Kurtları seven Rus işadamı, Türklerin desteği sayesinde internetin yıldızı oldu

AVRUPA KOMİSYONU BAŞKANININ MEŞRUİYETİNİ TARTIŞABİLİRİZ… AMA ŞİMDİ DEĞİL!

ABD yeni savunma sekreter vekili Mark Esper

Esper: F 35 tam kapasite kullanılamayacak

Suudi Arabistan Katar ve Lübnan’dan sonra Türkiye’ye saldıracak!

Gündem 23 Aralık 2017
316

Osmanlı Devletine İngilizlerin kışkırtmasıyla isyan eden Şerif Hüseyin’i 23 Eylül 1932’de deviren Kral Abdülaziz kendi hanedanını kurdu. Ülke hanedanın isminden dolayı Suudi Arabistan adını aldı. İdare şekli monarşi olan ülke, Suud hanedanı tarafından yönetiliyor. Kral aynı zamanda Hükümet Başkanıdır. Bu sistemde, hükümet fonksiyonları Bakanlar Kurulunca yürütülmektedir. Yasama çalışmalarında ise Şura Meclisi de rol üstleniyor. Şura Meclisi’nde görüşülen yasa tasarıları, Bakanlar Kurulu’nca kabul edildiği ve Kral tarafından onaylandığı takdirde yürürlüğe girebiliyor. Türkiye’nin Suudi Arabistan’la çok taraflı platformlarda yakın işbirliği bulunuyor. Bu çerçevede, özellikle iki ülkenin aktif üyesi ve Türkiye’nin dönem Başkanı olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı ile 2008 yılında Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog mekanizması tesis ettiği Körfez İşbirliği Konseyi kapsamında işbirliği öne çıkıyor.
Suudiler her ne kadar kendileri için en büyük tehlike odağının Şii İran olduğunu ilan etselerde, Türklerden korktukları kadar kimseden korkmuyor. Neden mi? Birincisi Türkler Şii değil Sünni. İkincisi Hilafetin son merkezi, kutsal emanetler, İstanbul’da. Üçüncüsü İslam ülkeleri içinde NATO üyesi tek ülke. Dördüncüsü İslam ülkeleri içinde doğu ve batıyı en İyi tanıyan ülke. Beşincisi gelişmişlik kraterleri açısından Türkiye ayarında başka İslam ülkesi yok. Hiç şüpheniz olmasın Medine savunmasının kahramanı Fahrettin Paşaya saldırının arkasında Siyonizmin maşası Suudiler var! Amaçları Türkiye’yi aşağılamak. Amerikan yandaşlığını, Türkiye karşıtlığı ile örtbas etmek. Bununla kalmayacaklar, tıpkı Katar ve Lübnan krizinde yaptıkları gibi hatta dozunu daha da artırarak Türkiye’ye saldıracaklar. Türkiye’ye nota verecekler, Büyükelçilerini çekecekler, Türkiye’nin hac kotasını azaltacaklar. Ortak sınırımız olmadığından savaş ilan edemeyecekleri için, besledikleri El Kaide veya IŞİD teröristlerini üstümüze salacaklar. Daha önce söylediğim gibi, Lübnan nasıl ikinci bir Katar olduysa, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında da benzer bir süreç yaşanır. Katar ve Suudi Arabistan arasındaki Türk kamuoyunu da heyecanlandıran krizini hatırlayın, Suudiler ambargo kararı almaktan başka ne yapabildiler, Katar’a diş geçirebildiler mi? Lübnan’a bir şey yapamadılar. İşleri güçleri horozlanmak. Ama erken öten horozun başını keserler, bundan haberleri var mı? şüpheliyim. Biz Türklerin sürüp giden, bıkkınlık verecek kadar uzayıp giden meseleler için muhteşem benzetmesi var, böylesi durumlarda Arabın Yalellisi! deriz.
Arap, ağıt niteliğinde bir yalelliye başladığında bir türlü bitirmek bilmez. Uzattıkça uzatır ta ki insanı bezdirinceye kadar! Siyasetleride böyle! İşte yapacakları; ihraç kalemlerinden bazılarının durdurulması, Türk lirası ve bankalarına yönelik baskının artması, Körfez’deki Türklerin Türkiye’ye para gönderememesi, Türkiye’ye hava taşımacılığının çift yönlü olarak durdurulması. Ekonomik ambargo. Tüm bunları neden yapacaklar? Birincisi İsraille ilişkileri Türkiye tarafından deşifre edildi. Hiçbir İslam ülkesi nezdinde itibarları kalmadı. Kendi halkları bile ellerine fırsat geçse bir kaşık suda boğacak. Bir diğer neden de BM Genel Kurulunda ABD’nin Kudüs’e ilgili kararının Türkiye liderliğinde reddedilmesi. Türkiye sadece Amerikanın değil sarsak Suudi Kralının da façasını bozdu.
ömür çelikdönnez

Yorumlar