Türk Genelkurmay Başkanı Ürdün’den Suriye ve Suudi Arabistan’a ne mesajı gönderdi?

Georgia Debates Stalin and NATO

NATO Demurs on Creation of Black Sea Naval Force

Orta Asya’da Bir Dönemin Sonu,

Rus tehlikesi İsveçli papaza İslam’ı hatırlattı?

Gündem, Rusya 25 Mayıs 2018
128

Avrupa’da İslamofobi her geçen gün yaygınlaşıyor. İsveç’te de benzer süreç mevcut. Ülkede yaşayan Müslümanlara ait işyerleri, okul ve ibadet yerleri kundaklanıyor. Geçtiğimiz günlerde İsveç’in güneyinde bulunan Skane bölgesindeki Hesselholm kentinde 200 kişilik mescid ateşe verildi. Hesselholm İslam Kütür Derneğine ait apartmanın alt katındaki mescitte büyük hasar oluştu. Hesselholm İslam Kültür Derneği Başkanı İsmail Darragi ”Müslümanların en çok ibadet ettiği ramazan ayında böyle bir felaketin başımıza gelmesinden dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. 200 kişinin ramazan ayında mescitsiz kaldı. 12 yıldır Hesselholm’de yaşıyorum ilk defa böyle bir olaya rastladım” dedi.(1) İsveç aslında İslamofobi’ye en uzak durması gereken bir ülke. Tarihte Rus çarlığı ile savaşlarında Osmanlı İmparatorluğundan destek görmüştü. 1709’da Rusya ile savaşındaki mağlubiyetinin ardından Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan XII. Karl (Demirbaş Şarl) ve ordusu, beş yıl boyunca ülkesini Osmanlı topraklarından, sırasıyla Bender ve Edirne’den idare etmişti. İsveç ile Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1737’de Ticaret Anlaşması ve 1739’da da “Barış, Birlik ve Dostluk İttifakı” imzalandı.(2)
Türkiye’nin İsveç ile siyasi ilişkileri tarihi bir temele dayanıyor. İlk temsilci Aslan Ağa, Tam Yetkili Elçi sıfatıyla 1637 yılında atanmış, İmparatorluğun Stokholm’deki ilk mukim temsilcisi 1877-1880 yılları arasında Orta Elçi unvanıyla görev yapan Murat Efendi, son temsilcisi de 1921-1923 yılları arasında Orta Elçi sıfatıyla görev yapan Galip Kemal Bey’di. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk temsilcisi ise 1923-1926 arasında Stokholm’de Maslahatgüzar sıfatıyla bulunan Laik Mukbil Bey’dir. İlişkiler Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından 31 Mayıs 1924’te imzalanan Dostluk Anlaşması ile kesintisiz ve gelişerek devam etti. O tarihten bu güne kadar Stokholm’deki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği aralıksız faaliyette. İsveç Parlamentosunda, Türkiye kökenli 8 milletvekili var. Yaklaşık 350 bin civarında İsveçli Turist Türkiye’yi ziyaret ediyor.(3) İsveç ilginç bir ülke. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarına katılmadı. Savaş dışında kalmayı fırsata dönüştürdü. Bu dönemde ulusal kaynaklarını endüstri, eğitim, bilim ve araştırmaya ayıran İsveç, ekonomik açıdan dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında. Volvo, Saab, SKF, Atlas Copco, Ericsson, ABB (Asea Brown Boveri), IKEA, Tetra Pak, Electrolux ve H&M (Hennes & Mauritz) gibi çok sayıda dünya markası yaratan İsveç,1990’larda yaşadığı, ABD’deki “mortgage” krizine benzer ekonomik kriz sonrası aldığı önlemlerle bankacılık sektörünü yeniden yapılandırmış, sabit kur uygulamasından vazgeçerek kronu dalgalanmaya bıraktı ve toparlanma sürecine girdi.
İsveç’te popüler İslamofobi haricinde daha baskın olan Rusya fobisidir. Avrupa basını da abartılı şekilde Rusya’nın Doğu Avrupa’daki AB ve NATO üyesi ülkeleri işgal edeceği yönündeki haberlerle İsveçlilerin Rus fobisini körüklüyor. Amaç, bölgeyi daha fazla silahlandırmak, Doğu Avrupa’yı kışlaya çevirmek. İsveç’in NATO ile 1994’te Barış İçin Ortaklık vasıtasıyla başlayan işbirliğinden sonra 2014 yılında yapılan Varşova Zirvesi’nde kendisine NATO ile geliştirilmiş diyalog ve işbirliği imkânları sunulmuş beş ortak ülkeden biridir. Geliştirilmiş Fırsatlar Ortağı statüsü İsveç’e farklı ortaklık formatlarının yanı sıra daha esnek ve daha bireyselleştirilmiş ilişkiler kurma olanağını vermiştir. Rusya’nın Kırım’ı yasa dışı şekilde ilhakı, Doğu Ukrayna’ya askeri müdahalesi ve Nato’nun 2016-17 için savunma politikası tasarısı İsveç’e bu statünün verilişi ile aynı zamana denk gelmiştir. 2015’ten itibaren İsveç’in savunma harcamalarında yeni bir eğilim görüyoruz. O tarihte hükümet yirmi yıldan fazla bir süredir ilk defa olarak savunma harcamalarını 2020’ye kadar % 11 oranın arttırmaya karar verdi. Bu yıl bütün partilerin ortak kararıyla bütçe daha da genişletilerek önümüzdeki beş yıl içinde yapılacak artış % 17’ye çıkarıldı. İsveç halen savunma işbirliği ağı oluşturmaya çalışıyor.(4)
200 yılı aşkın süredir doğrudan bir askeri çatışma içinde yer almamış olan 10 milyon nüfuslu İskandinav ülkesi, Rusya’ya karşı savaşa hazırlanıyor. Bu çerçevede askere alınanların Rusya ile savaşa hazırlanılması konusunda eğitileceği ortada. 2010’dan beri ilk kez yeniden uygulamaya konacak zorunlu askerliğin bazı nedenleri, Rusya’nın Kırım’ı yasadışı ilhakı, Ukrayna’daki çatışma ve ülke etrafında artan askeri hareketlilik. Avrupa’da, büyük çaplı yeniden silahlanma, öncelikle Rusya’yı hedef alıyor ve giderek artan oranda, doğrudan savaş hazırlıkları ile ilişkili. NATO, şu anda, Doğu Avrupa’ya muharebe birlikleri ve tanklar konuşlandırıyor; Litvanya’da (Almanya önderliğinde), Estonya’da (Britanya önderliğinde), Letonya’da (Kanada önderliğinde) ve Polonya’da (ABD önderliğinde) Savaş Grupları kuruyor.(5) İsveç yönetimi halkı savaşa hazır tutma eğiliminde. İsveç’te hükümet ülkedeki 4 milyon 800 bin eve dağıtılması için savaş çıkması halinde yapılacaklarla ilgili talimatların yer aldığı kitapçığı yeniden basıyor. Halkı savaşın tehlikeleri hakkında uyaran bu kitapçıklar 30 yıldan fazla süredir basılmamıştı. ‘Om krisen eller kriget kommer’, yani ‘Kriz ya da savaş çıkarsa’ isimli kitapçıklar, sivillerin, ‘yaşamlarının alt üst olması halinde’ neler yapabileceğine dair talimatlar içeriyor.(6) Bir başka gelişmede Danimarka Savunma Bakanı Claus Hjort Frederiksen ile İsveçli mevkidaşı Peter Hultqvist’ın, yaptıkları ikili görüşmede, Rusya’ya karşı hava ve deniz sahasını gözetleme konusunda ortak hareket etme kararı alması. Baltık Denizi’nde iki ülkeye yönelik tehdit oluşturan Rus hava ve deniz unsurlarına önlem alabilmek için deniz ve hava sahalarının kullanımını birbirlerine açacaklar. 200 yıldır savaş görmeyen ülkede son zamanlarda hava sahası ve kara sularına yönelik Rus ihlalleri artmıştı. (7)
Avrupa ülkelerinde yapılan bir araştırmaya göre dine sırt çeviren gençlerin oranındaki artış devam ediyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde gençlerin yarısından fazlası hiçbir dine mensup değil. Belçika ve Hollanda gibi dini kültürün güçlü olduğu ülkelerde de gençlerin çoğunluğunun dini bir aidiyetinin olmadığı ortaya çıktı. St Mary’s Üniversitesi’nden Prof. Stephen Bullivant tarafından yayınlanan rapor Hristiyanlık inancının Avrupa’da erimekte olduğu tezini güçlendiriyor. Estonya, İsveç, Hollanda, İngiltere, Macaristan, Belçika, Fransa, Danimarka, Finlandiya, Norveç ve İspanya’da gençlerin büyük çoğunluğu herhangi bir dini aidiyet içinde bulunmadığını belirtiyor.(8) Böyle bir ortamda İsveç U19 Kadın Milli Takımı’nın kalecisi Ronja Andersson Müslüman olduğunu açıkladı ve ülkede günün konusu oldu. Bir diğer gelişmede İsveç Kilise Birliği Sol Bölge Başkanı Stefan Lindquist’in sosyal medyada Müslümanlar hakkında yazdığı makale, hem beğeni ve paylaşım rekoru kırdı hem de ülkenin önde gelen gazeteleri tarafından genişçe yer verilmesiydi. Lindquist, “Müslümanlar ne kadar tehlikeli?” başlıklı makalesinde, ”Bir Müslüman, bana taze yumurta getirdi. Bir diğeri hatırımı sordu. Bir başkasıysa arabam tamirde olduğu için istediğim yere aracıyla bırakmayı teklif etti. Parası olmayan arkadaşının evine sürekli yemek götüren bir Müslüman tanıyorum. Müslümanlar, gerçekten de ne kadar tehlikeli ve itici insanlar. ” ifadelerini kullandı. Müslümanlar ile İsveçlileri karşılaştıran Lindquist, ”Bir İsveçlinin para almadan birine yumurta vereceğine kesinlikle inanmıyorum. Hangi İsveçli parası olmayan arkadaşının evine haftalarca yemek götürür? Müslümanlar, sahiden de çok tehlikeli. Bilemiyorum ama artık biz İsveçliler, gözlerimizi açıp gerçekleri görmeliyiz. Çok nazik ve cömert Müslüman dostlarımın olduğunu fark ettim. Çoğunun bir İsveçlide göremediğim kadar güzel kalpleri var. Hiçbirinde nefret hissetmedim. Bence insanlara nasıl davrandığımız çok önemli. İnsanları kabul eder ve yaşamınıza dahil ederseniz karşılığında sevgi görürsünüz. Oysa biz, günde birkaç dakika hoparlörlerden ezan okunmasını bile bu insanlara çok görüyoruz.” diye yazdı. Makalesinin sosyal medyada beğeni ve paylaşım rekoru kırmasının ardından Aftonbaldet gazetesine konuşan Lindquist, “Müslümanların büyük bir kısmındaki insan sevgisini ve merhameti İsveçlilere göstermek istedim. Bence Müslümanlara karşı gereksiz bir korku ve endişe duyuluyor.” dedi.(9)
Düğün değil bayram değil İsveçli papaz Müslümanları neden övdü? Anlaşılan Rus korkusu İsveçlileri Müslüman sever yapmış. Rusya ile savaşta; Müslümanlardan Türklerden yararlanmayı düşünüyor olmalılar.
Bakınız:
1- https://tr.sputniknews.com/avrupa/201805211033522143-isvec-mescit-kundaklandi/
2- http://www.mfa.gov.tr/turkiye-isvec-siyasi-iliskileri.tr.mfa
3- http://stockholm.emb.mfa.gov.tr/Mission/MissionChiefHistory
4- https://www.nato.int/docu/review/2018/Also-in-2018/sweden-and-nato-23-years-down-the-road-defence-security/TR/index.htm
5- http://www.wsws.org/tr/articles/2017/03/07/pers-m07.html
6- https://tr.sputniknews.com/avrupa/201805221033543609-isvec-savas-kitapcik-uyeniden-basiliyor/
7- http://www.liderhaber.org/kuzey-rusyaya-karsi-birlesti-cok-kritik-hamle-330938h.htm
8- http://tr.euronews.com/2018/03/22/arast-rma-dine-s-rt-ceviren-avrupal-genclerin-oran-art-yor
9- http://www.dunyabulteni.net/manset/422657/isvecli-papazin-muslumanlarla-ilgili-makalesi-olay-oldu

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@ oc32oc39

Yorumlar