Turan Rzayev: Azerbaycan’da “Çocuk Parası” Tartışması ve Yeni Bir Model Önerisi

Azerbaycan’da “çocuk parası” verilmesi talebi, yıllardır gündemden düşmeyen bir tartışma konusudur. Milli Meclis milletvekili ve Ana Vatan Partisi Genel Başkanı Günay Ağamalı’nın ARB TV’de yayınlanan “Günə doğru” (Güne Doğru) programındaki açıklamaları ve Real TV Genel Yayın Yönetmeni Mir Şahin Ağayev’in görüşleriyle birlikte bu konu yeniden hareketlendi.
Ne Günay Ağamalı’yı ne de Mir Şahin Ağayev’i eleştirmek gibi bir niyetim var; çünkü onların söyledikleri subjektif bir yaklaşımdır. Toplumda herkes aynı şeyi tekrarlamak zorunda değildir. Özellikle bir insanın dile getirdiği görüşler yüzünden hakarete uğramasını doğru bulmuyorum. Bunun yerine yapıcı öneriler sunmak çok daha medeni bir yaklaşımdır.
Yanlış Bilinen Doğrular ve Küresel Örnekler
Gözlemlerimden çıkardığım sonuç şu ki; ülkemizde çocuk parasının ne olduğunu ve ne amaçla verildiğini pek çok kişi bilmiyor. Birçok insan bu konuyu araştırmadığı gibi, belirli çevrelerin manipülatif söylemleri nedeniyle de yanlış bilgilendiriliyor.
Bilinenin aksine, çocuk parası dediğimiz bu sosyal ödemeyi her ülke yapmıyor. Daha net ifade etmek gerekirse; demografik büyümenin (nüfus artışının) durduğu ülkelerde devletler, ailelerin çocuk sahibi olmasını teşvik etmek amacıyla bu tür adımlar atar. Üstelik bu uygulama her ülkede aynı şekilde yürütülmez:
Avrupa (Almanya, Fransa, İsveç, Norveç vb.):** Aileleri daha fazla çocuk sahibi olmaya özendirmek için ciddi teşvikler uygulamaktadır.
Japonya: Yıllardır düşük doğum oranlarının sonuçlarıyla mücadele ediyor. Ülkede nüfus hızla yaşlanıyor ve iş gücü azalıyor. Bu nedenle devlet, hem ailelere maddi destek sağlıyor hem de taşraya taşınan genç aileler için özel programlar hazırlıyor.
Macaristan: Çok daha sert bir demografik teşvik modeline geçmiş durumda. Çok çocuklu aileler için vergi muafiyetleri, sübvansiyonlar ve çeşitli sosyal paketler uygulanıyor.
Geleceğe Yapılan Stratejik Bir Yatırım
Yöntemler farklı olsa da amaç tektir: Yerli nüfusu artırmak. Devletler bunu aslında karşılıksız bir iyilik olarak da yapmazlar. Birçok ülkede çocuk parası, insani bir jest olmaktan ziyade stratejik, demografik ve ekonomik bir politikanın parçasıdır. Devletler bilir ki bugünün çocuğu; yarının vergi mükellefi, işçisi, askeri, mühendisi, doktoru ve genel olarak sistemi ayakta tutan vatandaşı olacaktır. Bu yüzden aileye yapılan destek, bir anlamda geleceğe yatırılan bir sermayedir.
Azerbaycan’a gelecek olursak; ülkemiz uzun yıllar yüksek doğum oranlarına sahip bir ülke kabul edildiği için bu problem keskin bir şekilde hissedilmiyordu. Hatta “çocuk parası” uygulamasının 2006 yılında kaldırılmasının temel sebebi de tam olarak buydu.
Ancak son yıllarda Azerbaycan’da da doğum oranlarında bir düşüş gözlenmektedir. Kentleşme, barınma (konut) sorunu ve yaşam maliyetlerinin artması, gençlerin ya geç evlenmesine ya da hiç evlenmemesine; evlenenlerin ise 1, en fazla 2 çocuk sahibi olmasına yol açıyor. Bunun yanı sıra bir diğer sorun da tek çocuklu ailelerde erkek çocukların tercih edilmesidir. Yani bugün radikal bir şekilde hissedilmese bile, gelecekte hem nüfus artışı hem de cinsiyet dengesizliği sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliriz.
Klasik Sistem Yerine “Çocuk Fonu” Modeli
Tüm bunlara rağmen, çocuk parasının eski hâliyle geri getirilmesini uzun vadeli perspektifte yeterli görmüyorum. Aslında burada daha farklı ve stratejik bir model öneriyorum: Klasik çocuk parası sistemi yerine bir “Çocuk Fonu” modeli kurulabilir.
Modelin Özeti: Çocuk doğduğu günden itibaren onun adına özel bir hesap açılır. Bu hesaba hem ebeveynin resmi maaşından belirli bir oranda kesinti yapılarak hem de devletin belirleyeceği miktarda bir bütçe aktarılır. Çocuk sayısı çok, maaşı az veya asgari ücret seviyesinde olan vatandaşların maaşından daha düşük oranda kesinti yapılabilir ve devletin payına düşen kısım artırılabilir. Aksine, maaşı yüksek olan vatandaştan daha yüksek oranda kesinti yapılarak devletin üstlendiği pay azaltılabilir. Böylece toplanan para günlük tüketim için değil, çocuğun geleceği için biriktirilmiş olur.
Tüketim Değil, Sermaye Odaklı Yaklaşım
Bu modelin temel farkı şudur: Klasik çocuk parası modeli daha çok günlük harcamaları karşılamaya yöneliktir. Aile bu parayı gıdaya, okula, faturalara ve diğer ihtiyaçlara harcar; para piyasaya girer ve kısa sürede etkisini kaybeder. **Çocuk Fonu modeli ise tüketime değil, sermaye oluşturma mantığına dayanacaktır.
Örneğin; ebeveyn her ay hesaba 20 manat yatırırsa, devlet de buna ek olarak 70-80 manat destek sağlarsa, 18 yaşına gelmiş bir gencin hesabında on binlerce manat birikebilir. Üstelik bu para yıllar içinde yatırım enstrümanları vasıtasıyla değerlendirilirse, bu miktar çok daha ciddi bir sermayeye dönüşebilir.
Böylelikle bir genç hayata sıfırdan başlamak zorunda kalmaz. Üniversite eğitimi, ilk evinin peşinatı, kendi işini kurması veya mesleki gelişimi için belirli bir başlangıç sermayesinin bulunması, sosyal ve ekonomik açıdan büyük bir değişim yaratabilir. Özellikle Azerbaycan’da gençlerin 18-25 yaş aralığında uzun süre ekonomik olarak aileye bağımlı kaldığı göz önüne alınırsa, bu model oldukça etkili sonuçlar verebilir.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.