Լռության երթ ի հիշատակ զոհված զինվորների.Ֆոտոխրոնիկա

İran meselesi, Türkler ve Türkiye

Avrupa’da herkes çadırına döner mi

Armenia: Can the Government Reverse Demographic Decline?

casusluk denilince babalı-oğullu çifte hain ingiliz casuslar

Gündem 18 Ekim 2018
162

osmanlının son yılları ile cumhuriyetin ilk yıllarına tanıklık eden mason sadullah paşa’nın gelini selanik doğumlu muhafazakar kesimin çok sevdiği aydın; münevver ayaşlı, 1947 yılında meşhur yalısını 700 liraya genç bir ingiliz diplomatına 1 yıl için kiralar ve kendisi 60 lira ile başka bir yalıya kiraya çıkar.

çok nazik, terbiyeli ve sempatik genç bir adam olarak nitelediği bu diplomat’ın yaman bir ingiliz ajanı olduğunu kısa sürede anlar münevver ayaşlı…

harold adrian russell philby’dir bu ingiliz….
ya da çok bilinen adıyla kim philby…
“kim” ismi, ingiliz emperyalizminin fikir ve ruh babası sayılan nobel ödüllü ingiliz yazar rudyar kippling’in hindistan’da doğup büyüyen bir ingiliz çocuğu olan kim’in daha sonra bir ingiliz casusu olarak yetiştirilmesini anlatan “kim” adlı çocuk romanında geçmektedir. “white man’s burden” (beyaz adamin yükü) olarak da şiirleştirdiği asya ve afrika’daki ingiliz sömürgeciliğinin ve bu sömürgecilik politikasının en büyük ayağı olan ingiliz casusluk sisteminin aziz’i olan rudyard kippling’in çocuk romanı zannedilen bu “kim” adlı casusluk romanındaki “kim’ karakteri de orta doğu, afrika ve asya’da faaliyet gösteren ingiliz casuslarının model tipidir…

babası gibi cambrige trinity koleji mezunu olan kim philby de romandaki “kim” adlı kahraman’ın doğum yeri olan hindistan’da doğmuştur. sonradan müslüman olup abdullah adını aldıgını açıklayan “suudi krallığı”nın yaratıcısı baba john philby ise babasının görevli olduğu o günkü adıyla seylan olan sri lanka’da doğmuştur.

cinsel tercihleri de tartışılan iki ingiliz casus ile birlikte kgb’ye köstebeklik yaptıkları için ingilizlerce hain ilan edilen bir casustur kim philby. hatta sovyet rusyaya kaçarak rus vatandaşlığına geçen ve orada ününe uygun bir şeklde bir hayat yaşayamayıp sessiz sedasız bir şekilde moskova’da ölen bir casus…

münevver ayaşlı kim philby’nin rusya’ya hizmet ettiğine inanmıyor ve hala ikili oynadığını, ingiltere’yi değil amerika’yı rusya’ya sattığını söylüyordu … ben de bu çift taraflı casusluğun bir ingiliz oyunu olduğunu düşünenlerdenim. babası da güya ingiltere’ye ihanet ederek bir taraftan müslüman olmuş bir taraftan da üzerinde çok yetkin olduğu suudi rejimini ingiltere aleyhine amerikan standart oil şirketi lehine antlaşmalar yapmaya yöneltmiş ve ford motor company’nin genel temsilciliğini yapmıştı.

baba harry st. john brigger philby ya da yakınlarının jack dediği kısa adıyla john philby yeni adıyla hacı abdullah; lawrence’in gölgesinde kalmış görünse de aslında lawrence’in adamı olan mekke şerifi hüseyin ve çocuklarını hicaz’dan çıkararak arabistan’ın büyük bir kısmına hakim olan suudi kralı abdulaziz’i yaratan ve arka planda yöneten bir ingiliz casusudur.

o da oğlundan önce ingilizlerce hain olarak ilan edilmiş bir casustur ama oğlunun da babasın da hainliğinin hikmetinin ne olduğunu bilmemekle beraber bir ingilizce bir yeniğinin olduğunu düşünüyorum.
ziya gökalp’in “ingilizden sakın” adlı şiirinde ;
“önde varsa bir ingiliz,
gitme sakın, fenâ bu iz:” dediği gibi john philby’yi yakından tanıyan müslümanlar onun samimiyetinden kuşku duyar ama abdülaziz ibni suud’un çok güvendiği philby, “tek bir namaz dahi kılmadan kabe’yi tavaf eden ilk müslüman ben olmalıyım” diyerek çelişkisine kendisi işaret eder. kral ibni suud, en yakın adamının müslümanlığını genç cariyelerle ödüllendirmiş ve philby 60 yaşındayken kendisine rozy adlı 16 yaşında müslüman bir kızı eş olarak hediye etmiştir.
suudi arabistanda rozy adlı eşiyle hacı abdullah olan philby, nasıl bir hainse artık değişik zamanlarda serbestçe ingiltere’yi ziyaret ettiğinde ise harry st. john brigger philby’ye dönüşüp boşanmış olduğu eski eşini de ziyaret etmeyi ihmal etmiyordu.

birinci dünya savaşı yıllarında ortadoğu’nun en ünlü ingiliz casuslarından olan john philby’nin müslüman olduğu ve amerikan sirketleri ile işbirliği yaparak ingiltere’ye ihanet ettiği suçlanmasına rağmen ingiliz istihbarat örgütü mi6 john’un oğlu “kim” philby’i de en güvenilen bir ajan olarak yetiştirirken aynı delikten iki kere yılana sokulacak kadar yanılabilir miydi acaba?

ufuk doruk

Yorumlar