Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Çılgın Türkler Rusya ile Musul’a girer mi?

Gündem 19 Ekim 2016
1.277

Musul operasyonu başladı ve Musul’un çevresi şimdilik IŞİD güçlerinden arındırılıyor. Operasyonun başlatılmasından sonra ciddi can kaybına uğradığı söylenemez. IŞİD militanları kent çevresinde çok sayıda kazdıkları tünelleri kullanarak kent merkezine geri çekiliyor. Çünkü IŞİD’in savaş stratejisi kent merkezinin savunulmasına yönelik olduğundan asıl güçlerini Musul’da topladığı düşünülebilir. Her sokak her ev IŞİD’in ölüm tuzaklarıyla donatıldı. Şehrin etrafına çok sayıda mayın döşendi. Koalisyon güçleriyle göğüs göğüse çarpışmaya hazırlanan IŞİD’in savaşçıları daha önce Felluce, Ramadi ve Tikrit’te Irak ordusu ile karşı karşıya gelen tecrübeli gerillalardan. Yani koalisyon güçlerin eğittiği donattığı yediği önünde yemediği arkasında, besleme, sözde özel kuvvetlerden değil. IŞİD’in, Musul çevresindeki köylerde yaşayan halka kent merkezine hareket etmeleri emri vermesi, sivil halkı canlı kalkanlar olarak kullanabileceği konusundaki kararlılığını gösteriyor. Musul’daki IŞİD militanları 150 otomobil ile 250 insansız hava aracına bomba yerleştirdi ve bir tank taburunu yok edebilecek mühimmata sahip. Kentte 4500-5000 civarında savaşçı var. Bunların 700’ü yabancı. İsrail kaynakları ise IŞİD’in Musul ve çevresinde 12 bin kişilik ordusunun olduğunu bildiriyor.

Koalisyon güçleri ‘Nuhun sefinesi’ gibi farlı ulus ve devletlerin askerlerinden oluşuyor. Koalisyon ordusunun ne başı belli ne kıçı belli? Komuta kimde kimse bilmiyor. İranlılar joker kahraman Kasım Süleymani’nin sahada olduğu haberleriyle teselli buluyor. Hristiyan’ı var, Yahudi’si var, Budist’i var, Şintoizt’i var, Müslümanı var. Amerikalılar, İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Japonlar var. Kürtler var Ezidiler ve Kakailer var. Düzenli Irak ordu birliklerinin haricinde Haşdi Şabi denilen gönüllüler var ve bunların büyük bir çoğunluğu IŞİD sillesi yemiş Sünni düşmanlığı belirgin Şiilerden oluşuyor. Haşd El-Şabi’nin (Gönüllü Halk Güçleri) bir alt birimi Irak Hristiyan Hareketi diğer bir adıyla Babilyun Tugayları’da cephede. Babilyun Tugayları son zamanlarda teröristlere karşı yürütülen operasyonlardaki rolü ve Haşd El-Şabi ile birlikte IŞİD ile mücadelede sağladığı işbirliğiyle gündeme gelmişlerdi. Hristiyan Babilyun Tugayları Komutanı, Iraklı Hristiyan bir genç olan Şeyh Rayan Salim El-Keldani bir çok konuşmasında kullandığı “Biz John ve Vahab’ın (Kerbala şehitlerinden iki kişi) evlatlarıyız. IŞİD ise Yezid’in evlatlarıdır” sözleri, Iraklı Hıristiyanların dahi Sünni düşmanlığında Şiilerden geri kalmadıklarını çok net şekilde ortaya koyuyor.

Musul’u kuşatan askeri birliklerin konuşlandırıldığı haritaya dikkatle bakılacak olursa; IŞİD’in henüz çembere alınmadığı, Suriye’ye doğru giden batı yolunun açık bırakıldığı görülüyor. Musul’un kuzey Batısında açık olan bu koridorun sözde Musul halkının tahliyesi için açık tutulduğu söylense de özellikle Amerikalı askeri uzmanların tavsiyesiyle bu koridorun IŞİD için açık bırakılarak, Kuzey Suriye’de Fırat istikametine doğru kaçabilmelerinin planlandığı sürpriz değil. Amerikalı sığır çobanları derenin taşıyla derenin kuşunu vurmanın hesabını yapıyor. Amaç, Musul’da çekilen IŞİD militanlarının Suriye’de Türkiye’nin ve Rusya’nın başına bela olmasını sağlamak. O nedenle IŞİD’İN Suriye’ye süpürülüp Fırat Kalkanı’na karşı tahkimatın güçlendirilmek istendiği yorumları yapılıyor.

Bu tür değerlendirmeleri ABD’li Wall Street Journal gazetesinin, IŞİD’li bir komutanla yaptığı görüşmeye dayandırdığı haberinde, örgütün Musul’dan “taktiksel olarak” geri çekildiğini ve Suriye’deki bölgeleri güçlendireceğini yazması az çok teyit ediyor. Nitekim Musul operasyonu başlamadan bir hafta önce; ABD ve Suudi Arabistan gizli servislerinin, Irak’ın Musul kentinin geri alınması için düzenlenecek operasyon öncesinde buradaki IŞİD militanlarının kentten ayrılması için güvenli bir koridor oluşturulması konusunda anlaştığı belirtilmiş, ABD ve Suudi Arabistan’ın planının Musul’daki militanların Suriye’ye geçmesini de içerdiği, “Yaklaşık 9 bin militanın, Deyr ez Zor ve Palmira’nın ele geçirilmesi amacıyla düzenlenecek operasyon için Suriye’nin doğu kesimlerine transfer edileceği” kaydedilmişti. (Bkz. 13.10.2016 /https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201610131025281518-abd-musul-isid-suriye-transfer/ )

Irak’ta Şii liderlerin körüklediği Türkiye aleyhtarı gösteriler; aslında Türkiye’nin gündeme taşıdığı Sünni Musul halkının Şii terörüne maruz kalabileceği iddialarını güçlendiriyor. Irak hükümetinin en büyük korkusu TSK’nın ‘Fırtına Kalkanı’ operasyonu örneğinde olduğu gibi Musul’a müdahale edebileceği. Nitekim Beştepe’de akademik yıl açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Misak-ı Milli’yi kavrarsak Suriye’deki, Irak’taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız.” ifadesini kullanması, bu korku ve endişeleri körüklüyor. Tek korku bu değil. Rusya’nın Irak’ta sahaya inebileceğine dair öngörülerde mevcut. Korkunun ecele faydası yok! Türkiye Rusya ile bu konuda çoktan anlaşmış olabilir. Koalisyon güçlerinin Musul operasyon tarihini öne çekmeleri 10 Ekim’de Vladimir Putin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Musul, Suriye ve karşılıklı ilişkilerle ilgili telefon görüşmesi gerçekleştirmesinden kaynaklandı. (Bkz. http://haber.sol.org.tr/dunya/putin-ve-erdogan-arasinda-musul-ve-suriye-gorusmesi-172833 )

Evet, Rusya’nın Türkiye ile koordineli Musul’a müdahale etmesi ihtimal dışı değil! Çünkü daha önce sözünü ettiğim şekilde Musul merkezde konuşlu IŞİD güçlerinin fazla kayıp vermeden rahatlıkla çekilebilmesi için açık bırakılan hatta tahliye koridoru gözüyle bırakılan Suriye’ye doğru giden batı yolu, ABD’nin başını çektiği koalisyon güçlerinin planına göre, Suriye’de Türkiye ve Rusya’nın başına çorap örmek için kullanılacak. Durumun vahametini kavrayan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov; “Elbette bu operasyonu izliyoruz. Kentin (Musul) etrafı bir sebepten ötürü tamamen çevrilmiş değil. Umarım bu, bunu yapmak istememelerinden değil, yapamadıklarından böyledir” derken, IŞİD’in Suriye’ye geçmesi riskine işaret etti.

Lavrov, “Elbette, güçlerimizin meşru hükümetin talebi ile çalışma yürüttüğü Suriye’de yeni DEAŞ’çıların belirmesi hâlinde durumu değerlendirip hem politik hem de askeri kararlar alacağız” ifadelerini kullandı, böyle bir durumda askeri karar alacaklarını söyledi. Suriye ordusu da böyle bir operasyonu düşündüklerini açıklamıştı. Türkiye’nin gerekçesi de hazır; mezhebi çatışma riski ve PKK’nin, Sincar’da fiili olarak oluşturduğu yapılanma. Kısa keseyim ‘Aydın havası’ olsun; Suriye, Rusya ve Türkiye; Musul’da stratejik müttefik statüsüyle sahaya inebilir. Hem de haklı gerekçelerle! ABD Savunma Bakanı Ashton Carter’ın bu hafta Türkiye’yi ziyaret edecek olması neden sanıyorsunuz?

Ömür Çelikdönmez
Twitter: @oc32oc39
[email protected]

Yorumlar