Moskova, Erbil’e stratejik yaklaşıyor ve önem veriyor

Ukrayna Savunma Bakanı danışmanı askeri uzman Emekli Albay Glenn Grant’in Raporu

Քրեական աշխարհը խժռեց քաղաքական իշխանությունը

The Future of the Labor Market in Russia

Obama’nın Danışmanı İtiraf Etti: IŞİD’i İran ile Birlikte Kurduk

Gündem, İran 11 Mayıs 2020
146

Taşeron terör örgütü DAEŞ, daha Irak’ın Sünni bölgelerinde kurulurken, işim gereği bölgede idim. Ve böylesine profesyonelce askeri taktikler uygulayan ve bütün militanlarının bilaistisna geri zekalı ahmak olmaları dikkati çekmişti. Az biraz terör örgütlerinin yapılanmasını bilen hemen bu yapının bir Taşeron Örgüt olduğunu anlardı.

Özellikle El Embar bölgesinde bu taşeron çetenin ağaları ile yaptığım görüşmelerde tamamının taşıma akılla hareket ettiklerini ve verilen sufleleri tekrar ettiğini müşahede etme imkânımız olmuştu.

Daha sonraki terör eylemleri sürecinde düzenli ordu harekât ve taktiklerini uygulamaları, örgütün esas sahibinin kim olduğunu gösteriyordu.

Bunu hem yerli hem de yabancı medya organlarında defaatle dile getirme imkânımız oldu ve bölge kamuoyu, örgütün İslam’ın değil Haçlının bir neferi olduğunu tez zamanda fark etti ve uzak durdu.

IŞİD’in çıkış tarihi, ABD eski başkanı mürted Barak Hussein Obama’nın bölgemizle bizzat ilgilenmesi ile aynı dönemde denk gelmesi hiç tesadüf gelmemişti. Daha sonra yapılan genel seçimlerde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump, IŞİD’ı Obama’nın kurduğunu açık açık ifade etmişti (12 Ağustos 2016)

Geçtiğimiz aylarda Obama’nın eski güvenlik danışmanı Benjamin J. “Rhodes, The World As It Is” (Olduğu Gibi Dünya) adıyla Obama döneminde yaşadıklarını ve tanık olduklarını yazdı.

Oldukça ilginç bir kitap.

Arapçaya “El Alem Kema Huwe” (هو كما العالم) adıyla çevrildi. Oradan bakıyorum. Bizim yayınevleri bir el atsa bu kitaba. Bu kitap Türkçe’ye çevrildiğinde insanların kafasında bir çok taşın yerine oturacağına eminim.

Bütün İslam aleminin okuması gereken bir kitap kanaatimce. Obama ve İran rejiminin el ele vererek bütün dünyayı nasıl kana çevirdiklerini anlatıyor.

Benjamin Rhodes kitabında açık açık şöyle diyor:

“İran ile Obama, IŞİD’i doğurdu. Musul’un IŞİD’a verilmesi Obama ve İran’ın ortak planıydı.”

Şimdi hep beraber o günlere gidelim. DAEŞ’in Musul’u ele geçirdiği tarihe bir bakalım.

O gün Türkiye’de Ahmet Davutoğu denen kifayetsiz, muhteris ve bir o kadar da beceriksiz ve beceriksiz olduğunu da bilmeyen bir figüran Başbakandı. Onun da en has adamlarından biri olan “Muhasebeci Kenan” da Türkiye’nin Musul Başkonsolosu4ydu.

Türkiye’nin stratejik cahil Davutoğlu ile “Muhasebeci Kenan” tarafından nasıl kumpasa getirildiğini artık bilmeyenimiz yok.

Konsolosluk güvenlik görevlileri ile istihbarat personelinin ısrarla “binayı boşaltalım” taleplerine rağmen Stratejik cahil Davutoğlu ile “Muhasebeci Kenan” bu talebi duymazdan gelmiş ve onlarca Türk diplomatı ve kamu görevlisi ile ailelerini terör örgütünün eline rehin düşmesini sağlamışlardı.

Ve Türkiye, aylarca DAEŞ terör örgütüne karşı pasif davranmak zorunda kaldı. Ta ki rehineler serbest bırakılana kadar.

Daha sonra insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en büyük casusluk ve ihanet şebekesi FETÖ silahlı terör örgütü “Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhine “IŞID’a destek verdi” iftirasını atarak ülkemizi neredeyse uluslararası kamuoyunda mahkûm edeceklerdi. Halbuki Türkiye, DAEŞ adlı taşeron örgüte en büyük darbeyi vuran ülke idi.

En çok DAEŞ’li teröristi (4.000 civarında) etkisiz hale getiren ülke idi.

Yani Obama’nın İran ile ortaklaşa kurduğu terör örgütüne en büyük darbeyi Türkiye vurmuştu.

Ve yeniden Musul’un DAEŞ tarafından davul zurna eşliğinde tek mermi atmadan teslim alınışına bakalım.

O dönemde Peşmerge Bakanlığı’nın yardım istenmesi halinde Türk Konsolosluk personeli ile ailelerini güven içerisinde Erbil’e getirilmesi için gerekli plan ve taktiklerin hazırlandığı da aldığımız bilgiler arasında bulunuyor.

Yani Türk konsolosluk güvenlik görevlileri hiç çatışmaya girmeden, Musul’da bulunan Peşmerge’nin de desteği ile zayiatsız şehirden çıkabileceklerdi.

Ne hikmetse “Muhasebeci Kenan” ve Stratejik Cahil Davutoğlu, Türkiye’nin resmen tanıdığı ve eğitimine büyük katkı sağladığı Peşmerge Komutanlığından yardım istememişti.

Şimdi aynı günlerde Resmin Bağdat’taki karelerine bakalım.

Irak’ın başında kim vardı?

Irak Başbakanı’ndan çok İran sömürge valisi gibi duran Nuri El Maliki…

Kod adı Ebu Esra. 1979 yılında Kurduğu Hizbud-Dava adlı terör örgütün lideri. Ve tam 8 yıl boyunca İran topraklarından Irak’a saldıran, binlerce Iraklı sivil asker ve polisin katili bir teröristti Nuri El Maliki.

Maliki, Irak halkından çok İran’ın Kum kentindeki Ayetullahlara bağlıydı.

Ve Musul’da bulunan Irak kolordusuna DAEŞ’li teröristlere tek kurşun sıkmadan bütün ağır, zırhlı silah, mühimmat ve lojistiği bırakıp çekilmelerini emreden adam.

Ve bu emirden dolayı Musul’da tek başına kalan bir avuç Peşmerge. Talabani’ye bağlı silahlı güçler de Peşmergeleri yalnız bıraktı. Çünkü Talabani, siyaset olarak her ne kadar Kürtçü görünse de aslında İran’ın bir piyonudur.

Ve bir avuç Peşmerge DAEŞ’le girdiği çatışmada ağır kayıplar vererek şehirden çekilmek zorunda kalır.

Bir süre sonra DAEŞ’li teröristler Erbil kapılarına dayanır. Irak Kürt Bölgesel Yönetim Başkanı Mesut Barzani,Bağdat’tan değil, Ankara’dan yardım ister.

Ankara’nın sadece Erbil merkezinde bir Tank Alayı vardır. Bütün alayın hareket etmesine gerek yok. Bir tank bölüğü harekete geçse, DAEŞ’ hallaç pamuğu gibi silkeleyip atar.

Ama nedense Stratejik muhteris Davutoğlu bu emri vermez. Olaydan Erdoğan haberdar olur olmaz kendisi bizzat Alay’a emreder. Ne var ki O sırada çaresiz kalan Barzani Amerikalıların kapısını çalar.

Bu olay, Barzani’nin Erdoğan’a karşı olan “sonsuz ve katıksız güven”inde derin bir iz bırakır. Ve artık eskisi gibi “kör gözle” Erdoğan’a itimat etmez. Kalkan iki Amerikan savaş uçağı Erbil kapısına dayanan DAEŞ’lileri dağıtır.

Ve o günlerin kurgulayıcısı mürted Obama’nın danışmanı bütün kirli çamaşırları ortaya koyuyor.

Bu memleketin cidden bir sahibi var. Bizim görmediğimiz, göremediğimiz bir el bu memleketi koruyor.

Düşünsenize Davutoğlu gibi bir muhteris ve kifayetsiz figüran bu ülkenin dümeninde iki yıla yakın durdu. Allah bu memleketi korumuş.

Merak ettim, Kifayetsiz muhteris Davutoğlu bu günlerde ne yapıyor acaba? Bir ara ergen veletlerin oynayıp zıpladıkları bir dijital mecrada çöp falan topluyormuş. Eğer rol icabı değilse, cidden hayatında bu memlekete hayırlı bir iş yapmış. Çöp toplamak için başbakan olmaya gerek olmadığını anlamıştır umarım.

BENJAMİN RHODES Kimdir?

Benjamin J. Rhodes (14 Kasım 1977 doğumlu), Amerikalı bir yazar, siyasi yorumcu ve Barack Obama yönetimindeki eski Ulusal Güvenlik Danışmanıdır. Jake Sullivan ile siyasi bir STK olan Ulusal Güvenlik Hareketi eş başkanlığını yürütüyor. Siyasi bir yorumcu olarak NBC News ve MSNBC’ye düzenli olarak katkıda bulunmaktadır.

@Erdal_Simsek_

Yorumlar