KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Nesrin Sipahi Kıratlı: 3 MART TARİHİ BULGARİSTAN’ ın OSMANLI’ dan KURTULUŞU DEĞİLDİR !

Nesrin Sipahi Kıratlı: 3 MART TARİHİ BULGARİSTAN’ ın OSMANLI’ dan KURTULUŞU DEĞİLDİR !

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 5 dk okuma süresi
89 0

Nesrin Sipahi Kıratlı
Bulgaristan aynı zamanda bir Osmanlı tarihi, aynı zamanda bir Türk tarihidir. Ancak tarihimizi maalesef doğru anlatamadık.
3 Mart 1878 de Yeşilköy’ de imzalanan Yeşilköy (San Stefano) antlaşmasından sonra Bulgaristan devletince bu tarihi Osmanlı İmparatorluğu’ndan, esaretten kurtuluş ve 1991 de kabul edilen yeni Anayasayla birlikte Meclis kararıyla milli bayram olarak kutlanmasına karar alınmıştır.
Bu tarihte 1878-1879 Rus-Osmanlı Savaşı sonlandırılmış ve Osmanlı İmparatorluğu Rumeli’yi kaybetmiştir.
Bulgaristan’ın Osmanlı’dan kurtuluşu ilk olarak 3 Mart (19 Şubat ) 1879 da Patrik ve Meclis Başkanı olan 1. Antim döneminde Veliko Tırnovo şehrinde kutlanmıştır.
7 Temmuz 1877’de şehrin Rus birliklerinden kurtarılmasından sonra Türk konağının binasında 10 Şubat 1879′ da Meclis toplanarak Avrupa’nın en demokratik anayasasını kabul etmiştir. Böylece bu tarihi eylem, Bulgar devletinin temellerini atmış oldu.
İki yıl sonra, 1888 yılında Rus İmparatoru II. Aleksandır döneminde Sofya’da kutlanmıştır.
Bulgaristan, Halk Cumhuriyeti olduktan 1946’dan sonra bayram olarak kutlanmamıştır.
Sebep, Bulgar şovenizmin kalıntısı olarak algılanmasıdır.
Jivkov’un Bulgar milliyetçiliğini rehabilite etmesiyle 3 Mart tarihi tekrar gündeme gelmiş, ancak resmi bayram olarak kutlanmamıştır.
1989’dan sonra sistemin değişmesiyle Demokrasiye geçen Bulgaristan, Meclis kararı ile 1991 yılında resmi ve ulusal bayram olarak kutlanmasına karar alınmıştır.
Son yıllarda Bulgaristan’da milliyetçi partilerin de hükümette olması sebebiyle, 3 Mart daha da coşkulu kutlanmakta ve Osmanlı’ya karşı negativizm artmaktadır.
Oysa, 3 Mart Bulgaristan’ın Osmanlı Devleti’nden kurtuluşu değildir.
3 Mart 1878 de imzalanan Ayastefanos Antlaşması gereği Bulgaristan Osmanlı devletine vergi ödemeye devam eden bir Prenslik olarak tanınmaktadır.
1885 yılında Doğu Rumeli, Bulgar Prensliğine dahil edilmiş. 1908 yılında 2. Meşrutiyetin ilanından faydalanan Bulgaristan, 1908 yılında bağımsız bir Krallık olmuştur. Esasen Osmanlı’dan kurtuluşu bu tarihtir.
93 Harbi (1878-1879) Rus-Osmanlı Savaşı sonrası Bulgaristan topraklarında yirmilyondan fazla Türk ve Müslüman kalmış, bugün de sayı tahminen aynıdır.
İmzalanan Ayastefanos Antlaşması gereği Bulgaristan’da kalan Türk ve Müslümanların da Vatanı olan Bulgaristan Prensliği olarak adlandırılmış ve ilk Prenslik Anayasası yürürlüğe girmiştir.
Bugün bahsedildiği gibi 3 Mart Bulgaristan’ın Osmanlı’dan kurtuluşu değildir.
Ayrıca, antlaşma gereği tamamen Osmanlı Devleti’nden bağımsız olan Sırbistan ve Karadağ’da 3 Mart günü bayram olarak kutlanmamaktadır.
Görünen o ki Bulgaristan’da da savaş sonrası uzun yıllar kutlanmamıştır.
Diğer Balkan ülkelerine göre Osmanlı’ya karşı en büyük negativizmi yaşayan Bulgaristan, son yıllarda artan aşırı milliyetçilik akımı ile günü bayram ve hatta (Osvobojdenie) ‘Kurtuluş’ olarak kutlamaktadır.
3 Mart 1878 sadece Bulgaristan için değil, savaşa katılan bütün ülkeler için de önemlidir.
Osmanlı Devleti ,Osmanlı Rumeli’sini kaybetmiş, milyonlarca şehit vermiş, milyonlarcası da yalınayak kaçanlar göç yollarında hayatını yitirmiştir.
Bu savaş anlatılamayan bir soykırımdır.
Savaşa katılan bütün ülkeler Bulgaristan dahil belge sunarken maalesef Osmanlı Devleti hiç bir belge sunamamıştır.
Ne yazık ki 50 yıl sonra savaşın önemli isimlerinden Süleyman Hüsnü Paşa’nın notları Ankara’da Genel Kurmay Başkanlığına ailesi tarafından teslim edilmiştir.
Tarihimizi doğru anlatmalıyız!
Büyük Atatürk diyor ki: ‘Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir’.
Bugün Osmanlı da, Rus İmparatorluğu da yok. 3 Mart bir ırkçı bayramı havasına dönmüştür.
Maalesef Bulgaristan’da yaşayan bazı Türkler de bu günü Osmanlı esaretinden kurtuluş bayramı olarak ifade edip kutlamaktadır.
Hatta benim köyümde ve pek çok yerde anaokulundaki çocuklara, öğrencilere bugün Bulgar milli kıyafetleri giydirilmektedir. Anadilimizin can çekiştiği gönüllü asimilasyon yaşanan bir dönemde, bir de kültürel asimilasyon gerçekleşmektedir.
Bulgaristan’da Türklüğümüz çok büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır!
Rusya’nın asimilasyon politikasını farkeden Kırımlı ideolog İsmail Bey Gaspıralı o gün görmüş olduğu gerçekleri bugün de Balkanlar’da görmek mümkündür.
Nesrin Sipahi Kıratlı
Nesrin Sipahi Kıratlı

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.