Gelişimin ve değişimin kaçınılmaz olduğu Dünyamızda, insanlık tarihi boyunca müspet istikamette gelişmeler gerçekleşmemiştir. Tam tersine insan, doğa ve hayvan hakları açısından menfi gelişmeler de yaşanmıştır. Ama özellikle 21. Yüzyılda bunlar da yapılmaz/olmaz dediğimiz onlarca olay yine insan eliyle gerçekleştirilmektedir. Üstelik bu olaylara sebebiyet verenler bu tür olaylardan geçmişte defalarca şikayetçi olmuşlardır. İnsan oğlu yaşattığını yaşamadan ölmezmiş.
Türkiye’de Günlerdir Butlanla yatıp Butlanla kalkıyoruz.Ama gözümüze girecek olan görmemiz gerekeni görmüyor, olmayanı görüyor tartışıyoruz.
Evet Butlan olayının arkasında çok şey var. Sadece Kemal Kılıçdaroğlu yok.
Yanlış okumadınız Kılıçdaroğlu yok
Adam Zaten yok hükmünde.
Genel Başkan olduğu dönemde de defaten söylendi/yazıldı bu adam iyi bir adam olabilir ama zorla bir makama getirilmiş gibi sıradan vasat bir vatandaş görüntüsü arz ediyor ve beklentiyi yüksek tutmamak lazım.
Sözde CHP seçmenleri eğitimli, aydın, bilgili. Ama milleti yıllarca bu adamla uyutup yine aynı adamla ters köşe yapıyorlar. Koltuk sevdası, hırs, hazımsızlık diyerek KK den başkasını görmüyoruz. Tartışmıyoruz.
Önce CHP’yi Kılıçdaroğlu’yla kilitleyip 13 yıl boyunca seçim kazandırmadılar. Şimdi de CHP seçmenlerini Kılıçdaroğlu’na kilitleyip kendi yüzlerini gizliyorlar.
Keşke herşey KK basitliğinde ve sığlığında olsaydı. Olayın arkasında öylesine derin, öylesine ciddi ve korkunç nedenler var ki şimdi hepsini sıralayayım size.
Butlan olayının arkasında değil tam da ortasında kamuoyunun görmemekte ısrar ettiği neler var bakalım:
İlk olarak Anayasayı ve hatta ilk 4 maddesiyle rejimi bile değiştirebilecek vekil sayısını yakalama arzusu var.
İkincisi iktidarın sonsuza kadar sürdürülmesi ve muktedirler için yargılanmadan ölünceye kadar güçlü bir şekilde iktidarda kalması var. Ayrıca millet enflasyon karşısında ciddi ekonomik sıkıntılar yaşarken muktedirlerin yağma Hasan’ın çiftliği gibi kamu gelirlerini harcaması var.
Üçüncü olarak ABD ,Israil destekli Büyük Ortadoğu projesinin akamete uğramadan tamamlanabilmesi var.
Dördüncü sırada İstanbul, Ankara ve Bitlis’te Saray adı altında meşruti yönetim olarak inşaa edilen idare binaları var.
Beşinci sırada ise adına BOP denilen ve üst aklın oluşturduğu hükümetler değişse de uygulamaların değişmediği İmralı var, Trump var, CİA’set var.
Altıncı sırada artık barış özerklik değil açıkça “Kürdistan Bağımsız Devleti” istiyoruz diyenlerin Cesaretlerinin ve hegemonyasının artırılması var.
Yedinci sırada içi boşaltılan kamu bankalarının dışında kalan “İŞ BANKASI”na çökme hesapları var.
Sekizinci sırada Halifeliği kaldıran LAİK, DEMOKRATİK, HUKUK DEVLETİ ilkeleriyle TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ni kuran Mustafa Kemal ATATÜRK ve CHP’den tarihsel kin ve intikam alma duyguları var.
Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kurduğu Cumhuriyetimizin üniter yapısını bozup federal devlete dönüştürülmesi arzusu var.
Dokuzuncu sırada İMAMOĞLU’na yapılanların aynısının Özgür ÖZEL’e de yapılmasının altyapı hazırlığı var.
Onuncu sırada, zaten KATAR’da uygulamaya konulmuş olan Ortadoğu Bekçiliği yani Nazım Hikmet’in “23 centlik Asker” şiirinde dediği gibi Türk Askerinin Ortadoğu’da Araplar ve ABD için savaştırılması var.
Bu saatten sonra tartışılması gereken KK değil butlanın yukarıdaki saydıklarıma etkisi ve alakasıdır.
Peki Başarılı olabilecekler mi?
Bu Artık onların elinde değil.
Bu bizim elimizdedir,
Aklımızın beynimizin ve yüreğimizin elindedir.
Bu parti meselesi de değil vatan meselesidir.
Milletimizin ve çocuklarımızın geleceğinin meselesidir.
Bu küresel emperyalizme ve siyonizme karşı bağımsızlık ve özgürlük mücadelesidir. Bunun böyle bilinmesi ve ona göre hareket edilmesi zamanıdır…

