Güc mərkəzlərinin arasında qalan Azərbaycan: Bakının seçimi necə olacaq?

Petersbug Ekonomi Forumu

Teşkilatı Mahsusa’nın kurduğu Gürcistan Cumhuriyeti 100 yaşında!

ABD Savunma Bütçesi Pentagon-Beyaz saray mücadelesi

Küresel kaosun ortasında Erdoğan’ın Londra teması ve yeni Nelson Kim?

Gündem 14 Mayıs 2018
84


ABD Başkanı Donald Trump’ın İran nükleer anlaşmasından çekilme kararı, Ortadoğu’yu, hızla büyük güçleri içine çekebilecek yıkıcı bir bölgesel çatışmanın eşiğine itmiş durumda.(1) ABD, Trump’ın kararıyla nükleer anlaşmadan çekilse de AB, İran’la anlaşmayı devam ettirmek istiyor. Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, “anlaşmanın bölgenin, Avrupa’nın ve dünyanın güvenliği açısından çok önemli” olduğunu vurguladı. İttifaklar yeniden yazıldığı gibi Avrupa’nın ABD’ye kafa tutabildiği yeni bir dönem başladı.(2) İşte böylesine kritik bir süreçte Başbakan May ve Kraliçe II. Elizabeth ile görüşmek üzere İngiltere’ye giden Erdoğan’ın temasları çok önemli. Brexit sonrası dönemde İngiltere’nin ekonomik durumu hiçte sanıldığı gibi parlak sayılmaz.
İngiltere’de 2016 Haziran’da gerçekleştirilen Brexit – Avrupa Birliği (AB) referandumundan sonra İngiliz sterlini sert değer kayıpları yaşadı. Yüksek enflasyon aldı başını gidiyor. Düşük reel gelir artışının, hane halkının harcamalarını baskıladığı bir ortam mevcut. Bununla birlikte enflasyon / hane halkı geliri ilişkisinde geçtiğimiz mart ayı itibariyle olumlu yönde bir değişim gözlense de benzer gelişmiş ekonomiler artan küresel büyüme ivmesinden pay alırken, kim ne derse desin görünen o ki İngiliz ekonomisi için mevcut payını artırmak hiçte kolay değil. Totalde iç siyasi gerilimler, Brexit gündemi, yatırımların ertelenmesi, tüketici güvenindeki değişim, harcama dinamiklerinin farklılaşması, İngiltere ekonomisindeki belirsizlikleri artırdığı gibi uluslararası finans çevrelerinin güvensizliğini de tetikliyor. Bu açıdan bakıldığında Ankara’nın Londra’ya sunduğu teklifler İngiliz ekonomisi için can suyu kıymetinde. İngilizler Türkiye’yi değil, Türkler İngilizleri kurtarıyor!
Türkiye ile İngiltere’nin ikili ticaret hacmi 2017’de 16 milyar 200 milyon dolara ulaştı. İkili ticaret hacminde karşılıklı hedef 20 milyar dolar. 2016 yılı sonu itibariyle 2.983 İngiliz sermayeli firma Türkiye’de faaliyet göstermekte. Günümüzde Türkiye 3 binden fazla İngiliz şirketine ev sahipliği yapıyor. 2002-2016 arası İngiltere’den Türkiye’ye yapılan yatırım miktarı 9 milyar 538 milyon Dolar bandında gerçekleşti. 2002-2016 arası Türkiye’ye en çok yatırım yapan ülkeler arasında İngiltere, 4. sırada. Türkiye’de yerleşik kişilerce İngiltere’de kurulmuş firma sayısı 2016 yıl sonu itibariyle yaklaşık 90 civarında iken 2002-2016 döneminde Türkiye’den İngiltere’ye yapılan yatırımların toplamı 1 milyar 983 milyon Dolar’dır. 2016’da Türkiye’ye gelen İngiliz turist sayısı, 2015 yılına göre % 31,87 azalışla 1.711.481 olmuştur.(3) Şimdi bu rakamlara bakıp ta “-kim kimi kurtarıyor ya hesap bilmiyorsun ya da dayak yemedin” diyebilirsiniz?

Durağanlaşan ve artan küresel büyüme ivmesinde payı göreceli azalan İngiliz ekonomisini içine düştüğü kriz sürecinden kurtaracak sihirli formül, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gündeme getirildi. Londra’da, Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu’nun kapanışında İngiltere’den müttefik, stratejik ortak ve gerçek bir dost ülke olarak söz eden Erdoğan, “Dünyanın değişik coğrafyalarındaki iş ve ticaret fırsatlarından birlikte yararlanalım. Gelin bu büyük fırsatı birlikte değerlendirelim” çağrısında bulundu. İngiltere’yle ekonomik ilişkilere değinerek, “5. nesil uçak üretme hedefimizde çıtayı çok yukarı çıkarmış bulunuyoruz. Türkiye’nin operasyonel imkânları ile Birleşik Krallık’ın ekonomik imkânları bir araya gelince çok farklı bir tablo ortaya çıkacaktır. Gelin katma değeri yüksek ürünleri birlikte üretelim” dedi. Birleşik Krallık, değer verdiğimiz ve güven duyduğumuz stratejik ortağımızdır. Türkiye olarak biz Brexit sonrası dönemde de Birleşik Krallık ile her alanda daha fazla işbirliği yapmaya hazırız. Biz, zor zamanlarımızda yanımızda olan dostlarımızı asla unutmayan bir milletiz. Yeni bir dönemin eşiğinde olduğumuz şu günlerde, bizimle birlikte yol yürüyecek dostlarımıza vereceğimiz değer ise çok daha farklı olacaktır.” açıklamasını yaptı. (4)
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın programına bakıldığında üç günlük teması ticarete odaklı görünüyor. Erdoğan’ın ziyaretinde May ile bir ortak basın toplantısı düzenlenmesi, Chatham House’da bir konuşma yapması ve Buckhingam Sarayı’nda Kraliçe’yle görüşmesi planlandı. Birleşik Krallık diplomasisinin ziyareti, Erdoğan’ın seçimleri 24 Haziran’a çekmesinden önce ayarladığı var sayılsa bile bu ziyaretin Erdoğan’ın seçim kampanyasında kullanılacağı ortada. Erdoğan’ın Londra çıkartması; AB’nin dışında kalmışların yakınlaşması olabilir mi? Bence bu değerlendirme çokta yabana atılacak bir analiz sayılmaz. Çünkü İngiltere; NATO ortağı Türkiye’yi Brexit’ten sonra yakın bir müttefik göstermeye çalıştığı gibi 15 Temmuz darbe girişiminde Erdoğan’ın devrilmeyeceği yönünde stratejik bir öngörüde bulundu ve İngiltere’nin Türkiye’nin Stratejik müttefiki olduğunu kamuoyuna ilan etti. Nitekim İngiltere; darbe girişiminden sonra Erdoğan’la dayanışma için ilk bakan yollayan ülkeydi.(5) Ankara rotasını Washington’dan Brüksel’e çevirmiş gözüküyor. Türkiye ile Avrupa’nın ekonomik çıkarları, stratejik NATO bağlantısı ve taktik mülteci anlaşması son tahlilde ilişkiyi belirleyen ana faktör. Avrupa ile ekonomik ilişkiler siyasi sorunlara rağmen yolunda. Ankara yönetimi bundan memnun.

Kendisini bağımsız foto muhabiri ve yazar nitelendiren İnsan hakları, sivil toplum, azınlıklar, kültürel miras ve politika odaklı konularda çalıştığını belirten, Türkiye, Balkanlar, MENA (Middle East and North Africa), Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi ve Avrupa konulu haberler hazırlayan İngilizce ve İtalyanca bilen Piero Castellano’aya(6) göre; Kıta Avrupası, Türkiye’nin her bakımdan birinci ekonomik ortağı. Başta silâh olmak üzere ticaret artıyor, Avrupalı kredi muslukları akmaya devam ediyor ve Avrupalı şirketler büyük altyapı projelerinde birbirleriyle yarışıyorlar. Doğrudan yabancı yatırım kaleminde duraklama olsa da Batı Avrupalı sermaye stok bazında birinci sırada. Toplam ticaret 2016’da 144,681 milyar avrodan 2017’de 154,483 milyara çıkmış. AB lehine ticaret açığı ise 11,378 milyar avrodan 14,993’e yükselmiş. Almanya, İtalya, Fransa, İsviçre, İngiltere, İspanya, Hollanda, Belçika, İsveç şirketleri ve bankaları en önemli ortaklar. Sırf Alman sermayeli veya ortaklı 6000 şirket Türkiye’de faal. Türkiye’nin iş ortamı özellikle Avrupalı şirketler için bir lütuf. Çevresel veya stratejik etki analizi şartı yok, yerel alt yüklenicilerin iş güvenliği standartlarına uyma şartı yok (Türkiye, ölümcül iş kazalarının Avrupa şampiyonu). Hemen her kesim utanç verici bir şekilde, kaynağı ve şeceresi belirsiz yatırımcılar tarafından ülkeye saçılan nakit paraya gözünü kapatıyor.(7)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması için belirlenen Londra merkezli düşünce kuruluşu ‘Chatham House’, sıradan bir yer değil. 5-9 Aralık 2017’de, İngiltere’nin başkenti Londra’da temaslarda bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da buraya konuk olmuştu. Türk siyasetçilerinin nabzının ölçüldüğü yer. Chatham House, 2009’da Foreign Policy dergisi tarafından ABD dışındaki en iyi düşünce kuruluşu seçildi. Pennsylvania Üniversitesi’nin 2015 yılında yayımladığı bir rapora göre Brookings Enstitüsünden sonra dünyadaki en etkili ikinci düşünce kuruluşu. İlk önce Uluslararası İlişkiler Enstitüsü adıyla faaliyete geçti. 1926’da İngiltere Kraliyet ailesinin imtiyazını aldı. Bu imtiyazdan sonra ismine “Kraliyet” ibaresi eklendi ve “Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü” adını aldı. Fakat ilerleyen yıllarda bulunduğu binasının ismiyle anılmasından dolayı Chatham House adıyla tanındı. Kuruluş, 2005’ten itibaren uluslararası ilişkilerde önemli katkılar veren kişilere veya sivil toplum kuruluşlarına/liderlerine ödül veriyor, ayrıca her yıl çeşitli konferanslar düzenleyip, raporlar yayımlıyor. (8)
Erdoğan’ın Londra temasları sırasında İngilizlerin milli kahramanlarından Amiral Lord Nelson’dan söz etmesi(9), Osmanlı İmparatoru’nun Müslüman olmayan bir kişiye verdiği ilk nişanın sahibi olduğunu söylemesi, Sultan 3. Selim’in, Mısır’ın 1798’deki işgali sırasında gösterdiği çabalar için kendisine bu nişanı hediye ettiğini, Nelson’ın da bu nişanı son nefesini verdiği ana kadar gururla taşıdığını anlatması bir rastlantı mı? Yoksa Türk tarafının İngiltere’ye günümüzde nasıl baktığının göstergesi mi?

Hatırlanacak olursa Horatio Nelson, başarılı bir asker ve ünlü bir deniz subayıydı. 1798’de Napolyon, hedefini Mısır üzerine çevirdi. Mısır seferi sırasında bir kısım Osmanlı topraklarını ele geçirmeyi başardı. Osmanlı bu gelişmeler üzerine İngiltere ile Fransa’ya karşı ortak hareket etmek istedi. Her iki devlet de ‘düşmanımın düşmanı, benim dostumdur’ felsefesini takınıyorlardı. İngiliz donanması Akdeniz’e yollanmıştı, hedef Napolyon’un gemileriydi. İngiliz donanmalarının başında bulunan Amiral Nelson, büyük başarılara imza atmış bir komutandı. Amerikan Bağımsızlık Savaşından, Fransız Devrimi sonrasındaki muharebelere kadar birçok çatışmaya katılmıştı. Hatta 1797’de bir muharebede sağ kolunu kaybetmişti. Amiral Nelson’un donanması, İskenderiye yakınlarındaki Abukir Körfezinde tespit ettiği Fransız gemilerine saldırdı. Fransızlara ait olan gemiler birbiri ardınca dizilerek güçlü bir hat oluşturmuştu. Aynı zamanda bu gemiler, aralarından herhangi bir şeyin geçememesi için birbirine zincirlerle bağlanmışlardı.

Kısacası Fransız donanması tam bir sur şeklinde denizin ortasında kümelenmişti. Amiral Nelson, Fransız gemilerinin oluşturduğu hattın zayıf noktalarını çözmeye çalışıyordu. Donanmasını temel olarak iki kola ayırdı. Bir kol Fransız hattının önünden arkasına sızmaya çalışacak, diğer kola ait gemiler ise sol cenahtan Fransız gemilerini yaylım ateşine tutacaklardı. Amiral Nelson, harekâtı gece karanlığında başlatmayı uygun buldu. Muharebe sonunda Fransız gemileri imha edildi. Napolyon Bonapart bu büyük kayıp üzerine Mısır’dan geri çekildi ve böylece Fransa’nın Mısır seferi geri püskürtülmüş oldu. Amiral Nelson, Nil Savaşı adıyla da anılan bu muharebedeki başarısı sebebiyle Devlet-i Aliyye tarafından Osmanlı Nişanı ile onurlandırıldı.

Bu nişan Osmanlı tarafından ilk defa bir yabancı komutana veriliyordu. Amiral Nelson’a verilen ay yıldızlı Osmanlı Nişanı, kendisinin resimlerinde tam kalbinin üzerinde açıkça görülür. Amiral Nelson sonraki yıllarda da askeri görevlerine devam etti. 1805 yılında Fransa ve İspanya tarafından oluşturulan müşterek donanmaya karşı yapılan Trafalgar Savaşı sırasında ağır şekilde yaralanarak hayatını kaybetti. Amiral Nelson’un mezarı bugün Londra’da Aziz Paul Katedrali’ndedir.(10) Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Londra’da durup dururken Amiral Nelson’dan söz etmesinin mutlaka tarihsel ve aktüel arka planı mevcuttur. Bugün Türkiye’ye saldıran Napolyon kimdir? Kraliçe’nin Türkiye’yi bu saldırıdan kurtarması için görevlendirdiği Amiral Nelson Kimdir? En önemlisi kim ya da hangi küresel güç Türkiye’ye saldırmaya hazırlanmaktadır?

Bakınız:
1- http://www.wsws.org/tr/articles/2018/05/12/isra-m12.htm
2- https://www.eurotopics.net/tr/
3- http://www.mfa.gov.tr/birlesik-krallik-ekonomisi.tr.mfa
4- https://tr.sputniknews.com/avrupa/201805131033422913-erdogan-ingiltere-isbirligi/
5- https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-44104889
6- http://www.pierocastellano.com/
7- Piero Castellano/ https://ahvalnews.com/tr/ab-turkiye/turkiye-ab-dosyasi-isler-tikirinda-1-buyuk-italyan-projeleri-erdoganin-ittifakina
8- http://www.dikgazete.com/oslo-surecini-baslatan-dpi-kurt-oylarini-manipule-etmeye-hazirlaniyor-makale,664.html – https://www.chathamhouse.org/chatham-house-rule – https://www.chathamhouse.org/about/mission
9- http://www.akparti.org.tr/site/haberler/cumhurbaskani-erdoganin-turk-ingiliz-tatlidil-forumunda-yaptigi-konusma/100337#1
10- https://onedio.com/haber/osmanli-nisaniyla-odullendirilen-ingiliz-amiral-horatio-nelson-in-ilginc-hayat-hikayesi-730476

Ömür Çelikdönmez
Twitter: @oc32oc39

Yorumlar