KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Keisuke Wakizaka: Karabağ’daki İnsani Kriz” Niye Bugünlerde Gündeme Geldi?

Keisuke Wakizaka: Karabağ’daki İnsani Kriz” Niye Bugünlerde Gündeme Geldi?

Keisuke Wakizaka Keisuke Wakizaka - - 7 dk okuma süresi
220 0

Geçen Temmuz ayından itibaren dünyada Ukrayna Savaşı’nın yanı sıra “Dağlık Karabağ’da İnsani Kriz” gündemdedir. Ermenistan ve Ermeni toplulukları Azerbaycan’ı “soykırım yapmak”la suçlayarak uluslararası topluma Laçin Koridoru’nu açtırmaya çağrıda bulunurken Azerbaycan ise bu eleştirileri inkar etmekte ve koridorun tekrar açılmasına karşı çıkmaktadır. Bu kriz artık iki taraf arasındaki “bilgi savaşı” haline gelmiş ve her taraf kendi çıkarları doğrultusunda bilgiyi yaymaktadır.
Fakat gerçekte Karabağ’ın içindeki durumu mümkün olduğu kadar gizli tutulmakta ve içinde ne olup bittiği konusunda hiçbir şey net bir şekilde bilinmemektedir. Şu an Ermenistan’ın sınır bölgelerine ve Karabağ’a giriş Rusya tarafından yasaklandığından dolayı bölgedeki gelişmeler dünyaca tam olarak bilinmemektedir. Ayrıca Dağlık Karabağ ve Ermenistan’ı birbiriyle bağlayan Laçin Koridoru 8 aydır kapalı tutulmakta ve kriz bugünlerde başlamamıştır. Bu yüzden kriz daha önce herhangi bir zaman gündeme getirilebilirdi. Ama başka zamanlar değil de niye bugünlerde gündeme getirilmiştir? Krizi konuşurken hangisinin haklı olduğunu konuşmaktansa krizin bugünlerde gündeme getirilmesinin sebeplerini konuşmak daha mantıklı olacaktır.
Süreci başlangıçtan beri takip ettiğimizde “Karabağ’daki insani krizi” başlamadan önce hem Ermenistan’da, hem Azerbaycan’da hem de Dağlık Karabağ’daki iç politikalarında ciddi krizler gözlemlenmekteydi.
Azerbaycan’ın durumuna bakıldığında bu zamanlarda Gedebey Rayonuna bağlı Söyüdlü köyünde çevre kirliliği konusunda hükümete karşı isyan uzun zamandır devam ediyordu ve hükümet bu isyan ile ilgili bilgileri dışarıya sızmasını engellemeye çalışmaktaydı. Ayrıca Azerbaycan ciddi ekonomik kriziyle karşı karşıyaydı ve hükümete karşı kamuoyunun hoşnutsuzluğu söz konusuydu. Gerçekten de Azerbaycan’ın gerçek ekonomik ve siyasi durumunu açıklayan Qubad İbadoğlu Azerbaycan hükümeti tarafından bugüne kadar tutuklu kalmaktadır ve bu durum hükümetin bu mesele konusunda hassas davrandığını göstermektedir. Böylece Azerbaycan’ın iç siyasetinde büyük kriz mevcuttu ve bu krizi baş etmek için kamuoyunu başka soruna yönlendirmek gerekirdi.
Ermenistan’ın durumu konusunda ise ülke içinde Nikol Paşinyan liderliğindeki Batı yanlısı liberal-demokrat kesim ve Rusya yanlısı Ermeni milliyetçi-Taşnakçı kesim arasında ciddi güç çatışması devam etmekte ve siyasal durum son derece istikrarsızdır. Ermenistan merkezi hükümeti ülkenin bütün kurumlarını henüz kontrol altına alınamamış ve bazı kurumlar Rusya ve Ermeni milliyetçileri tarafından desteklenerek kendi isteklerini yerine getirmektedir. Bu güç çatışması esnasında Ermenistan merkezi hükümeti Rus yanlısı Ermeni milliyetçiler-Karabağ Klanına karşı büyük operasyonu hazırlamaktaydı ve ilk adım olarak eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ve onun ailesine ait mallara el koymuştur. Rus yanlısı Ermeni milliyetçi-Taşnakçı grupları Paşinyan’ın liderliğindeki merkezi hükümete karşı daha avantajlı konuma gelmek için kamuoyunu “Karabağ’daki insani kriz”e yönlendirmeye ihtiyaç duymaktaydı.
Ayrıca Karabağ içinde de ciddi kriz mevcuttu. Karabağ’daki yönetim içinde Arayig Harutünyan liderliğindeki “nispeten ılımlı-liberal gruplar” ve Vitali Balasanyan ve Rupen Vartanyan liderliğindeki daha katı “Rus yanlısı Ermeni milliyetçi-Taşnakçı gruplar” arasında çekişme devam ediyordu ve her iki grup kendilerinin daha avantajlı konumu sağlamak için krizi kullanmaya çalışmaktaydı. Gerçekten de kriz gündeme getirilmeden önce Karabağ’da faaliyet gösteren liberal gazeteci Hayk Ghazaryan kimliği belli olmayan insanlar tarafından darp edilmiş ve Karabağ Güvenlik Komitesi eski başkanı Vitali Balasanyan’ın tutuklanmaya çalışılıp sonra serbest bırakılmıştır. Bu durum Karabağ’ın iç siyasetinde ciddi krizin devam ettiğini ifa etmekteydi.
Böyle bir ortamda her taraf (özellikle Azerbaycan hükümeti, Ermenistan’daki Rus yanlısı-Ermeni milliyetçi-Taşnakçı kesim ve Karabağ’daki gruplar) kendi içindeki krizleri örterek kendi meşruiyetini sürdürmek için “Karabağ’daki insani kriz”i gündeme getirerek hem iç ve uluslararası kamuoyunu bu krize yönlendirmiştir. Rusya ve İran gibi ülkeler de Ukrayna’daki savaştan dolayı Kafkasya’da yavaş yavaş zayıflanırken bu krizi Ermenistan-Azerbaycan arasındaki çatışmayı devam ettirerek Türkiye-Ermenistan sınırının açılmaması için bu krizi gündemde tutulmasına karşı değildir. Kriz gündeme gelmeden önce Qubad İbadoğlu’nun tutuklanması, Hayk Ghazaryan’ın fiziki saldırıya uğraması ve Ermenistan-Azerbaycan sınırına yakın bölgede bir Türk vatandaş bir turistin casusluk bahanesiyle tutuklanması gibi olayların meydana gelmesi krizde taraf olan ülkelerin iç siyasetinde ciddi krizin mevcut olduğunu göstermekteydi.
Sonuç olarak, özellikle bugünlerde Ermenistan, Azerbaycan ve Dağlık Karabağ’ın iç siyasetinde ciddi krizler devam etmekteydi. Taraf olanlar (özellikle Azerbaycan hükümeti, Ermenistan’daki Rus yanlısı-Ermeni milliyetçi-Taşnakçı kesim ve Karabağ’daki gruplar) kendi krizleri örtüp güç çatışmasında daha avantajlı olmak için “Karabağ’daki insani kriz”i gündeme getirmiş ve krize karşı kamuoyunun dikkatini sürdürmeye çalışmaktadır. Diğer yandan bölgede iç politikalardaki asıl krizler çözüme uğramadığından dolayı ülke içindeki istikrarsızlık ve gerginlik bir süre devam etmesi beklenmektedir.

Dr. Öğr. Üyesi Keisuke Wakizaka (İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü)

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir