Sadr Ailesi: İran ile ilişkileri ve Irak siyasetindeki yeri

Irak seçimlerinin ardından

Petrol Fiyatlarının Yükselmesi Üzerine

Rusya’nın Gerçekten Nükleer Füzesi var mı ?

ABD’de ilk Müslüman kadın yargıcın şüpheli ölümü?

Gündem 18 Nisan 2017
2.120

Doğu kültüründe kim ne dersin bir batı kompleksi olduğu söylenebilir. Doğu batı arasındaki genetik ve kültürel köprülerin kavimler göçü ile başlatılması mümkün ancak Makedonya Kralı İskender’in Doğu seferi ve Hindistan’a uzanan askeri hamlesiyle gelişen Helenizm, doğu batı karışımı yeni bir medeniyet inşa girişimiydi. İslam dünyasındaki halkların geri kalmışlığı ve zaaflarını çok iyi belirleyen Avrupalı devletler, Ruslar ve Amerikalılar, ajanlarını çoğu zaman mühtedi derviş hüviyetinde sahaya sürdü.

Dervişler; misyonerlik çalışmalarından farklı amaca yönelik, daha akıllıca tasarlanmış tam donanımlı bir casusluk faaliyetiydi. Dolaştıkları coğrafyanın dilini özellikle Arapçayı çok iyi tekellüm eyleyen (konuşabilen) bu çakma mühtedi dervişlere, bütün kapılar ardına kadar açıldı, çakma dervişlerin arkalarında saf tutup namaz kıldılar, fetva sordular. Cahil devlet adamları ve halk, en mahrem sırlarını bu derviş görünümlü sözde hidayete ermiş mühtedi müsveddeleriyle paylaştılar. Hemen her İslam ülkesinin bir Lawrens hikâyesi vardır. Hepsi, İngiliz değildir, etki altında oldukları veya sömürgeleştiren ülkeye göre Alman, Belçikalı, Hollandalı, Fransız, Amerikalı veya Rus olabilir.

Gençlik yıllarımızda Fransız sualtı araştırıcısı, Kaptan (Jacgues Yues) Kusto’nun Müslüman oluşu büyük bir heyecana yol açmıştı. Ardından Aya ilk ayak basan Amerikalı astronot Neil Armstrong’un uzayda ezan sesi duyduğu ve sonradan Müslüman olduğu şeklindeki iddialar ortaya atıldı. Öyleki neredeyse hemen her gün, özellikle İslamcı basında “El Ezher Üniversitesinde şifalı bitkiler ve ilaç profesörü ve eski dekanı olan Dr. Taha İbrahim El Halife 7 Japon Araştırmacının nasıl Müslüman olduğunu anlattı” türünden yüzlerce haber servis edildi. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ancak tüm bunların bir algı operasyonu olabileceğini hiç düşünmedik.

Örneğin Pakistan asıllı Sadiq Khan’ın Londra belediye başkanlığına seçilmesi, Londra’nın ilk Müslüman belediye başkanı spotuyla hepimizin gözüne sokulmadı mı? 11.6.2010’da Oxford İslami Çalışmalar Merkezi’nde, İngiliz tahtının varisi Prens Charles’in “Çevreyi korumak için İslami prensiplerin takip edilmesini” tavsiye etmesi, daha önce gündeme getirilen “İslamiyeti seçtiği” yönündeki haberlerin güncellenmesini sağlamıştı. Hatta Şeyh Nazım Kıbrısi; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Lefke sancağındaki tekkesinden başını uzatıp, Prens Charles “kalu Bela’da Müslüman oldu, Hüseyin” adını aldı falan demişti. O tekkede Cuma namazı kılmak nasip oldu. Merhum şeyhin Amerika’da yaşayan Lübnan kökenli damadı, Hutbeyi Arapça ve İngilizce okudu, cemaatte Türkler olmasına rağmen Türkçe okumadı. Cuma namazın bitiminde İngiliz, Alman ve Fransız dervişler cehri zikre başladılar. Demek istediğim din perdesinin arkasına gizlenip Müslümanları kandırmak hiçte zor değil.

Örneğin birkaç gün önce Newyork’taki Hudson Nehri’nde ölü olarak bulunan 65 yaşındaki Sheila Abdus-Salaam’da hem Amerika’daki Müslümanlara hem de Amerika’nın kültürel, ekonomik, siyasi, etkinliğinin sürdürülebilir olduğu İslam coğrafyasında yürütülen algı operasyonunda ismi kullanılan bir isimdi. Nasıl mı? Sheila Abdus-Salaam, Yüksek mahkemede ‘ilk siyahi ve Müslüman kadın yargıcıy’dı. İlk Müslüman kadın yargıç yaftasıyla kamuoyuna sunuldu. Oysa kadın ve siyahi olduğu doğruydu lakin Müslümanlığı su götürürdü. Müslüman falan değildi? Müslüman olmadığı halde Müslümanlığı da nereden çıkmıştı?

Doğrusu şu; Sheila Turner, 14 Mart 1952’de Washington, DC’de doğdu. Altı çocuklu işçi bir babanın kızıydı. Büyük babası da Virginia’da tütün çiftliklerinde çalışan bir köleydi. Sheila Turner, ilk kocasının ‘Abdus-Salaam’ soyadını aldı ve mesleki kariyeri boyunca onu kullandı. İkinci eşi İkinci eşi James Hatcher, John F. Kennedy’in basın müşaviri Andrew Hatcher’in oğluydu. Haziran 2016’da evlendiği üçüncü kocası Gregory A. Jacobs ise Newark Episcopal Piskoposluğunda Episkopal bir rahibti. İlk kocası hariç diğer iki kocası Hristiyan’dı. İlk kocasının soyadından dolayı New York Temyiz Mahkemesi üyesi seçildiğinde Amerikan kamuoyuna ilk Müslüman kadın yargıç olarak tanıtıldı.

Amerikan kamuoyunda yaygın ama yanlış imajın aksine hiçbir zaman Müslüman olmadı, din değiştirmedi. Nitekim Temyiz mahkemesinin sözcüsü Gary Spencer sadece ilk kocasının İslam soyadını aldığını belirtmişti. O’nun Müslüman olduğunu iddiası New York senatörü Kevin Parker’in 2013’te adaylığını takiben yaptığı basın açıklamasından kaynaklanmıştı. (Bkz. Feuer, Alan; Rashbaum, William K. (April 13, 2017). “Mystery and Melancholy Surround Death of Judge Found in the Hudson”. The New York Times. Retrieved April 13, 2017. / Jump up to:a b Reisman, Nick (April 13, 2017). “Anatomy of an Error”. State of Politics. Spectrum News. Retrieved April 13, 2017.) Müslümanlara nasıl ninni söylediklerini merak eden ‘Sheila Abdus-Salaam’ ile ilgili nasıl bir algı operasyonu yürütüldüğünü Türkçe ve İngilizce biyografisinden okuyup karşılaştırabilir. -https://en.wikipedia.org/wiki/Sheila_Abdus-Salaam- wikipedia’nın İngilizce versiyonunda Müslüman olmadığı, kocasının soyadından dolayı Müslüman bilindiği yer alırken Türkçe versiyonunda -https://tr.wikipedia.org/wiki/Sheila_Abdus-Salaam- bu hikayeye yer verilmemektedir.

Tüm bunları neden yazdım? Aynı tezgahlar Türkiye’de de mevcut. Her olay görüldüğü gibi değil. Çok az kimse gerçeğin peşine düşebiliyor. Nesnelerin ve olayların gerçekliğini araştırmak çokta kolay değil. Bedel ödemeniz bir kenara, avam kalıpları dışına çıktığınızda ‘hain’, ‘düşman’, ‘kafir’ ilan edilmeyi göze almanız gerekebilir. Hakikatin peşine düşen hikmet yolcularına selam olsun’ Çakma Hikmetçilere ve çakma dervişlere aman dikkat!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar