Şimdi yükleniyor

Ali Zülfügaroğlu: İran’ın Vurulma İhtimali ve Türkiye Faktörü

iran azınlık

Türkiye’nin hükümete yakın gazetelerinden Hürriyet’in haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikalı mevkidaşı Donald Trump’a İran meselesiyle ilgili üçlü bir zirve gerçekleştirilmesini teklif etti. Gazetenin aktardığı bilgilere göre Türkiye, bölgede İran merkezli yeni bir savaşın patlak vermesini istemiyor ve bu amaçla diplomatik temaslarını sıklaştırmış durumda.
Peki, Türkiye’nin bu girişimi bölgedeki gerginliğin azaltılmasına gerçek bir katkı sağlayabilir mi, yoksa bu hamle daha çok diplomatik bir jest niteliği mi taşıyor?
Bölgesel Riskler ve Demografik Tehdit
Adalet, Hukuk, Demokrasi (AHD) Partisi Yönetim Kurulu Üyesi ve siyasi yorumcu Ali Zülfügaroğlu, konuyla ilgili Sfera.az’a yaptığı açıklamada, ABD-İran gerginliğinin tüm bölge için ciddi riskler barındırdığını belirtti. Zülfügaroğlu’na göre, iki ülke arasındaki krizin bir savaşa dönüşmesi durumunda Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlikeler şunlar:
* Demografik Sorun: Olası bir savaş, Türkiye sınırlarına yönelecek devasa bir göç dalgasını tetikleyebilir.
* Kontrolsüz Rejim Değişikliği: İran’da yaşanabilecek bir rejim değişikliğinin süreci kaosa sürüklemesi ve kontrol edilemez bir durum yaratması kaçınılmazdır. Bu da Türkiye’nin milli güvenliğini doğrudan tehdit eder.
* Odak Noktasının Kayması: Suriye’de istikrarı sağlamaya çalışan Türkiye, komşusunda bir savaş çıkması durumunda kaynaklarını ve enerjisini bu yeni kriz alanına kaydırmak zorunda kalacaktır. Bu senaryo, Suriye meselesinin arka plana itilmesine neden olur ki bu durum, en çok İsrail’in çıkarlarına hizmet eder.
Hakan Fidan’ın Kritik Rolü ve Maksimalist Yaklaşım
Türkiye, bu sorunlarla yüzleşmemek adına Washington-Tahran diyaloğunun sürmesi için var gücüyle çalışıyor. Analist Zülfügaroğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bu süreçte kilit bir arabulucu figür olduğuna dikkat çekiyor.
Zülfügaroğlu, Trump üzerinde İran’ın vurulması yönünde ciddi bir İsrail lobisi baskısı olduğunu vurgulayarak şunları ekledi:
> “Yaklaşan ara seçimler nedeniyle Trump, İsrail lobisini karşısına almak istemiyor. Oysa İran ile bir savaş girmek aslında Washington’un çıkarlarıyla örtüşmüyor. Meselenin karmaşıklığı, Washington’un —İsrail’in talepleri doğrultusunda— sergilediği maksimalist yaklaşımdan kaynaklanıyor.”
>
İran’ın barışçıl amaçlı nükleer zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurması ve balistik füze programına kısıtlama getirilmesi gibi talepler, Tahran’ı köşeye sıkıştırıyor. Hakan Fidan da bu maksimalist yaklaşımın tehlikeleri konusunda uyarıda bulunarak, Washington’un bu tavrını sürdürmesi halinde İran’ın “en kötü seçeneğe” yönelebileceği mesajını verdi. Türkiye, şu aşamada İsrail lobisinin baskılarını etkisiz hale getirmeye ve diyalog kanallarını açık tutmaya odaklanmış durumda.

Yorum gönder