İran’ın Erivan Büyükelçisi Halil Şirğolami Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme sürecinde olumlu rol oynayabiliriz ifadesini sık sık kullanıyor.
“Ermeni İleri Araştırmalar Merkezi” adlı sivil toplum kuruluşu 17 Eylül’de Erivan’da “TRIPP üzerine düşünceler” başlıklı bir çalıştay düzenledi. Çalıştaya davetli konuşmacı olarak İran’ın Ermenistan Büyükelçisi Halil Şirğolami de katıldı. Şirğolami Türk-İran ilişkileri, Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci ve TRIPP projesi hakkında konuştu.
Şirğolami, Türkiye’yi İran’ın önemli komşularından biri olarak nitelendirerek iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel ve ekonomik boyutuna dikkat çekti. İran ile Türkiye arasında uzun süredir doğrudan bir savaş veya ciddi bir sorun yaşanmadığını belirten Şirğolami, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yanı sıra halklar arasındaki karşılıklı ziyaretlerin ve insani temasların da yoğun olduğunu ifade etti.
İran-Türkiye ilişkilerinin siyasi açıdan da iyi düzeyde olduğunu ifade eden Şirğolami, İran’ın hem Ermenistan hem de Türkiye ile iyi ilişkilere sahip olmasının kendilerine önemli bir avantaj sağladığını belirtti. Bu nedenle Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin tamamen normalleşmesi sürecinde olumlu bir rol oynayabileceklerini söyledi. Ancak Şirğolami, İran’ın bu yaklaşımının Ermenistan ve Ermeni halkının ulusal çıkarlarını da gözetmesi gerektiğini vurguladı.
Şirğolami’ye göre Türkiye ile Ermenistan arasında eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde kurulacak ilişkiler, yalnızca siyasi açıdan değil, iki ülkenin ekonomik çıkarları açısından da olumlu sonuçlar doğurabilir.
İran’ın Türkiye-Ermenistan normalleşmesini ve iki ülke arasındaki sınırların açılmasını destekleyip desteklemediği sorusuna ise Şirğolami açık biçimde “Elbette, kesinlikle destekliyor” yanıtını verdi.
TRIPP konusunda İran’ın yaklaşımı
Şirğolami, TRIPP konusunda ise İran’ın temel muhatabının Türkiye değil, projenin geçeceği ülke olan Ermenistan olduğunu belirtti. TRIPP görüşmelerinin Ermenistan hükümetiyle yürütüldüğünü ifade eden Şirğolami, Ermenistan’ı İran’ın dostu olarak tanımladı.
Bununla birlikte İran’ın diğer ülkelerin, özellikle de Türkiye’nin görüşlerini dinlediğini de söyledi.
Şirğolami’nin açıklamalarında dikkat çeken noktalardan biri, TRIPP’yi yalnızca Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki bir ulaşım projesi olarak değil, daha geniş bir bölgesel ulaşım ağı perspektifinde değerlendirmesi oldu.
İranlı büyükelçiye göre ulaşım hatlarının önündeki engeller kapsamlı ve çok taraflı biçimde kaldırılırsa, ortaya çıkacak bağlantılar Ermenistan’ın Basra Körfezi’ne, İran’ın ise Karadeniz’e ulaşmasını sağlayabilir. Şirğolami, böyle kapsamlı bir ulaşım ağının oluşturulmasının bölgedeki bütün ülkelerin yararına olacağını savundu.
Bu açıklama, İran’ın TRIPP’ye yönelik yaklaşımında “projenin kendisine karşı çıkmak” ile “projenin nasıl uygulanacağı” arasında ayrım yaptığını gösteriyor. Şirğolami, Ermenistan üzerinden geçecek bağlantıya kategorik biçimde karşı çıkmak yerine, ulaşım ağının çok taraflı ve bölgesel bir sisteme dönüşmesi halinde İran’ın da bundan ekonomik ve jeopolitik fayda sağlayabileceğine işaret ediyor. İran ABD savaşının gidişatını gözönünde bulunduran Şirğolami duruma göre strateji belirlenebileceği gerçeğini dikkate alarak oldukça diplomatik davranmış. İran’ın ilk günden itibaren sürece karşı olmasına rağmen kullandığı dil ve üslupta değişim olmuş gibi gözükmektedir. Büyükelçi Şirğolami zaman zaman bölgesel sorunlar hakkında konuşurken Türkiyenin durumunu ve tutumunu da gündeme getirmektedir. Bölgesel sorunları çözmek artık her geçen gün daha da önem kazanırken Şirğolaminin önerisi sorunun çözümüne yönelik yapıcı bir adım olarak görülsede netice itibari ile üçlü barış olmadan yani Türkiye Ermenistan Azerbaycan arasında aynı zamanda önkoşulsuz üçlü barış olmazsa güney Kafkasyada sorunlar çözülmez.

