İtalya’da Masonlar Amerika’da Trump dertli!

POMPEO QAFQAZ DEYƏRKƏN AZƏRBAYCANI NƏZƏRDƏ TUTUB

İran-ABŞ qarşıdurması: Regionda daha bir Suriyanın yaranma ehtimalı var?

Thomas de Waal: Karabakh peace process needs shaking up – but not too much

Karadeniz’de ‘gizli’ NATO tatbikatı ve Türk-İngiliz ittifakı!

Gündem 26 Nisan 2017
352

İngiltere’nin Ortadoğu’ya -bir Türkiye müttefiki olarak- dönüşü hakkında ne hissetmeliyiz?
“His/duygu”, diplomasinin soğuk reel-politiği için müstehzi davranış vesilesi sayıldığından, “İngiltere-Ortadoğu ilişkisi, Almanya, Fransa, Rusya hatta ABD’nin ilişkisine bile benzemez” diyenler dudak bükmelere kurban edilecektir yine…
Amerika’yı da Rusya’yı da parmağında oynatır iddiasını veya güncel hali tam bir muamma sayabileceğimiz İsrail-İngiltere ilişkilerini anlamazsak, Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez bir Kraliyet Donanma Gemisi’nin (HMS Daring), Boğaz(ımız)dan geçerek Karadeniz’e açılmasını da Londra’nın “erken seçim” kararı almasını da ve nihayet “bölgeye dönüşü”nü de anlayamayız…
“Soğuk Savaş” ifadesi zaten meselesinin bir ucunu Ukrayna/Avrupa’ya bağlıyor.
Savaş gemisi Karadeniz’de “gizli” bir NATO tatbikatına katılacak! Zaten ada basınının attığı, “HMS, Putin’i avlayacak” başlıklarının anlamı o. İngiliz savaş gemisinin varlığını Çanakkale savaşlarının yıldönümü vesilesine bağlamak doğru değil.. Çünkü bu karar Başbakan May tarafından Ocak ayı başında alındı…
ORTADOĞU SAVAŞLARI İÇİN AB SEÇİMLERİ…
İngiltere Başbakanı Theresa May yaklaşık bir hafta önce sürpriz bir açıklama yaptı ve 8 Haziran’da erken seçime gidilmesini istedi.
Meşhur “10 numara” önünde gazetecilere şunları söyledi; “Brexit sürecinin başladığı dönemde Parlamento’nun bütünlük içinde hareket ettiğini görmek gerekiyor. Ancak Brexit süreci konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda istikrarın sağlanmasının tek yolu bu seçimleri yapmak”… (18/04, BBC.)
Anlaşılıyor ki bu erken seçim, hem içerideki ayak oyunlarını kesmek hem de Brexit konusunda çirkinleşeceği anlaşılan Brüksel’e karşı elini güçlendirmek anlamına geliyor. (AB’nin Londra’ya 60 milyar €’luk fatura çıkaracağı söyleniyor.)
Bilindiği gibi Başbakan May seçimle iktidara gelmemişti. Brexit referandumu sonrası David Cameron’ın istifasının ardından göreve geldi.
Peki erken seçim Brexit için sürpriz sonuçlar üretebilir mi?..
ZOR.. AMA İMKÂNSIZ DEĞİL!
Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani’nin sözlerine ne kadar güç yüklemeliyiz; “Erken seçimin ardından yeni bir hükümet kurulursa İngiltere’nin AB’den çıkış süreci geri döndürülebilir. Seçmenlerin fikirlerini değiştirmesi halinde Avrupa Birliği İngiltere’ye kollarını açacaktır”. (22/04, Yeni Şafak.)
Başbakan May’in Brexit’ten dönüşün “olmayabileceğine” ilişkin çok açıklaması var.. Ama Birleşik Krallık’ta farklı düşünen -son genel seçimde üçüncü sırada yer alan Liberal Demokrat Parti lideri Tim Farron gibi- siyasiler de var; “Bu seçimler, size ülkenin yönünü değiştirme şansını tanıyor. Felaket sonuçlar doğuracak sert Brexit yaşanmasını istemiyorsanız bu sizin için fırsat»…
Nihayetinde May’in liderliğini yaptığı Muhafazakâr Parti güçlü görünüyor ve kazanması muhtemel. Ama sonuçta bu politika!
Haritayı biraz büyütelim… Ada’nın erken seçime gitme kararıyla birlikte, Avrupa’nın ana sütunlarını oluşturan üç ülke, Fransa-Almanya ve İngiltere neredeyse eş zamanlı seçimlere gidiyorlar…
DEĞİŞİM AMA NE(RE)YE?
Seçimler, AB-ABD ilişkileri, Rusya-Almanya ilişkileri, Ukrayna ve NATO, bu üç ülkenin Ortadoğu’daki rekabetleri ve küresel ekonomiyi etkileyecek sonuçlar ve/veya kör noktalar üretecek.
Bu üç ülkenin rekabet kulvarlarında yön değiştirmeyi zorlaştıracak kırık makaslar var. Brexit lafı çıkar-çıkmaz İngiliz finans krallığının tahtına göz diken Fransa gibi. Ancak, “imkânımız olsa” da Suriye (Ortadoğu) ile daha çok ilgilenebilsek” diyen Paris için bu sadece hayal.
AB (Almanya) ile ABD arasında Batı ittifakının ekonomik ilişkilerini etkileyecek büyük beklentiler, serbest ticaret anlaşmaları da bekliyor. (‘Merkel encouraged US will consider EU free trade deal’, 24/04, CNBC.).
Hepsinde birden son dönemde meydana gelen terör olaylarını da bu bağlamda görmek, seçimler ve birbirleriyle ilişkileri noktasında mümkün gözüküyor…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Brüksel (AB ve NATO) ziyaretlerini bu içerikten muaf tutamayız. Ancak sanıldığı veya daha önceki örneklerinden bağımsız olarak Türkiye, referandum ve yukarıdaki seçimlerin toslaşmasıyla ortaya çıkan ilişkileri yumuşatma turu atmayacak. Bu kapı zaten açık ama önceliği olmayacak.
İlk sırada, Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin “nereye varacağı”nı arayan güçlü bir çağrı duyabiliriz.
İngiltere’nin Ortadoğu’ya dönüşü tüm bu politik akışla elbette ilintili. Ama ABD’nin arkasındaki, Rusya’nın karşısındaki, bölge ülkeleri ile; Suudi Arabistan, diğer Körfez ülkeleri, Mısır, İran, Pakistan, Afganistan, Irak, Suriye, Kıbrıs vs. ülkelerle ilişkileri flu olan İngiltere’nin ayak izlerini görebiliyor muyuz?
Belki şimdiden unutulmaya başlanmış yeni bir haberi anımsamak gerekiyor.. Çünkü başlangıç noktası orası olabilir…
“İngiltere Başbakanı May, ABD Başkanı Donald Trump’ın Washington’da görüştüğü ilk yabancı lider olmasının ardından Ankara’ya geldi… Çankaya Köşkü’ndeki basın toplantısında, Milli Muharip Uçak Projesi’ni geliştirmeye yönelik olarak TAI ile İngiliz savunma devi BAE Systems arasında çerçeve sözleşme imzalandı”. (28/01, Amerika’nın Sesi.)
Bakalım çerçevenin içine daha neler sığacak…

Nedret Ersanel
Not: bu onu hakkında kafkassamda etrafı bir analiz çıkmıştır meraklısı için
http://www.kafkassam.com/kuresel-britanya-icin-ingiltere-turkiye-stratejik-ortakligi-amerikaya-meydan-okuyor.html

Yorumlar