AZƏRBAYCAN GÜRCÜSTANDA KİMİ PREZİDENT GÖRMƏK İSTƏYİR?

MAKEDONYA’NIN İSİM DEĞİŞİKLİĞİNDEKİ ATINA VE ÜSKÜP’ÜN ISRARI, ÇIKARLARI VE STRATEJİLERİ

Rus uzman: Trump’ta vicdan yok, ama para var!

Əli Kərimli kimdir?

Bulgaristan ve Türkiye ilişkisi

Gündem 5 Ağustos 2019
262

Türkler ve Bulgarlar uzun süre birbirleri ile yaşamış ve Türk kültürünün birçok özelliğini de benimsemiştir. İlk ilişkilere bakacak olursak Orhan Gazinin büyük bir etkisini görmüş oluruz. Şuan Bulgaristan’a baktığımızda Osmanlı mimarisinin oldukça etkili olduğunu da hemen hemen fark ederiz. Bulgaristan köklü ve etkili, bir coğrafyaya sahip olmasından dolayı Osmanlı tarafından oldukça önemli tutulmuştur. Osmanlı Devleti 500 yıl boyunca Bulgaristan’a hükmedebilmiştir. Tarihi açıdan incelememiz gerekirse 1360 yılında Alexandır’ın ölmesi ile taht savaşlarının meydana gelmesi fethedilmelerini kolaylaştıran bir unsur olmuştur. Bunun yanı sıra Aristokratlar hiçbir şekilde Türkleri kabul etmek istememiş ve rahatsız olan bir grup isyancı komitacılığı ortaya çıkarmıştır. . Bu durum neticesinde ‘’Çorbacı Nizamnamesi’’ asayişi korumak adına kurulmuştur. O dönemde Mithat Paşaya oldukça geniş yetkiler verilmiştir.
Daha yakın geçmişe bakacak olursak 2. Dünya savaşı bazı ülkeleri zorunlu göçe mecbur bırakmıştır ve bu dönemde akrabalık ilişkisinden dolayı Trakya ve Bursa’dan göçmenlere toprak tahsil edilebilmiştir. Bulgaristan da monarşiden sonra başlayan komünist akım halkı çok zor durumda bırakmıştır. Türkler dinini yaşamakta oldukça zorlanmış ve camiler kapatılmıştı, Kuran eğitimi ve Türk isim soy isimleri yasaklanmıştır. Zamanla Bulgar hükümeti Türkiye’nin sınır kapısını açmasını istemiş ve 1950-51 yıllarında göçler etkili bir biçimde hızlanmıştır. Zamanla bu göçlerin devamı gelmiş ve en önemlisi Türkiye ile ‘Yakın Akraba Göçü ‘anlaşması imzalanmıştır. Daha sonralarında ise Türkçe dersler müfredatta yerini almayı başarmıştır. Zorlayıcı durumlardan biri de jivkov tarafından arttırılan asimilasyon olmuştur. Bazı suçlar zamanla Türklerin üzerine atılmaya çalışılmış ve maalesef ölüm cezası verilen Türkler olmuştur. 6 Haziran 1989 büyük göç başlamıştır. Türk toplumunda bunu olumsuz karşılayanlar da olmuştur. Gelen göçmenler ilk senelerde çok zorlanmış ve çadır kamplarında kalmışlardır. Daha sonralarında Bulgaristan’da ilk Türk partisi kurularak koalisyona dâhil olmayı başarabilmiştir. Fakat bu olanlara rağmen Bulgaristan Avrupa Birliğine de girmeyi başarabilmiştir.
Ceren GÜLOĞLU

İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 3.sınıf öğrencisi
Kafkassam Stajyeri

Yorumlar