Vizyon

Putin’in ABD karşıtı bloku Kahire Şam Ankara ekseninde oluşuyor!

Սերժ Սարգսյանը հայտարարեց Վիգեն Սարգսյանի ժամկետը

Putinin Azərbaycana qarşı təzyiqləri..

Kore Basını : Kore Savaşındaki Gerçek Hikaye’nin Sahibi Cesur Türk Askeri’nin Son Yolculuğu

Türkiye’nin Güvenliği Ve Güvenliğin Bütünselliği

Gündem, Türkiye 6 Aralık 2017
19

Güvenlik olgusu, insanlık tarihi kadar eski ve kökenlerini insan fıtratından, insanın psikolojik ve biyolojik altyapısından alan bir hissiyatın ve ihtiyacın ifadesi olarak tanımlanmaktadır. Güvenliğin yapısal olarak sahip olduğu bu özellik ve ifade ettiği anlam güvenlik olgusunun tamamen evrensel bir anlam düzeyine sahip olduğu yönünde bir algının oluşmasına neden olmaktadır. Bunun bir yansıması olarak güvenlik kavramı tarih boyunca genel anlamda sınırları ve yapısı belli olan ve tüm coğrafya ve toplumlarda aynı parametreler üzerinden okunan ve şekillenen bir olgu olarak algılanmıştır. Bu algı özellikle güvenlik olgusunun uzun bir süre boyunca yalnızca askeri bir mefhum olarak değerlendirilmesine neden olmuş ve güvenlik sadece askeri alana has bir biçimde anılmış ve askeri kapasite, silah teknolojisi, harp tecrübesi gibi unsurlar güvenlik ölçütleri olarak kabul edilmiştir.
Fakat, tarihte bu algı biçimine yönelik alternatif güvelik bakış açıları ve uygulamaları mevcut olmakla birlikte, esasen 18. y.y.’dan itibaren gerek teknolojik gerekse toplumsal alanda yaşanan dönüşümler güvenliğin tanımı ve yeniden anlamlandırılmasını gündeme getirmiştir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş dönemlerinin etkisi ile güvenliğin çok farklı alt alanlara sahip olduğu yönündeki algının ortaya çıkışı ve Soğuk Savaş sonrasında bu algının akademik alanın da desteği ile pekişmesi güvenliğe yönelik bakışı dönüştürmüştür. Bu dönüşüm, güvenliğin, askeri alana has bir mefhum olmaktan öte ekonomik, siyasi, kültürel/sosyal gibi farklı alanları da kapsayan geniş bir nitelik ve anlama sahip olduğu gerçeğini özellikle günümüz koşullarında ortaya çıkarmıştır. Yine günümüz koşulları askeri, ekonomik, kültürel/sosyal ve siyasi güvenlik alanlarının birbirlerinden bağımsız olmadığını, her birinin en üst seviyede birbirleri ile ilişki içerisinde olduğunu ve bu biçimde algılanması gerektiğini en net biçimde Türkiye örneğinde göstermektedir.
Türkiye’nin yaklaşık 4 yıllık süreç içerisinde yaşamış olduğu sorunlar ve saldırılar güvenliğin neden ve nasıl bütünsel bir anlayış ile algılanması gerektiğine dair cevabı ortaya koymaktadır. Gezi Parkı olayları, 17/25 Aralık operasyonu, PKK VE DAEŞ saldırıları, 15 Temmuz darbe girişimi olayları, her biri başlı başına kendi sahasında bir güvenlik sorunu olarak algılansa da aslında bütünsellik içinde bir etki ve anlam ifade etmektedir. Örneğin, Gezi Parkı olayları siyasi bir kaos tehlikesi ortaya çıkarmış olsa da sosyal alanda kutuplaşma, ayrışma ve çatışma gibi tehditleri ortaya çıkarmış, 17/25 Aralık operasyonu devlet mekanizması ve bürokratik alanda bir güvenlik tehdidi oluşturmuşsa da ekonomik ve siyasi bir tehdide de dönüşmüş, PKK ve DAEŞ saldırıları sosyo-psikolojik anlamda bir korku iklimi yaratmayı hedeflese de ekonomik açıdan ülke itibarının zedelenmesi ve turizm, dış yatırımlar gibi konularda tehdit kaynağına dönüşmüş, nihayet 15 Temmuz darbe girişimi ise askeri, ekonomik, siyasi ve sosyal açıdan en net bütünsel tehdit olayı olarak Türkiye’nin güvenliğine yönelmiştir.
Önümüzdeki süreçte, ABD ve YPG/PYD ilişkisi ve Rıza Sarraf davasına bağlı olarak ortaya atılan ekonomik yaptırım söylemleri, FETÖ meselesi ve bölgedeki diğer gelişmeler Türkiye’nin güvenliğinin bütünsel bir bakış açısıyla ele alınmasını, siyasi, ekonomik ve sosyal güvenlik alanlarının bir bütün olarak değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Ekonomik yaptırım ile ekonomik yapının zayıflatılmasının yanı sıra sosyal psikoloji üzerindeki tesir ilişkisi, ABD’nin PYD/YPG ve FETÖ’ye desteğinin ve bu desteğin yaratacağı etkilerin siyasi ve sosyal boyutları bu zorunluluğun düzeyini ortaya koymaktadır. Bu durumda Türkiye’nin güvenliği tehditlerin birliği ve güvenliğin bütünselliği çerçevesinde toplumun tüm güvenlik alanlarında birlik sergilemesi ile pekişecek ve güçlenebilecektir.
Çağatay Balcı

Yorumlar