Министерство Нефти Ирана бросил вызов Американским санкциям

İdlib’te Bundan Sonra Ne Olacak?

Çavuşoğlu’dan Putin’e: Güzel çalışma oldu!

Cumhurbaşkanlığının dikkatine Resmi Gazete kapatıldı yalanını kim ortaya atıyor?

Ayşe tatile Türk ordusu Kıbrıs’a çıktı!

Gündem 28 Mart 2018
352

Sevgili dost Mehmet Seyit Türker, Ege’de suların ısındığını belirterek “-senden Kıbrıs Barış Harekâtı ile ilgili bir yazı bekliyoruz” mesajını gönderince ‘emir demiri keser’ sözü gereğince iş başa düştü. Genelkurmay’da kod adı ‘Atilla Harekâtı’ olan Kıbrıs Barış Harekâtı Cumhuriyet yakın tarihinin unutulmaz olaylarından olduğu gibi Türk milletini eşi benzeri olmayan bir biçimde kenetleyen, başarılı bir zaferdir. 20 Temmuz 1974’de başlayan Kıbrıs Barış Harekâtının unutulmayan parolası ‘Ayşe tatile çıksın” sözüydü. Ayşe Kimdi? Ayşe; dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızıydı. 1974 Temmuz’da Cenevre’de Kıbrıs müzakeresi sürerken, Başbakan Ecevit ile Dışişleri Bakanı Turan Güneş arasında kararlaştırılan “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla İkinci Barış Harekâtı başlamıştı. Prof. Dr. Ayşe Güneş Ayata, 1954-İstanbul doğumlu. ODTÜ-Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi. Karadeniz ve Orta Asya Ülkeleri Araştırma Merkezi Başkanı. Türk siyaseti üzerine çok sayıda bilimsel makalesi ve kitabı bulunan Ayata’nın babası Eski Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Turan Güneş ve eşi sosyolog Prof. Dr. Sencer Ayata.(1)

Türkiye; önce millet sonra ümmet bilincini stratejiye dönüştüren yeryüzünde örneği bulunmayan tek devlet denilse kimse çıkıp yanlış diyemez. Türkiye, hamd olsun ki romantizm gayretiyle değil reel politik üzerinden hareket ediyor. Kıbrıs’ın önemini en iyi anlayanlardan İngiltere başbakanlarından Disraeli; Kıbrıs için ‘Asya’nın anahtarı’ der. Çünkü Kıbrıs; İngiliz sömürgeciliğinin Akdeniz’deki atlama taşıdır. Hatta bu nedenle İngilizlerin Kıbrıs’taki üsleri için Akdeniz’de seyrüsefer eden İngiliz uçak gemisi benzetmesi de yapılıyor. Kıbrıs İngilizler için ne kadar önemliyse o önemin milyon katı kadar da Türkiye için önemli. Basra Körfezi’nden (Katar) sonra Kızıldeniz’in çıkış noktasındaki Aden Körfezi’nde de (Somali) askeri varlık göstermeye hazırlanan Türkiye’nin, hem soydaşlarının yaşadığı hem de askeri açıdan jeostratejik önemi olan Kıbrıs’tan ordusunu çekmesini beklemek akıl kârı değil. Hiçbir iktidar böylesi bir ihanet belgesini imzalamaz.(2) Nitekim Gazi Mustafa Kemal Paşa; Antalya bölgesinde yapılan bir askeri tatbikatta subaylara; “Türkiye’nin yeniden işgal edildiğini ve Türk kuvvetlerinin sadece bu bölgede mukavemet ettiğini farz edelim. İkmal yollarımız ve imkânlarımız nelerdir?” sorusunu yöneltmiştir. Subayların görüş ve düşüncelerini dinleyen Mustafa Kemal Paşa; haritada Kıbrıs adasını işaret ederek: “Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece, bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu ada bizim için mühimdir” demek suretiyle Kıbrıs’ın Türkiye için taşıdığı stratejik önemini ortaya koymuştur.(3)

Kıbrıs Barış Harekâtı; CHP ve MSP liderleri her ikisi de hakkın rahmetine kavuşmuş Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan tarafından deyim yerindeyse paylaşılamayan zaferdir. Oysa en az Süleyman Demirel’de bu zafere katkısı olan isimdir. Neden mi? Çünkü merhum Demirel, 1967’de Kıbrıs’ın Geçitkale ve Boğazköy mevkilerinde Rumların katliam yapması üzerine Türk jetlerini adaya göndermişti. Cengiz Topel, o zaman şehit olmuştu. Demirel, Türk donanmasında çıkarma gemisi olmadığını o zaman fark etmişti. Kriz geçtikten sonra Demirel, çıkarma gemisi yapımı için demir-çelik fabrikalarına ve Gölcük Tersanesi’ne emir vermiş, 1974’teki harekâtta bu gemiler kullanılmıştı.(4) Bu sebeple Kıbrıs Barış Harekâtı Türk devleti organlarının aldığı müşterek karar ve mutabakat sonrası gerçekleştirilmiştir. Kıbrıslı Rumlar EOKA terör örgütünce ENOSİS’i gerçekleştirmek için adadaki İngiliz askeri hedeflerine yönelik terör eylemlerini kısa bir sonra Türklere uygulamaya başladı. Yüzlerce Kıbrıs Türkünü öldürdüler. Yunan ordusunun subay ve askeri sivil kıyafetleriyle geldikleri adada EOKA güçleriyle işbirliği yaptılar ve Kıbrıs Ortodoks Kilisesi başpiskoposu ve bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı asıl adı Mihail Hristodulu Muskos veya III. Makaryos’u darbeyle görevden uzaklaştırdılar.

16 Temmuz’da Makarios bir İngiliz helikopteriyle İngilizler tarafından Malta adasına güvenliği için götürüldü. Kıbrıs’ta bir darbe yapıldığı haberi, Lefkoşa’da bulunan Türk Büyükelçiliği’nin gönderdiği şifreli mesajla 15 Temmuz 1974 sabahı Türk Dışişleri tarafından öğrenildi. Kıbrıs’taki durumun Türkiye’nin bir askeri müdahalesini gerektirecek kadar ciddi olduğu değerlendirmesini yapan Türk hükümeti, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Garanti Antlaşması’nın garantör devlet olarak Türkiye’ye verdiği müdahale hakkını kullanmadan önce, diğer bir garantör devlet olan İngiltere’nin yetkilileriyle görüşerek birlikte hareket etmek üzere girişimde bulundu. İngiltere kabul etmezse, Türkiye’nin yalnız başına hareket etmesi; görüşmeler sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hazırlık yapması kararlaştırıldı. Başbakan Bülent Ecevit’in temaslarda bulunmak üzere Londra’ya gidişinin hikâyesi budur. Selden kütük kapmak için uydurulan anekdotlara itibar edilmemesi gerekir. 18 Temmuz; Ankara’da Başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan ve Maliye Bakanı Deniz Baykal ile parti liderleri toplandı ve meclis olağanüstü toplantısının cumartesi gününe ertelenmesini kararlaştırdı. Turan Güneş Pekin gezisinden, Londra’daki Türk heyeti de Başbakan Bülent Ecevit’in Dr. Kissinger’in temsilcisi Sisco ile görüşmesinin ve Savunma Bakanı Işık’ın İngiliz Dışişleri Bakanı Callaghan’la son kez görüşmesinin ardından geri döndü.

Aynı gün Sisco Atina’ya gitti. 19 Temmuz; Sisco Atina’dan sonra Türkiye’ye hareket etti. Türk Deniz Kuvvetleri Türkiye Cumhuriyeti gemileri Mersin’den demir aldı. Sisco gece de Ankara’da Başbakanlık’ta görüşmelere devam etti. Türk Ordusu’nun hazırlıkları tamamlandı ve asker kaydırmalar hızlandı. Yunanistan’da darbeciler Trakya sınırındaki köyleri boşaltma kararı aldı ve Atina radyosunda “Bir günde Konstantinapol’deyiz” mesajları yayınlanmaya başladı. 20 Temmuz; Sabah beşte Türk askeri uçakları keşif uçuşlarını tamamladı ve asıl harekât için tekrar havalandı. Sabah altıda Başbakan Bülent Ecevit radyodan yayınlanan mesajıyla çıkarmanın başladığını açıkladı. Sabah 8:30’da Türk askeri Kıbrıs’a çıktı. Kıbrıs’taki Türk halkı askerleri sevinç ve coşkuyla karşıladı. NATO ve Birleşmiş Milletler eşzamanlı toplantı yaptı fakat toplantı sonunda eylem kararı alınmadı. TBMM olağanüstü toplantısını yaptı. Çıkarmadan çok kısa süre önce Atina’ya ikinci kez gitmiş olan Sisco akşam Ankara’ya döndü. Ankara’da Kıbrıs Barış Harekâtı planlaması yapıldığında 20 Temmuz 1974 öncesi Rum kuvvetleri açısından durum şuydu; Kıbrıs Rum Kuvvetleri; Rum Milli Muhafız(RMM) ordusu, Rum Polis teşkilatı ve Yunan Alayı’ndan ibarettir.
Ayrıca, seferde teşkil edilen Home Guard (HG) taburları ile RMM ordusu takviye edilecektir. Rum ordusu, Yunanlı subaylar tarafından eğitilmekte ve yönetilmektedir. Seferde Rum ordusunun mevcudu 40.000’ne çıkabilmektedir. Bu birliklerin yanı sıra, Makarios’a bağlı 4.000 kişilik “Epikourik” (Taktik Yardım İhtiyat) kuvveti mevcuttu. Türk Silahlı Kuvvetleri ise Kıbrıs Barış Harekatı’na katılabilecek 6. Kolordu Komutanlığı emrinde; 28. Motorlu Piyade Tümeni, 39. Piyade Tümeni, Hava İndirme ve Komando Tugayları, Gösteri ve Tatbikat Alayı, Amfibi Deniz Piyade Alayı, Jandarma Komando Taburları, Deniz ve Hava Kuvvetleri birlikleri, Bayraktarlık emrindeki Mücahit Birlikleri, 650 kişilik Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı ile idari ve lojistik destek birliklerinden müteşekkildi. Harekât üç aşama planlanmıştı. Birinci safhada hava ve kıyı başının tesisi ve elde bulundurulması, ikinci safhada çıkan ve indirilen birliklerin birleşmesi, üçüncü safhada da harekât alanının genişletilmesi.

Ankara’daki çıkartma öncesi devletin ilgili birimlerinin ve hükümet yetkililerinin katıldığı toplantıda “Biz Karadenizliyiz. Takalarla, kayıklarla bile adaya çıkarız. Ama yeter ki eskiden olduğu gibi yan yoldan geri çağrılmayalım” diyen Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan, yıllar sonra 1992’de evinde uğradığı suikasta kurban gitmişti. İllegal sol bir örgütün üstlendiği suikast emrinin Yunan istihbaratı tarafından verildiği iddia edilmişti. Kıbrıs Barış Harekâtını yürüten Türkiye’nin 16. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’dı. Kıbrıs’a müdahale kararı alan CHP-MSP koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı olarak bulunan Necmettin Erbakan, Kıbrıs Barış Harekâtından sonra dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’a ‘Mareşallik’ teklif ettiklerini, ancak Paşa’nın kabul etmediğini söylemişti. Erzurum 1911 doğumlu Sancar, 1932’de Kara Harp Okulundan, 1934’te Topçu Okulundan mezun oldu. Sancar, Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde 1939’a kadar batarya takım komutanlığı yaptı.

Harp Akademisini 1942’de kurmay subay olarak bitiren Sancar, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çeşitli kademelerde görev yaptı. Korgeneral rütbesi ile Kara Kuvvetleri Eğitim Kolordusu ve 9.Kolordu Komutanlığı görevlerinin ardından 1969’da orgeneralliğe terfi etti. Sancar, Jandarma Genel Komutanlığı, 2.Ordu Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerini yürüttü. Sancar, 6 Mart 1973’te Türkiye’nin 16. Genelkurmay Başkanı oldu. Sancar, görev süresinde, 20 Temmuz 1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta başlattığı ve 14 Ağustos’ta Türk birliklerinin başkent Lefkoşa’ya girmesiyle sonuçlanan Kıbrıs Barış Harekâtını yönetti. Genelkurmay Başkanı olarak 7 Mart 1978’de emekliye ayrılan Sancar, 8 Aralık 1984’te vefat etti. Ne yazık ki ölümünden yıllar sonra kişisel eşyaları bitpazarına düştü. Sancar’a 1978’de NATO tarafından verilen plaket ile Güney Kore Savunma Bakanı Yu Jae Hung ve Japonya Meşru Müdafaa Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Hiroichi Samejima tarafından takdim edilen madalyonların da aralarında yer aldığı 30 parça eşyayı, koleksiyoner Necati Doğan’a satıldı.(5)

Harekâtta 3 gün içinde 57 şehit verildi, 184 asker yaralandı. Yunan cuntasının işbaşına getirdiği Nikos Sampson 22 Temmuz’da cumhurbaşkanlığından istifa etti. Yunanistan’da kurulan sivil yönetimin ardından 25 Temmuz 1974’te Kıbrıs barış görüşmeleri Cenevre’de başladı. Türkiye, Yunanistan’a Kıbrıs’ta federasyon sistemini önerirken Türk Silahlı Kuvvetleri de 26 Temmuz’da Girne’nin 5 Mil Plajı’na asker ve malzeme yardımı için çıkarma yaptı. Lefkoşa-Girne kara yolunun denetim altına alınmasıyla Lefkoşa’nın Türk kesiminin denizle bağlantısı sağlandı. Bunun dışında kalan başta Magosa olmak üzere diğer yerleşim bölgelerinde ise Türklerin güvenliği tam olarak sağlanamadı. Bu arada harekâtın başlamasıyla İstanbul, Ankara, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Adana, İçel ve Hatay’da sıkıyönetim ilan edildi. 20 Ağustos’tan itibaren bu illere Antalya da eklendi. Türkiye, Kıbrıs üzerindeki bütün Türklerin güvenliğini sağlamak istiyordu.

Ateşkesin şartları büyük ölçüde kabul edilmiş gibi görünse de, Rumların asıl hedefi Türk askerini Kıbrıs’tan çıkartmaktı. Cenevre’deki görüşmeler sürerken adadaki Türk köyleri tehdit altındaydı. Her geçen dakika çok önemliydi, ya harekâta devam edilecekti veya bir antlaşma sağlanacaktı. Ancak 8 Ağustos’ta II. Cenevre Konferansı’nın yapılmakta olduğu zamanda Türklerin Limasol ve Larnaka civarında bir miktar köyü boşaltmış olmalarına rağmen, Rum Millî Muhâfız Alayı ve EOKA-B ele geçirdikleri yerleri tahliye etmedikleri gibi ellerindeki esirleri de serbest bırakmamışlardır. Cenevre’de sürdürülen görüşmeler sırasında anlaşmanın mümkün olmadığı kanaati kesinleşince harekâtın yeniden başlatılacağı anlamına gelen “Ayşe Tatile Çıksın” (Ayşe, Turan Güneş’in kızı Ayşe Güneş’in adıdır.) parolasını Türk Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Başbakan Bülent Ecevit’e bildirdi. Harekât kısa sürede başarıya ulaştı. Adanın %35’i ele geçirilmiş ve bölgede yaşayan Türk halkı güvene kavuşturuldu.(6)

Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te başlattığı Kıbrıs Barış Harekâtı öncesinde dönemin ABD yönetimi Türkiye’yi dikkatle izlemişti. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) erişime açtığı gizli belgelere göre, EOKA terör örgütü lideri Nikos Sampson’un adayı Yunanistan’a bağlamak amacıyla Makarios’a karşı 15 Temmuz 1974’te darbe yapması ve sonrasındaki gelişmeler ABD yönetiminin o günlerdeki öncelikleri arasında başı çekti. Richard Nixon yönetiminde dönemin ABD Dışişleri Bakanı olan Henry Kissinger başkanlığında CIA, Pentagon ve birçok kurumun yöneticilerinin katılımıyla “Washington Özel Eylem Grubu” toplantısı düzenlendi. Sampson darbesinin ertesi günü yapılan toplantının konusu sadece Kıbrıs oldu. Tutanaklara göre, Kissinger toplantıya katılanlardan değerlendirmelerini aldı ve Kıbrıs konusunda izlenecek politikaları belirlemeye çalıştı. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ise Türkiye’nin askeri müdahalesinin iki amaç taşıyacağını, bunların adadaki Türk toplumu korumak ve adayı Yunanistan’a bağlama amacı taşıyan “enosis” politikasını engellemek olduğunu söyledi. Kissinger ise yine araya girerek, “Makarios’u destekleyecekleri akla hayale sığmıyor.” diye konuştu. CIA belgelerinde, Kıbrıslı Başpiskopos Makarios’un adadan kaçmasına yol açan 15 Temmuz darbesinden sonra ABD yönetiminin adaya asker gönderme düşüncesini ele aldığı da ortaya çıktı.(7)

İngiliz Arşivleri’ndeki Savunma Bakanlığı’na ait istihbarat raporuna göre, İngiliz askeri istihbaratı, Türkiye’nin birinci askeri harekâtı 22 Temmuz 1974’te yapacağını öngörmüş ancak yanılmıştı. Türkiye, harekâtı 20 Temmuz cumartesi sabahı gerçekleştirmişti.(8) Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği üstü örtülü şekilde Türkiye’nin Kıbrıs çıkartmasına destek verdi denilebilir. Kıbrıs’ta 15 Temmuz 1974 faşist darbe öncesinde Sovyetler Birliği korunma maksadı ile AKEL’e bazı silahlar göndermişti. Yunan askeri militarizmi ve albaylar cuntasının darbe ile iktidara gelmesinden Sovyetler Birliği’nin memnuniyetsizliği biliniyor. Bu nedenle ayni askeri unsurların Kıbrıs’taki demokratik sürece de müdahaleye hazırlanmaları ve sonra da darbe ile iktidara gelmeleri, Sovyetler için ciddi bir rahatsızlık konusuydu.

Komünist AKEL kendini tehlikede hissetmeye başlamıştı. Bu göstergeler Sovyetler Birliği’nin, Türkiye’nin Kıbrıs’ta darbeye karşı askeri müdahalede bulunmasına hem göz yummasına hem de fiilen destek vermesine neden oldu. 15 Temmuz darbesinden sonra Akdeniz’de bulunan Sovyet gemileri hızlı bir şekilde Kıbrıs’a yöneldiler. Sovyetler Birliği Kıbrıs’ın etrafına aralarında nükleer silahlarla donanmış denizaltılar da dahil olmak üzere 80 adet savaş gemisinden oluşan bir filo gönderdi. Daha sonra yayınlanan belgelerde, bu gemilerin sınıfları, özellikleri ve ne tür görevler üstlendikleri açıklandı. Bu gemiler vasıtası ile Türk gemilerinin hareketlenmeleri, limanlardan çıkmaları ve rotaları an be an izlendi ve Moskova’ya rapor edildi. Ayni anda İngiliz istihbaratının haberleşmesine de ulaşıldı. Komutanların anılarından anlaşıldığı kadarı ile Sovyet gemileri, İngiliz gemilerinin Türk gemilerine yönelik herhangi bir müdahalesine karşı da hazırlıklıydılar.(9)

“Ayşe tatile çıktı” parolasıyla düzenlenen harekâttan 1 hafta önce, büyük gizlilikle Doğu Akdeniz’e açılan 2 denizaltı, İngiliz üssü Baf’tan çıkan bir İngiliz muhribiyle savaşın eşiğine gelmiş, olası çatışmayı araya giren bir Rus gemisi önlemişti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı TCG Cerbe ve TCG I. İnönü adlı denizaltılar, kritik ve zorlu bir görev için Akdeniz’e açıldı. Denizaltıların görevi, çıkarmayı haber alacak olan Yunanistan, İngiltere ya da ABD’den gelecek bir askeri yardımı engellemekti. İngiliz muhribi fark ettiği Türk denizaltının üstünde durmuş ve taciz sinyali göndermişti. Sualtı bombası ya da torpido atma ihtimaline karşı denizaltı personeli de torpidolarla karşılık vermeye hazırlanmıştı. Gerginlik 1 saat kadar sürmüş ve İngiliz donanmasına ait muhrip ile Türk donanmasına ait denizaltı arasındaki restleşmeyi göre Sovyet (Rusya) gemisi araya girerek karşılıklı ateş açılmasını engellemişti.(10)

Kıbrıs Harekâtı gerçekleşmeden evvel, temmuz ayının başında haşhaş ekimi serbest bırakıldığı için ABD, Türkiye’ye ambargo uygulama kararı almıştı. Demirel bir konuşmasında, “1965-1971 yılları arasında, biz ABD’nin memnun kalmayacağı hususlardan hepsini yaptık. Onları, şöyle özetleyebilirim: – Meselâ, ABD, haşhaş ekiminin yasaklanmasını istedi. Biz, hayır dedik. – Sovyetler Birliği’yle ticarî ve sınaî ilişkilerimizden ABD hiçbir zaman memnun olmadı. – Kosigin’in sitem ettiği U2 casus uçaklarının uçuşlarına engel olmamız, aynı şekilde ABD’yi rahatsız etti. – Özetle, 1971 Muhtırasında, Türkiye’deki ABD askerî tesislerinin bir nizama bağlanmasından tutun da, saydığım diğer olayların tesiri vardır.” demişti. Sadece bu değil, 1967 Arap-İsrail Savaşı sırasında, Sovyetler Birliği’ne ait askerî uçakların Türk hava sahasını kullanmasına verilen izin faturası da 12 Mart Muhtırasına yansımıştır.(11)

14 Temmuz 1974’te iki ayrı çıkartma ile başlayan Kıbrıs Barış Harekatı Lefkoşa’nın alınmasıyla 14 Ağustos 1974’te sona erdi. Türkiye, 498 askerimizin şehit olduğu, binden fazla gazimizin bulunduğu harekât sonrasında ABD’nin ambargosuyla karşı karşıya kaldı. Rumların, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasının hedeflendiği Enosis hayalleri suya düştü. ABD’ye karşı en büyük gözdağı Türkiye’deki bütün Amerikan üs ve tesislerinin TSK’nın “kontrol ve gözetimi” altına alınması oldu.(12) 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti, 15 Kasım 1983’te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Uzun lafın kısası, Yunanistan ve ada Rumları tez elden akıllarını başlarına toplasın, yoksa Ayşe tatile Türk ordusu bu sefer Atina’ya çıkabilir!

Bakınız:
1- http://www.gazetevatan.com/tatile-cikmasi-istenen–ayse-kim–144720-gundem/
2- Ömür Çelikdönmez/19 Ocak 2016/ http://kafkassam.com/ruslar-kibrista-cozume-karsi.html
3- http://muharipgaziler.org.tr/kibris-baris-harekati/
4- http://www.yenicaggazetesi.com.tr/demirel-gercegi-ve-iki-ani-34794yy.htm
5- http://t24.com.tr/haber/maresallik-teklif-edildi-reddetti-kibris-baris-harekatini-yuruten-sancarin-madalyalari-bit-pazarinda,420618
6- https://onedio.com/haber/42-yilinda-unutulmayan-mudahale-kibris-baris-harekati-nin-onemi-ve-sonuclari-721694 – http://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/kibris-baris-harekati-20-temmuz-1974-1399
7- http://www.haber7.com/amerika/haber/2250967-cia-belgelerinde-kibris-baris-harekati-gercekleri
8- http://www.mynet.com/haber/guncel/kibris-harekat-emrini-kim-verdi-496583-1
9- http://cruiser.patosin.ru/oldsite/Zapiski/1974/ – http://politik-acilar.blogspot.com.tr/2015/10/sovyetler-birligi-turkiyenin-1974-kbrs.html
10-http://www.denizhaber.com.tr/kibris-baris-harekatinin-41-yillik-bilinmeyen-sirri-haber-62966.htm
11- http://t24.com.tr/haber/demirelin-cok-gizli-dis-politika-arsivi-pecetedeki-kibris-haritasi,409489
12- https://www.stratejikortak.com/2017/07/kibris-harekati-bilinmeyenleri.html
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar