YAKUPHAN OKUT: IŞİD Bitti Sanılırken: Suriye’nin Karanlık Hücreleri

Ortadoğu’da bazı örgütler ölmez.
Sadece isim değiştirir, yöntem değiştirir, görünmez olur.
IŞİD de tam olarak böyle bir örgüte dönüştü.
Bir zamanlar Rakka’dan Musul’a kadar uzanan topraklarda bayrak açan, tanklarla şehir ele geçiren ve kendisini sözde bir devlet olarak ilan eden yapı bugün aynı görüntüye sahip değil. Fakat toprak hâkimiyetini kaybetmesi, ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Bugün Suriye’nin Dera kentinden gelen haber bunun yeni bir örneği.
Suriye makamları, üç iç güvenlik personelinin ölümüne karıştığı belirtilen IŞİD bağlantılı bir hücrenin liderlerinden Walid el-Fallah’ın yakalandığını açıkladı. Operasyonda beş kişinin gözaltına alındığı, silah, mühimmat ve bomba yapımında kullanıldığı belirtilen malzemelerin ele geçirildiği bildirildi.
Burada haberin kendisinden daha önemli olan şey, haberin bize söylediğidir:
IŞİD Suriye’de artık bir ordu gibi değil, bir suç ve terör ağı gibi hareket ediyor.
Bu çok önemli bir değişim.
Çünkü örgütlerin en tehlikeli dönemi bazen en güçlü oldukları dönem değildir. En tehlikeli dönem, kaybettikleri toprakların ardından görünmez hale geldikleri dönemdir.
Artık konvoy yok.
Cephe yok.
Üniforma yok.
Büyük askeri üsler yok.
Onun yerine hücreler var.
Küçük silah depoları, güvenli evler, sahte kimlikler, para trafiği, yerel bağlantılar ve birbirinden kopuk görünen küçük gruplar var.
Bu nedenle Suriye’de terörle mücadele artık klasik anlamda askerî bir mücadele olmaktan çıkıyor. Bu, doğrudan doğruya istihbarat savaşıdır.
Ve Türkiye burada görmezden gelinemeyecek bir aktör.
Suriye’nin kuzeyi ve Türkiye sınırı boyunca yıllardır oluşan istihbarat, güvenlik ve insan ağı düşünüldüğünde, Ankara’nın bölgedeki gelişmelerden tamamen habersiz olduğunu düşünmek gerçekçi değildir.
Nitekim Türkiye’nin IŞİD yapılanmalarına yönelik istihbarat operasyonları da devam ediyor. Haziran ayında MİT’in IŞİD-Horasan yapılanmasının üst düzey bir mensubunu yakaladığı ve Türkiye’ye getirdiği açıklanmıştı. Operasyonun, örgütün Türkiye’ye yönelik planlarının ve militan aktarım ağlarının ortaya çıkarılmasına yardımcı olduğu bildirilmişti.
İşte Dera’daki son gelişmeyi bu daha geniş istihbarat savaşından bağımsız okumamak gerekiyor.
Çünkü Suriye’de bir hücrenin ortaya çıkarılması yalnızca birkaç militanın yakalanması değildir.
Hücrenin arkasındaki bağlantıların bulunmasıdır.
Kim para gönderiyor?
Kim silah sağlıyor?
Kim güvenli ev temin ediyor?
Kim sahte belge hazırlıyor?
Kim sınır geçiriyor?
Kim hedef gösteriyor?
Ve en önemlisi:
Kim istihbarat topluyor?
Terörle mücadelede asıl başarı, tetiği çekeni yakalamak değildir. Tetiği çekene ulaşan zincirin tamamını çözmektir.
Suriye’nin yeni güvenlik yapılanması açısından mesele daha da kritik. Esad sonrası dönemde devlet kurumları yeniden şekilleniyor. IŞİD ise tam da böyle geçiş dönemlerini sever. Merkezi otoritenin zayıfladığı, kurumların birbirine alışmaya çalıştığı, sınırların tam denetlenemediği ve eski silahlı yapıların hâlâ sahada bulunduğu ülkelerde küçük hücreler büyük sonuçlar yaratabilir.
Bugünkü Dera operasyonu bu nedenle yalnızca yerel bir güvenlik haberi değildir.
Bize şunu hatırlatıyor:
IŞİD’in coğrafi hilafeti çökmüş olabilir; fakat istihbarat haritasındaki IŞİD hâlâ ortadadır.
Üstelik örgüt artık yalnızca Suriye’nin değil, Irak, Türkiye, Afganistan ve Avrupa’ya uzanan daha geniş bir ağın parçası olarak düşünülmek zorunda.
Bu nedenle Türkiye açısından da mesele Suriye sınırının ötesinde başlıyor.
Bir hücre Dera’da kurulabilir.
Bir finans bağlantısı başka bir ülkede olabilir.
Bir militan Türkiye üzerinden hareket etmiş olabilir.
Bir emir binlerce kilometre öteden gönderilebilir.
Ve bütün bu zincirin ortasında tek bir telefon, tek bir SIM kart veya tek bir insan bağlantısı bulunabilir.
İşte modern istihbarat savaşının gerçeği budur.
Terör örgütleri küçüldükçe, onları ortaya çıkarmak için gereken istihbarat büyüyor.
Suriye’de bugün yakalanan bir hücre, belki de yalnızca bir hücrenin sonudur.
Ama aynı zamanda başka bir gerçeğin başlangıcıdır:
IŞİD bitmedi.
Sadece görünmez olmayı öğrendi.

YAKUPHAN OKUT

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.