birinci Cumhuriyeti Başbakanı H. Kajaznuni gibi Sovyet yanlısı kesimi ihraç edilmiştir. 1925 yılının Ocak ayında Viyana’da düzenlenen parti genel kongresinde nihai olarak komünizm karşıtlığını tercih etmeye karar alınmıştır (Kyurktchiyan, 1988, s. 53; 56).

Diğer yandan, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermeni elit sınıfını temsil eden Ramgavar Partisi ve Ermeni Hayırsever Cemiyeti Birinci Dünya Savaşı öncesinden itibaren yurtdışındaki Ermeni topluluklarında kendi ana merkezini oluşturup Ermenilerin siyasal haklarını talep etmek için faaliyetler göstermekteydi. Mesela Ramgavar Partisi’ne yakın olan Ermeni Hayırsever Cemiyeti’nin liderliğini yapan siyasetçi Boğos Nubar (1851-1930) 1912 yılından beri Osmanlı içindeki Ermenilerin siyasi katılımının ilerlemesi amacıyla Osmanlı hükümetine baskı uygulamak için Avrupa ülkeleri ve Amerika’yla müzakere yapmaktaydı. Fakat Rus Çarlığı içindeki Ermenilerin kurduğu Taşnak Partisi’nin köylüleri kışkırtmak gibi şiddetli yollarla Osmanlı içindeki Ermenilerin haklarını kazanmayı hedefleme politikasını hoş karşılamamıştır. Bunun hakkında Nubar’ın 7 Nisan 1915 tarihinde Taşnak Partisi üyesi M. Varandyan’a (1870-1934) yazdığı mektupta böyle ifade etmektedir (Ghazarian, 1997, ss. 8-9):

“Düşmanlık uyandırılınca Taşnak Partisi’nin Ermeni gönüllü askerlerinin Kafkasya’ya gidip onun kurtarıcılarıyla birlikte kahramanca savaşıp bizim hareketimize büyük sonuç kazandırmış olması şüphesizdir. Fakat ben Balkan Savaşı zamanında yaşadığım korku hatırlarım. Ermeni gönüllü askerlerinin bir kısmının Yunanistan tarafından kışkırtılarak Kilikya’da isyan etmek için oraya gitmeye çalıştığını fark ettim. Bu girişimin bizim müzakeremizin başarısını sıfıra düşüreceğinden emin olduğum için ben onu durdurmak için her türlü tedbirleri aldım. Bizim milletimiz akıllı olduğu için tehlikeden kaçınabildik. Fakat günümüzde durum farklıdır. Savaş patlak verdi ve gönüllü askerleri İttifak Devletleri’nin yanında yer alarak bizim için yeni hakları talep etmeye çalışmaktadır. Bu yüzden bizim haklı ve mütevazı taleplerimizi düşünme zamanı gelirse biz yüksek sesi çıkaracağız.”

Ayrıca 1919 yilindak’ Paris Barış Konferansı’na Poğos Nubar Ermeni Milli Heyeti başkanı olarak Ramgavar Partisi üyelerini götürmüş ve bu heyetle Taşnak Partisi üyesi A. Aharonyan (1866-1948) liderliğindeki Ermenistan Cumhuriyeti Heyeti arasında çekişmeler yaşanmıştır. Bundan sonra aynı yıldaki Cumhuriyet milletvekili seçiminde Taşnak Partisi karşıtı olarak seçim boykotu faaliyetinde bulunmuş ve “Birinci Cumhuriyet” lağvedildikten sonra Paris merkezli olarak siyasal faaliyetlerde bulunmuştur (bkz: Yoshimura, 1999, ss. 255-271). “Birinci Cumhuriyet” yıkıldıktan sonra Sovyet hükümeti tarafından Ermenistan’dan kovulan Taşnak Partisi sağ kesimi Batı Avrupa’daki Ermeni topluluklarında kendi etkisini ciddi olarak yaymaya başladığından dolayı bu iki parti arasında iktidar kavgası şiddetlenmiştir. Başlangıçta Ramgavar Partisi Ermeni Hayırsever Cemiyeti’nden mali büyük destek sağladığından dolayı bu partinin medya üzerinde de büyük etkisi vardı. Yurtdışındaki Ermeni gazetelerinin çoğu Ramgavar Partisinin yanında yer alırlardı ve özellikle Ramgavar Partisi’ne yakın “Azg” ve “Baikar” Gazeteleri; Sovyetler Birliği’ne yakın ve Taşnak Partisi karşıtı görüşü sergilemekteydi.

Mustafa Kemal önderliğindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti iktidarını pekiştirmekteyken, Anadolu’daki Misak-i Milli sınırlarını belirlemek için Lozan Konferansı düzenlendi ve bu konferansta kendi taleplerini iletmek için İngiltere, Fransa ve İtalya dışişleri bakanlarını ziyaret eden bu iki parti arasında “Ermenilerin Anavatanı”nın nerede kurulacağına dair tartışma yaşanmıştır. 1922 yılının Kasım ayında Ramgavar Partisi’nden Ermeni Milli Heyeti olarak K. Noratunkyan ve K.Sinapyan Lozan Konferansı’na katılmıştır. Taşnak Partisi’nden ise Ermenistan Cumhuriyeti heyeti olarak A. Aharonyan ve Eski Başbakanı A. Hatisyan Lozan’a gönderilmiştir. Bu iki heyet grubu Lozan’da ofisini İstanbullu yazar L. Başalyan’ın çalışma odasında kurup bu iki heyetin konferansta ortak şekilde İttifak Devletleri’ne (İngiltere, Fransa ve İtalya) talebi ileteceğine dair memoranduma imzalamıştır. Bu sırada eski Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermeni bölgesinde devlet kurulacağı takdirdeki İttifak Devletleri’nden toprak talebi üzerinde görüşme yapılmıştır. Bu görüşme sürecinde aşağıdaki 3 tane plan hazırlanmıştır:

1: “Ermenilerin Anayurdu” ABD Cumhurbaşkanı Wilson’un gösterdiği plana göre kurulacaktır.

2: Sovyet Ermenistan ve Eski Osmanlı içindeki Ermeni vilayetleri birleştirilecektir.

3: En kötü durumda “Ermenilerin Anavatanı” Kilikya’da kurulacaktır.

 

16 Aralık’ta Ermenistan heyeti konferansı düzenleyen ülkelere en azından kendisinin talepleri üzerinde dinlemelerin yapılmasını teklif etmiştir. Bunun değerlendirilmesi sırasında Türk Delege Heyeti İttifak Devletleri’ne şiddetli şekilde itiraz etmiştir. Aynı zamanda Türk Delege Heyeti 1921 yılında Moskova ve Kars Antlaşmaları imzalandıktan sonra Ermeniler ve Türkler arasında toprak meselesi ile ilgili tartışmaların olmadığını ve Ermenistan’ın konferansa davet edildiği takdirde kendilerinin konferansa katılmaktan vazgeçeceğini ifade etmiştir. Türkiye heyeti, özellikle Rıza Nur Bey Osmanlı İmparatorluğu içindeki azınlık heyetlerinin bu konferansa davet edilip konuşma yapmasına karşı rahatsızlığını ifade etmiştir.

Dolayısıyla İttifak Devletleri Türkiye ile uzlaşmış ve azınlık heyetleri alt komitedeki gayriresmi görüşmeye davet edip orada irtibat konseyinin yapılmasına karar almıştır. 26 Aralık’ta Ermenistan Heyeti Lozan Konferansı’nın alt komitesine çağrılmıştır. Ermenistan heyetinin konuşmasının ardından, “Ermenilerin Anayurdu”nun sınırları üzerinde İttifak Devletleri tarafından sorular sorulmaya başlamıştır. Bu sırada Aharonyan ve Hatisyan Ermeni vilayetleri ve Sovyet Ermenistan’ının birleştirilme planına karşı çıkarken, Noratunkyan ve Sinapyan ise Osmanlı içinde bağımsız Ermeni devletinin kurulmasının imkânsız olduğunu açıklamıştır.

Buna karşı, İttifak Devletleri tarafı Türkiye egemenliği altında Kuzeydoğu Ermenistan veya “Kilikya’da Ermenilerin Anavatanı”nı inşa edip oraya 50 bin-60 bin Ermeni’yi yerleştirme planını göstermiş ve Ermenistan heyetine bunu kabul etmeyi ikna etmiştir (Arzumanyan, 1973, ss. 478-491). Fakat bu plan da Türkiye tarafından kabul edilmediğinden Ermenistan’ın toprak talebi gerçekleşmemiştir. Bu tartışmadan da Sovyet Ermenistan üzerindeki Taşnak Partisi ve Ramgavar Partisi arasında farklı anlayışın olduğu anlaşılır.

  1. Sovyet Hükümeti ve Ramgavar Partisi arasında Yakınlaşma

Peki, neden burjuva partisi olan Ramgavar Partisi Sovyetler Birliği’ne yakın tutumu göstermeye başlamıştır? Buna cevap vermek için Sovyet Ermenistan’ın o zamanki duruma bakmak gerekir. Birinci Dünya Savaşı başladığından beri yaklaşık 7 yıl devam eden kargaşadan dolayı Ermenistan’ın toplumu ve ekonomisi tamamen çökmüş haldeydi. 1922 yılındaki tarım arazisinin toplam yüzölçümü 1918 yılına göre %30 azalmıştır. Ayrıca Ermenistan’ın toplam nüfusunun yarısı kadar birçok Mültecilerin akınından dolayı yaklaşık 200 bin kişi açlıkla karşı karşıyaydı (Suny, 1993, s. 137).[vii] Sovyet Ermenistan hükümeti ekonomik imar için Rusya’dan alınan destek yetersiz kalmıştır. Bu yüzden Sovyet Ermenistan hükümeti “Ermenistan Yardım Komitesi”nin kurulması ile ilgili 15 Eylül 1921 tarihli ilanı çıkarıp yardım mallarını ve imar parasını toplamaya yönelmiştir. Yardım Komitesi eski Rus Çarlığı içindeki Ermeni topluluklarının dışında da kurulmuştur.

Diğer yandan 1922 yılının Ocak ayında Ramgavar Partisi’nin liderlerinden biri A. Darbinyan’ (1878-1950) Sovyet Ermenistan’ını ziyaret edip Myasnikyan’ların misafiri oldu ve parti içinde Sovyet yanlısı kanaatini oluşturmuştur (Dallakyan, 1999, ss. 32-33). Bundan sonra, Ramgavar Partisi Sovyet Ermenistan’ın ünlü yazarı H. Tumanyan’ı başkan olarak davet etmiş ve İstanbul, Tebriz, Kahire, Paris, Londra ve New York’taki Ermeni toplulukları içinde de “Ermeni Yardım Komitesi”ni kurup Sovyet’e karşı aktif ekonomik yardımda bulunmuştur. Mesela Ermeni Yardım Komitesi 1921-23 yılları arasında 42,000 pud (yaklaşık 688 ton) mısır ve 30,000 pud (yaklaşık 491ton) buğday Erivan’a gönderilmiştir (Vardapetyan, 1966, s. 39,57). Ayrıca Kanal inşaatı (1923 yılında inşaatın başladığı Şirak Kanalı、Eçmiadzin Kanalı ve saire) ve konut inşaatına (Erivan’ın Nubaraşen Rayonu[viii] ve saire) büyük mali destek vermiş ve böylece Sovyet Ermenistan’daki altyapısının gelişmesi ilerlemiştir.

Bir de, 1922 yılının Temmuz ayında Erivan’da düzenlenen 2. Genel Kurulu’na ilk defa yurtdışındaki Ermeni kuruluşlarının temsilcileri katılmışlardır. 1923 yılının Ekim ayındaki 3. Genel Kurulu’na ise daha çok ülkelerden Ermeni temsilcileri katılıp Yardım Komitesi’nin politikasına anlayış göstermişlerdir. Özellikle Ermenistan Yardım Komitesi yurtdışındaki Ermeni topluluklarından Sovyet Ermenistan’a “geri dönüş” başvurusunun kabulü noktası olmuş ve 1921-1925 yılları arasında 19488 kişi Ermeni göç etmiştir (Tablo 3). Üstelik mühendisler ve sağlık personellerinin bu komite vasıtasıyla sırayla Sovyet Ermenistan’da kalmaları da imar projesine katkıda bulunmuştur.

Yıl Asıl Memleketi Aile Sayısı Göçmen Sayısı
1921 Mezopotamya 3000
1922 Mezopotamya, İran, İstanbul vd. 2001 6352
1923 Van bölgesi, İran vd. 258 953
1924 Yunanistan, Suriye, İstanbul vd. 783 4167
1925 Yunanistan, Mezopotamya, İstanbul vd. 1459 5016
  Toplam 4501 19488

Tablo 3. NEP döneminin ilk yarısındaki Sovyet Ermenistan’a Göç Edenlerin Sayısı (Meliksetyan, 1985, s. 105)

Ermenistan ekonomisi mütemadiyen toparlanırken, Ermenistan’ı ziyaret eden Ramgavar Partisi mensupları gazete gibi vasıtalarıyla Sovyet Ermenistan’ının “Ermenilerin anavatanı” olduğuna dair propaganda yapmaya başlamışlardır. Mesela 1923 yılının yaz mevsiminden sonbaharına kadar Sovyet Ermenistan’da kalan parti mensubu A. Apresyants’ın 1924 yılında Amerika’da yayınlamıştır. O, Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Erivan’ın Batısında yer alan Vagarşapat (bugünkü Eçmiadzin) yakınındaki köyü Ramgavar Partisi Paris şubesi temsilcisi Y. Karikyan ile birlikte ziyaret etmiştir. Onun köylerin gelişmesinin gerektiğini vurgulamasına rağmen Ermeni diasporasının köylülere hiçbir yardımda bulunmadıklarını hatırlayarak şu an eğitim ve tarım şartlarının iyileştiğine hayran kalmış ve böyle anlatmıştır (Apresyants, 1924, ss. 100-101 ):

“İşte artık bizim gibi diasporadaki Ermeni işçilerin ve uzmanların yardım için soydaşların yadına gitmeleri ve direkt olarak yardımda bulunmamız gerekiyor ve zafer için olağanüstü çabaları gerektiren kocaman projeler karşımıza çıktığında onlara yardım etme zamanımız gelmiştir.

Gerçi ben komünist değilim ama Ermenistan’da 4 ay kaldığımda komünistlerin Ermenistan’ı kurtarmaya çalıştığını, Ayrıca ülkeye düzeni getiren hükümet iç kavgamızı (Ramgavar-Taşnak kavgası) çözmeye çalıştığını, uzun zamandır devam eden Türklerle gergin çatışmaları bitirmeye çalıştığını ve menfaati önemsemeden köylüler ve işçilerle anlaşıp onlara kültürel-eğitici kapıyı açabildiğimizden emin oldum.”

Apresyants sadece “anavatanı”nın yaşam standardını yükseltmeye ilgilenmiş ve bunu gerçekleştirebilen kısmını destekleme niyetindeydi. Nihai olarak onun tutumu Taşnak Partisi’ne karşı olan Ramgavar Partisi liderlerinin işine gelen vakayı sağlamıştır.

Bu arada Ermenistan Komünist Partisi Ermenistan’da iktidara geldikten sonra ciddi bir sorunla karşılaşmıştır. Partinin üst düzey yöneticilerinin çoğu uzun zamandır Rusya’da kaldıklarından dolayı Ermenistan’ın durumunu herkes iyi bilmiyorlardı. Diğer yandan, 1921 yılının Mart ayındaki 10. Bütün Rusya Sovyet Kongresi’nin kararına dayanarak, etnik milli elitleri yetiştirip milli kültürü oluşturmayı amaçlayan Korenizatsya Politikasını’nı uygulamaya ihtiyaç duymaktaydı (Suny, 1993, s. 145). Bir de Myasnikyan gibi Ermeni komünistlerinin amaçladığı “Transkafkasya Sosyalist Sovyet Cumhuriyetler Birliği” inşası planı 1921 yılının Ocak ayında meydana gelen “Gürcistan Meselesi”nden dolayı başarısız olmuş ve Ermenistan Komünist Partisi Ermenistan içindeki iktidar tabanını pekiştirmeye yönelmeye mecbur bırakılmıştır.

Böyle bir durumda Sovyet Ermenistan hükümeti içindekiler Ramgavar Partisi’nin faaliyetlerini nasıl algılamıştır? Bu zamanlarda Erivan’da kalıp “Sovyet Ermenistan’da Sanayi” kitabında Sovyet Ermenistan’ı “kendi anavatanı” olarak takdir eden Y. Karikyan’ı Sovyet hükümetinin başkanı Myasnikyan kendi kitabında şöyle yorumlamaktadır (Myasnikyan, 1925, ss. 9-10):

“Niye Ramgavar Partisi bu meseleye (Sovyet Ermenistan’ı ‘kendi anavatanı’ olarak tanımaktan kastediyor) böyle yaklaşmıştır?

Bu soruya cevap vermek için Ramgavar Partisi’nin ne olduğunu anlatmam gerekir. Bu parti Ermeni topluluğunun burjuva kesimini, başka deyişle Türkiye Ermenilerinin burjuva kesimini temsil etmektedir. Kısacası, Ramgavar Partisi Batı Ermenistan’ın milyonerlerini temsil etmektedirler. […] Onlar zengin ve gelişmiş Batı Avrupa ülkeleriyle alakaları yoktur. Batı Ermenistan’ın burjuvaların bu tür devletlerle örgütsel olarak bağlı değildirler. İşte bu açıdan bakarsak, Ermeni topluluklarındaki milyonerler yerel vatandaşları temsil etmemektedirler. Onlar ne şöhretidir, ne de siyasal yetkisidir.[…]

Ramgavar Partisi için Sovyet Ermenistan bariz bir varlıktır. Gerçekçi olan onlar Sovyet Ermenistan’ı ziyaret edip gözlemleyip anlamak için grup göndermiştir. Ziyaretçiler yurtdışına geri dönüp bildirmiştir. Ondan sonra Sovyet Ermenistan isimli nadir hayvanın var olmasından başka Sovyet Ermenistan’ın yaşamı Sovyet öncesi Ermenistan’ınkinden pek farklı olmadığını fark etmişlerdir. Ayrıca dikkat edilmesi gerekir ki, Sovyet Ermenistan’ında hem birçok işler var hem de “kâr” isimli şey de var. […]

Sonuçta burjuva vatanperveri olarak Ramgavar Partisi üyeleri kendilerinin “Baikar” gazetesinde anlattıkları gibi şu anki küçük Ermenistan’ı büyük gelecek olarak değerlendirmektedir.Taşnak Partisi üyeleri bu tür şeyleri yapamadığından dolayı, Ramgavar Partisi’nin tarifine uyarak Bolşevik’in yaptığı gibi yapılırsa acaba!?”

Myasnikyan “Ramgavar Partisi burjuva olup burjuva partisi değil” safsata ifadeleri kullanarak bile bu partiyi takdir etmektedir. Bu noktada onun bu ekonomik imar projelerindeki Ramgavar Partisi’nin büyük rol oynamasını beklediği anlaşabiliriz. Sovyet hükümeti Ramgavar Partisi ve Ermeni Hayırsever Cemiyeti’nin destekleriyle Ermenistan’ın ekonomik imarını başarmış ve yeni devletin inşası için Ermeni diasporasını harekete geçirmeye imkân kazanmıştır.

Sonuç

“Birinci Cumhuriyet”in alanı Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki iktidar boşluğundan rastgele oluşturulduğu için, günümüzdeki başkenti Erivan o zamanlarda Ermenilerin siyasal ve kültürel merkezi olarak henüz gelişmemiş ve mültecilerin komşu bölgelerden akını nedeniyle ekonomik açıdan da kargaşa içindeydi. Bu alanda kurulan Sovyet Ermenistan hükümeti ekonomik imar için Ramgavar Partisi ve bu partiyi destekleyen Ermeni Hayırsever Cemiyeti’nin siyasi ve maddi gücünden yararlanmak menfaatiyle onlara yaklaşmıştır.

Diğer yandan, Ramgavar Partisi Osmanlı’daki Ermeni toplumunun dağılmasından dolayı kendi iktidar tabanını kaybetmiş ve Lozan Konferans zamanına kadar “Ermenilerin Anavatanı”nı inşa etmekten vazgeçmiştir. Fakat aslen kendi sahası Akdeniz bölgesi ve Batı Avrupa’daki Ermeni topluluklarına nüfuz etmeye çalışan Taşnak Partisi’ne karşı avantaj sağlamak için Sovyet hükümetine yaklaşıp kendi etkisini yaymak gerekirdi. Bu ikisi arasındaki yaklaşmadan dolayı bu ikisi ile gerginliğin yaşadığı Taşnak Partisi izole yalnızlaştırılmış ve 23 Kasım 1923 tarihinde Sovyet Ermenistan içinde dağıtılmıştır. Ramgavar Partisi’nin Sovyet Ermenistan’a yardım faaliyetleri Stalin tarafından gerçekleştirilen devlet terörü bağlamında 1937 yılında Ermeni Yardım Komitesi dağıtılıp yurtiçi ve yurtdışı arasındaki iletişim kesilene kadar devam etmiştir.

Nihai olarak “Birinci Cumhuriyet” ve Sovyet Ermenistan’ın hükümdarları birbirinden farklı olsa da, güç dengesinden dolayı rastgele ve geçici olarak belirlenen alanın aşamalı şekilde Ermenilerin siyasal ve toplumsal merkezi olarak gelişmesi noktasında bu iki devlet arasında süreklilik mevcuttur. Sovyet Ermenistan, başlangıçta burjuva partisi olan Ramgavar Partisi ve Sovyet komünist hükümetinin menfaatlerinin kesiştiği nokta üzerinde “Ermenilerin Anavatanı” görüntüsünü taşımaya başlamıştır.

KAYNAKÇA

Apresyants, A. (1924). Chors Amis Khohrdayin Hayastanum [Ermenistan’da 4 Ay]. Boston: Paykarı.

Arzumanyan, M. (1973). Arhavirqits Veratznund [Çöküşten Yeniden Doğuşa], Yerevan: Hayastan.

Atamian, S. (1955). The Armenian Community: The Historical Development of a Social and Ideological Conflict, New York: Philosophical Library.

Babloyan, M. A. (1986). Hay Parberakan Mamulı / Matenagitakan Hamahavak Tsutsak [Ermeni Süreli Yayınları / Tüm Literatür Listesi]. Yerevan: HSSH GA.

Dallakyan, K. (1999). Rramkavar Azatakan Kusaktsutyan Patmutyune (1893-1924) [Ramgavar Partisi Tarihi (1893-1924)]. Yerevan: y.y.

Ghazarian, V. (1997). Boghos Nubar’s Papers and the Armenian Question 1915-1918. New York: Mayreni Pub. Inc.

Hayots Patmutyun [Ermeni Tarihi]. (Der.) H. Simonian (2002). Yerevan: Erivan Devlet Üniversitesi Yayınları.

Hovannisian, R. G. (1996), The Republic of Armenia vol. 4. Berkley & Los Aangeles: University of California Press.

Kyurktchiyan, H.(1988), Urvagitz H.H.D Patmut’yan 1919-1924 Hngameaki [Ermeni Devrimci Federasyonu 1919-1924 Yılları arasında]. Athens: y.y.

Matossian, M.K. (1981), The Impact of Soviet Policies in Armenia (reprint ed.). Westport: E. J. Brill.

Meliksetyan, H. (1985). Hayrenik-Spyurrk Arrnchutyunnerı yev Hayrenadardzutyunı (1920-1980 tt.) [1920~1980 yılları arasında Anayurt-Diaspora İlişkileri ve Anayurda Geri Dönüş]. Yerevan: Erivan Üniversitesi Yayınları.

Myasnikyan, A. F. (1925), Armyanskie Politichekie Partii za Rubezhom [Yurtdışında Ermeni Siyasi Partileri]. Tiflis: Sovetskii Kavkaz.

Öke, M. K. (2001). Yüzyılı Kan Davası Ermeni Sorunu 1914-1923. İstanbul: Aksoy Yayınevi.

Pervaya Vseobshchaya Perepis’ Naseleniya Rossiskoy Imperii 1897g [1897 yılı Rus İmparatorluğu Birinci Genel Nüfus Sayımı]. (Der.) N. A. Troynitskii (1905). Petrograd: Rus Çarlığı İçişleri Bakanlığı Merkezi İstatistik Komitesi Yayınları.

Simonyan, A. (2000). Zangezuri Goyamarte 1920-1921 t’t’ [Zangezur’un Hayatta Kalmak üzere Mücadelesi: 1920-1921]. Yerevan: Erivan Devlet Üniversitesi Yayınları.

Simonian, H. (1990). “The Last Try: The Dashnak-Bolshevik Talks in Riga 1921”, Armenian Review, vol 44, No. 2, s. 53-70.

Suny, R. G. (1993). Looking toward Ararat. Bloomington and Indianapolis: Indiana University Press.

Takahashi, Seiji. (1974). “Zakafkas: 1918nen Natsu [Güney Kafkasya: 1918 Yılı Yaz Mevsimi]”, Rekishi-gaku Kenkyuu [Tarih Araştırmaları], No. 409, ss. 1-3.

Ter-Minassian, Anahide. (1989). La République d’Arménie [Ermenistan Cumhuriyeti]. Bruxelles: Editions Complexe.

Vardapetyan, A.V. (1966). Hayastani Ognut’yan Komiten (1921-1937) [Ermenistan Yardım Komitesi: 1921~1937 ]. Yerevan: Hayastan.

Vratsyan, Simon. (1955). Kianqi Ughinerov [Hayat Yolunda] vol 1. Beyrouth: Hamazgayn.

Yamauchi, Masayuki. (1974), “Toruko-Arumenia Sensouto Torukono Tai-So Kankei (1919~1920) [Türk İstiklal Harbinde Türk-Ermeni Savaşı ve Türkiye’nin Sovyet Rusya ile İlişkileri (1919-1920)]”, Slav-Kenkyuu [Slav Araştırmaları], No. 19, ss. 97-134.

Yoshimura, Takayuki. (1999) “Armenia Dai-1 Kyouwakokushi Saikou” [Ermenistan Birinci Cumhuriyeti Tarihini Tekrar Yorumlamak], Nenpou Chiiki Bunkakenyuu [Bölge Kültür Araştırmaları Yıllığı], No:2, ss. 255-271.

——-. (2000) “Nalbandyan-no Tabi [Nalbandyan’ın Seyahati]”, Roshia-shi Kenkyuu [Rusya Tarihi Araştırmaları], No. 67, s. 45-60.

*Bu makale, 2005 yılında Nihon Chuutou-Gakkai Nenpou’nun [Japon Ortadoğu Araştırmaları Topluluğu Yıllık Bülteni] 21. sayısı 1. cildinin 173.-190. sayfaları arasında yayımlanan Takayuki Yoshimura’nın “Arumenia Minzokuseitouto Sovieto Arumenia (1920-1923nen)” başlıklı makalesinin Türkçe çevirisidir.

**Arş. Gör., Waseda Üniversitesi Müslüman Bölge Çalışmaları Kurumu.

*** Ortadoğu Teknik Üniversitesi Bölge Çalışmaları Ana Bilim Dalı Doktora Öğrencisi, Kafkas stratejik araştırmalar merkezi KAFKASSAM kıdemli araştırmacısı.

[i] Taşnak Partisi Hükümeti’nin Türkiye Ordusu yerine Kızıl Ordu’yu kabul etmensinin sebebi hakkında bkz: R. G. Hovannisian (1996), The Republic of Armenia vol. 4, Berkley and Los Angeles: University of California Press, ss. 368-379.

[ii] Bu dönemdeki Ermenistan üzerinde Türkiye’de nispeten çok sayıda araştırmalar vardır. Fakat onların birçoğu “Ermeni Meselesi” kapsamında Ermenilerin Türklere ne tür olumsuz etkilerini yarattığını tartışmakta (Mesela bkz: M. K. Öke (2001), Yüzyılı Kan Davası Ermeni Sorunu 1914-1923, İstanbul: Aksoy Yayınevi) ve Ermeni topluluğunun yapısını tartışan ise azdır.

[iii] Sovyet Ermenistan içindeki eğitimin tamamen Sovyet hükümetinin elinde olduğu tartışılmaz. Diğer yandan yabancı ülkelerdeki Ermeni topluluklarında ise her topluluk içinde Taşnak Partisi yanlısı ve Ramgavar Partisi yanlısı okullar kuruldular. Amerika’daki örneği için bkz: S. Atamian (1955), The Armenian Community: The Historical Development of a Social and Ideological Conflict, New York: Philosophical Library.

[iv] “Birinci Cumhuriyeti”nin sonuncu Başbakanı Simon Vratsyan, kendi otobiyografisinde Nor Nahçıvan’daki rahip okulunda Alexander Myasnikyan ile beraber okuyup Taşnak Partisi’nin ocağında beraber takıldığını söylemektedir. bkz: S. Vratsyan (1955), Kianqi Ughinerov [Hayat Yolunda] vol. 1, Beyrouth: Hamazgayn, ss. 59-60.

[v] Rusya’daki Ermeni aydınları ve Osmanlı’daki Ermeni aydınları arasındaki dünya görüşlerinin farklarını hakkında bkz: T. Yoshimura (2000), “Narubandian-no Tabi” [Nalbandyan’ın Seyahati], Roshia-shi Kenkyuu [Rusya Tarihi Araştırmaları], No. 67, ss.45-60.

[vi] Ermeni nüfusu incelenirken, Ermenice konuşanlar ve Gregoryan kilisesi ve Katolik kilisesine mensup olanların nüfusu incelenmiştir. (Protestan kilisesine mensup olanlar ise göz ardı edebildiğimiz kadar az olduğu için dâhil edilmemiştir.) * işareti konusuna bakarsak, Katolik kilisesine mensup olan Ermenilerin sayısı hakkında veri yoktur. Ama tahminen Bakü şehri’nin bütün nüfusunun %17’i oluşturmuş olabilir. Bkz: Pervaya Vseobshchaya Perepis’ Naseleniya Rossiskoy Imperii 1897g [1897 yılı Rus İmparatorluğu Birinci Genel Nüfus Sayımı], (Der.) N. A. Troynitskii (1905), Petrograd: Rus Çarlığı İçişleri Bakanlığı Merkezi İstatistik Komitesi Yayınları.

[vii] 1926 yılında Sovyet Ermenistan’ının nüfusu 720 bin kişiydi.

[viii] Ermenicede “Nubar’ın Yeri” anlamına gelir ve Boğos Nubar’ın maddi desteğini anmak için adlandırılmıştır. 1937 yılında Ermenistan Yardım Komitesi dağıtıldıktan sonra adı “Sovyetaşen” olarak değiştirilmiş, ama Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra adı tekrar eskisi gibi değiştirilmiştir.

Yorumlar