Eski Azerbaycan Dışişleri Bakanı Tofik Zülfügarov, kişisel Facebook hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Eğer Başbakan Nikol Paşinyan gerçekten Ermenistan’ı Rusya’dan uzaklaştırıp Batı eksenine taşımak istiyorsa, neden hâlâ tartışmalı Zengezur bölgesi üzerinden, 2020 ateşkes bildirgesinin uygulanmayan tek maddesi olan ünlü 9. madde konusunda siyasi manevralar yapıyor?”
Bu açıklamanın zamanlaması dikkat çekicidir. Zülfügarov’un paylaşımından iki gün önce, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov üç yıllık aranın ardından Moskova’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirerek Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü. Aynı gün ise Ermenistan hükümeti, TRIPP yasa tasarısını onaylayarak Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmesine sundu.
Bu gelişmeler, geçen yıl 8 Ağustos’ta Washington’da varılan siyasi mutabakatın artık hukuki ve kurumsal uygulama aşamasına geçtiğini gösteriyor. Süreci daha da dikkat çekici kılan unsur ise, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın neredeyse eş zamanlı olarak TRIPP+ yatırım programını onaylaması ve programın icra direktörlüğüne Rus kökenli Amerikalı iş insanı Konstantin Sokolov’un atanması oldu.
Daha önce resmi Bakü, Erivan’ın TRIPP sürecini bilinçli biçimde geciktirdiği yönünde çeşitli imalarda bulunmuştu. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Erivan ziyareti ve sonrasında Ermenistan ile ABD tarafından atılan somut adımlar, Azerbaycan’ın bu yöndeki eleştirilerini resmi düzeyde sürdürmesini zorlaştırdı.
Bu nedenle, Zülfügarov’un açıklaması doğrudan resmi bir hükümet görüşü olmasa da, kamuoyuna verilen dolaylı bir siyasi mesaj olarak değerlendirilebilir.
Nitekim Zülfügarov aynı paylaşımında, “Rusya’nın Paşinyan’ın 9. maddeyi uygulamasını engellediği” yönünde bir ima da bulunuyor. Bu durum çeşitli soruları gündeme getiriyor: Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, kaçırılmış bir fırsattan dolayı gerçekten pişmanlık mı duyuyor? Yoksa Bayramov’un Moskova temaslarında Azerbaycan tarafı beklediği desteği bulamadı mı?
Bu soruların kesin bir yanıtı olmasa da, Zülfügarov’un paylaşımının asıl dikkat çekici yönü farklıdır. Eski bakan, açıkça ifade etmese de, 9 Kasım 2020 tarihli Üçlü Bildiri’nin 9. maddesini doğrudan **Syunik (Zengezur) bölgesiyle** ilişkilendirerek bu konudaki siyasi tartışmayı yeniden gündeme taşımaktadır.
Bu yaklaşım, Azerbaycan’da bazı çevrelerin, söz konusu maddenin uygulanmasının kaçırılmış stratejik bir fırsat olduğu yönündeki değerlendirmelerini yansıtmaktadır. Buna karşılık, Ermenistan’daki muhalefetin bu süreci engellemeye çalışması ise ayrı bir tartışma konusu olarak öne çıkmaktadır.
Sonuç olarak, Zülfügarov’un paylaşımı yalnızca kişisel bir değerlendirme değil; Azerbaycan-Rusya-Ermenistan üçgeninde, özellikle **Zengezur Koridoru**, **TRIPP süreci** ve **9 Kasım Bildirisi’nin 9. maddesi** etrafında şekillenen yeni jeopolitik tartışmaların da önemli bir yansıması olarak okunabilir. Bu nedenle açıklama, resmi bir devlet politikası olmaktan ziyade, Bakü’deki stratejik çevrelerin nabzını tutan dolaylı bir siyasi mesaj niteliği taşımaktadır.

