Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Kuzey Irak Referandumu ve İran Dış Politika Söylemi: Mezhepçilikten Milliliğe

Gündem, İran 28 Eylül 2017
188

Kuzey Irak’da gerçekleştirilen, hukuken ve siyasi açıdan meşruiyeti ve hükmü bulunmayan referandum bölgede ve uluslararası alanda ciddi ölçüde ses getirdi. Bu durum özellikle bölge devletleri açısından güvenlik risklerinin artmasına ve boyut değiştirmesine yol açtı. Güvenlik risklerinin başında bölge devletlerinin sınır güvenliği ve toprak bütünlüklerine ilişkin tehdit algılamaları farklı tedbirlerin gündeme gelmesine yol açtı.
Fakat, bazı ülkeler açısından, ortaya çıkan bu güvenlik riski durumu ve tehdit algılamaları, dış politika söylemleri ve bunun iç kamuoyu ve sosyo-politik ortamla ilişkisi bağlamında yeni bir fırsatı da ortaya çıkardı. İran, bu fırsat alanını değerlendirmeye aday olarak öne çıkmakta. Kuzey Irak referandumunu ilk günden bu yana bölgesel ve ülkesel güvenlik Saikleri ile karşı çıkan ve bu anlamda askeri ve ekonomik tedbirler geliştirme stratejisi izleyen İran, bu döneme kadar bölgede izlemiş olduğu IŞID ile mücadele bağlamındaki mezhepçi söylem ve siyaseti dönüşüme uğratabileceği bir ortamı yakalamıştır.
Buna göre İran, bölge uyguladığı mezhepçi siyasetin bölge halkları ve devletleri açısından yayılmacılık olarak tanımlanması ve tepkilere hedef olması, aynı zamanda iç kamuoyunda ortaya çıkardığı “savaş ekonomisi” eleştirileri ve huzursuzlukların karşılanması ve giderilmesi açısından yeni konjonktürde mezhepçi söylem ve siyaset yerine İran milli kimliğini (İranlılık) ve vatan savunması algısını ikame etmesi mümkün görünmektedir. Böylelikle İran, hem bölgede mili güveliğini ve vatanını korumak için varlık gösteren bir aktör olarak lanse edebilecek hem de iç kamuoyunda özellikle ekonomik olumsuzluklar nedeniyle artan tepkilerin önüne geçerek vatan savunması ve milli güvenliğin sağlanması algısı ile halkın rejime yönelik desteği sağlanmaya çalışılacaktır. Bu durum İran için, içeride ve dışarıda tepki çeken ve etkisini yitirmeye başlayan mezhepçi söylemin yerini milli güvenlik söylemlerinin alacağını ve bölgede yeni yayılma stratejilerinin bu söylemler üzerinden gerekleştirileceğini ortaya koymaktadır.

Çağatay BALCI/Kafkassam Güvenlik Analisti

Yorumlar