Elhan Şahinoğlu: 1 Milyar Dolarlık Silah Skandalı: Putin’in Sırrı ve Geçmişin İzleri
Azerbaycan, İkinci Karabağ Savaşı’nda Ermenistan üzerinde zafer kazanmakla kalmadı, aynı zamanda komşu ülkenin yıllar boyunca Dağlık Karabağ’a yerleştirdiği askeri teçhizatı da imha etti. İmha edilen askeri teçhizatın tamamı eski SSCB ve Rusya üretimiydi. Bu noktada, 1997 yılında büyük bir skandala neden olan olayı hatırlatmak yerinde olacaktır. O yılın Nisan ayında, Rusya Devlet Duması Savunma Komitesi Başkanı Lev Rokhlin, parlamentonun kapalı oturumunda Rusya’nın Ermenistan’a yasadışı yollarla 1 milyar dolar değerinde silah ve askeri teçhizat gönderdiğini açıkladı. Rokhlin, bu açıklamasından bir yıl sonra bağ evinde öldürüldü.
Rokhlin’in bu ifşaatı Azerbaycan’da büyük yankı uyandırdı. Tesadüf değildir ki, 1997’de Rusya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştiren merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, Ermenistan’a aktarılan yasadışı silahlar meselesini bizzat Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin’in önünde gündeme getirdi. Yeltsin, konunun araştırılması için ortak bir komisyon kurulması kararı vermek zorunda kaldı. Ancak komisyonun faaliyetleri sonuç vermedi; zira Yeltsin’in kararına rağmen Rus tarafı konuyu araştırmaya hevesli değildi. Rusya’nın şu anki Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1997 yılında Rusya Ana Denetim İdaresi’nin başındaydı. Boris Yeltsin, Savunma Bakanlığı bünyesinde Ermenistan’a gönderilen askeri teçhizatla ilgili soruşturmayı bizzat Vladimir Putin’e devretmişti.
Vladimir Putin, o yıl Kommersant gazetesine verdiği mülakatta, soruşturma sonucunda dönemin Savunma Bakanı Pavel Grachev’in Ermenistan’a silah ve teçhizat aktardığına dair haberlerin doğrulanmadığını bildirdi. Putin, başında bulunduğu denetim idaresinin araştırmayı tamamladığını ve ülke yönetiminin Ermenistan’a askeri teçhizat gönderilmesi yönünde bir kararı olmadığı sonucuna vardıklarını söyledi. Putin bu sırada, Yeltsin’in 1993 yılında çatışan taraflar olan Azerbaycan ve Ermenistan’a silah satışını yasaklayan kararnamesini hatırlatıyordu. Buna rağmen Putin, mülakatında Ermenistan’a teçhizat gönderildiği gerçeğini de kabul etti. Gazetecinin “Ermenistan’a bu teçhizatı gönderenler belli mi?” sorusuna şu cevabı verdi: “Evet, isimler bence belli ama adlarını telaffuz etmek istemiyorum.” Putin ayrıca bu isimlerin Savunma Bakanlığı çalışanları olduğunu itiraf etti. Bu durumda Putin’in “Pavel Grachev’in haberi yoktu” sözleri mantıksız kalıyordu. Azerbaycan’ın o dönemki Rusya Büyükelçisi Ramiz Rizayev ise Putin’in aksine, bu sevkiyata bizzat Pavel Grachev’in karar verdiğini söylemişti. İlginçtir ki, Grachev’den sonra bakan olan Igor Rodionov da silah sevkiyatını teyit etti ancak Rusya’da bu yüzden kimse cezalandırılmadı. Ermenistan ise bu silahlar sayesinde Karabağ’daki askeri varlığını tahkim etti.
Şunu da hatırlatmakta fayda var; Rusya’daki bu soruşturma komisyonunda Azerbaycan tarafına dönemin Başbakan Yardımcısı Abbas Abbasov başkanlık ediyordu. Abbasov, 2001’de Exo gazetesine verdiği mülakatta silah sevkiyatını teyit etse de, “Rusya ile ilişkilerde gerginlik yaratılmasından yana değilim” cümlesini kurmuştu. Abbasov, konunun uluslararası kuruluşlara taşınması tekliflerine karşı çıkarak bunu şöyle açıklamıştı: “Minsk Grubu eş başkanı olarak Rusya’ya güvenimiz var ve teçhizatın geri iadesi mümkündür.” İşgalci Ermenistan’a 1 milyar dolarlık silah gönderen bir ülkeye güven duyulduğunu söylemek mantık dışıydı. Ayrıca Abbasov, Putin’in başkan seçilmesiyle BDT’nin (Bağımsız Devletler Topluluğu) canlanmasından duyduğu memnuniyeti de gizlemiyordu. Görünüşe göre ikili arasındaki bağlar tam o yıllarda kurulmuştu.
Azerbaycan, İkinci Karabağ Savaşı’nda Rusya’nın Ermenistan’a yasadışı aktardığı o teçhizatı darmadağın etti. Ancak 30 yıl önce yaşananları unutmamalıyız: Birincisi, Rusya Azerbaycan topraklarının işgali amacıyla yıllarca Ermenistan’a bedava silah göndermiştir. İkincisi, bu meseleyi araştırmak için kurulan komisyonun çalışmaları öznel sebeplerle sonuçsuz bırakılmıştır.



Yorum gönder