Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

Interpol tarafından aranan Daşgın Gülmemmedov’u Bakü’de kim hapsettirdi?

Rus uzmandan uyarı: 15 Temmuz tekrarlanabilir

Kazakistanlı Kürtlerin Rojava’da işi ne?

Gündem 26 Nisan 2017
1.667

Birkaç gün önce basın taramasında bir haber dikkatimi çekti. Haberde; “YPG Genel Komutanlığı, komutanlarından Kazakistanlı Merdali Süleymanov’un (Çiya Rûs) trafik kazasında yaşamını yitirdiğini açıkladı” deniliyordu. Gerçi 6 Haziran 2016’da “Türkiye’nin darbe, Kazakistan’ın Kürt sorunu mu var?” başlıklı yazımda bilgi eksikliğinden kaynaklanan bir ifade kurgusuyla “Türkiye’nin başını ağrıtan Kürt teröristler Kazakistan’da yok! O halde Kazakistan’ın Kürt Sorunu nedir?” değerlendirmesinde bulunmuştum. (Bkz. http://www.kafkassam.com/turkiyenin-darbe-kazakistanin-kurt-sorunu-mu-var.html ) Ancak Kazakistanlı Merdali Sülaymanov’un ölüm haberinden sonra Kazakistan’da hatırı sayılır bir Kürt kolonisinin varlığını keşfettim.

Kürtler Kafkasya’dan Orta Asya’ya iki kez sürgün edildiler. Gürcü asıllı Josef Stalin (Yosif Visaryonoviç Cugaşvili) döneminde 7 Temmuz’1937’de alınan bir kararla Kafkasya’da yaşayan ve “güvenilmez unsurlar” olarak nitelendirilen yüzlerce Kürt ailesi yük trenleri ile Ermenistan ve Azerbaycan’dan Kazakistan’a tehcir edildi. Onlarla birlikte sürgün edilenler arasında Ahıska Türkleri de vardı, Kürtler ve Türkler aynı kaderi paylaştı. Kürtlerin Kazakistan’a 2. sürgünü 1944 sonunda gerçekleşti. Kürdler SSCB KP MK Genel Sekreteri ve Devlet Savunma Komitesi Başkanı İ.V.Stalin’in imzasını taşıyan bir kararla Gürcistan’dan sürüldü. 1989’da Karabağ savaşı nedeniyle Ermenistan’dan sürülen Kürtlerin önemli bir bölümü de Kazakistan’a sığındı. Sovyetlerin çöküşünden sonra Kazakistan’da Azerbaycan’a bağlı Nahcivan Özerk Cumhuriyeti’nden, Rusya’nın Krasnodar bölgesinden, kısmen de Ermenistan ve Gürcistan’dan gelen Kürtlerde yaşıyor.

Nüfus sayımlarına göre Kazakistan’da 1970’de 12 bin; 1989’da 25 bin; 2002’de ise 32 bin Kürt nüfus kayıtlarda mevcut. Günümüz verilerine göre Kazakistan’da 150 bine yakın Kürt’ün bulunduğunu söylenebilir. 2010 yılında yapılan nüfus sayımına göre Kazakistan da 38.325 Kürt yaşamaktadır ve Kazakistan’ın %0.2’sini teşkil etmektedir. Fakat Kazakistan Kürt Derneği Başkan Yardımcısı, Malikshah Gasanov; Kazakistan’da 46.000 -150.000 arası kadar Kürt nüfusu bulunduğunu listede bazılarının Azer veya Türk olarak listeye alındığı belirtiyor. Kazakistan’da 2001-2002 eğitim döneminde Kürtçe seçmeli ders eğitimi verilmişti. 16 köyde eğitim verilirken 2001-2002 eğitim döneminde 4 okul daha açılarak okul sayısı 20 civarındadır. Kürtçe eğitimin verildiği yerler arasında Tuitas, Zeriçni, Kızılasker, Sovyetski, Budinufka, Yanatas, Kızılbayrak, Mihaylofka, Daça, Kokteve, Belevot, Sansay, Torolday, Cilandi, Lenincoy, Maybilak köyleri yer alıyor. (Bkz. http://bianet.org/bianet/siyaset/13059-kazakistan-kurtceyi-secti )

Kazakistan Kürtleri provokatif siyasi faaliyetlerde bulunabiliyor. Örgütlü yapıları var. Örneğin 20 Ekim 2006 tarihinde Türk işçilere yönelik saldırıların arka planında Kazakistan’da cirit atan Kürt örgütlerinin olduğu söylenmişti. PKK’nın 1991 yılından beri, geniş bir şekilde örgütlenmesi dikkatlerden kaçmıyor. Örgütün merkez üssünün, Alm-Ata’da bulanan Abay Devlet Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü. Öcalan yakalandığında, Türk Cumhuriyetlerindeki en büyük tepki ve gösteri Alm-Ata’da gerçekleşmiş, üniversitenin hemen yanında bulunan Türkiye Büyükelçiliği’ne saldırı düzenlenmişti. PKK’nın Kazakistan’daki lideri, örgütleyicisi, yayıcısı, aslen Gürcistanlı bir Azerbaycanlı (dayısı Mahabad Cumhuriyeti kurucularından, İran ordusuyla savaşan, 1947’de vefat eden ve hayat hikâyesini anlattığı ‘Sefaletle Öğrendik’ kitabını yazan Vezir Nadir’dir) olan ve kendisini Kürt olarak takdim eden Abay Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kinyas İbrahimoviç’tir.

1994 yılında Moskova’da düzenlenen Kürt Konferansı’nın düzenleyicisi olduğu gibi İsveç’te bulunan Kürdoloji Enstitüsü ile yakın çalışıyor. Davetli olarak 1995 yılında İsveç’e gitmiş, orada, Türkiye aleyhine olan eylemlerinden dolayı Türkiye’den kaçan gençleri Kazakistan’a getirmiş, onları çeşitli üniversitelere öğrenci yapmış ve onlardan faal militan olarak yararlanmış ve yararlanmaya devam etmektedir. PKK şu anda, Kazakistan’da gerek siyasi gücü, gerekse militan kadrosu ile en güçlü örgüt konumundadır. (Bkz. Hüseyin Adıgüzel/ Kazakistan olaylarının gerçek nedenleri/20 Kasım 2006/ http://www.turksolu.com.tr/120/adiguzel120.htm ) 3.2.2015’te Kazakistan Kürt Birliği, çok sayıda akademisyen, gazeteci, yazar, şair, iş adamı ve kanaat önderinin katılımıyla Kazakistan Halk Merkezi’nde düzenlediği basın açıklamasıyla Kobani’nin Kürt güçlerince alınmasını kutlamıştı. Kazakistan Kürt Birliği’nin ve Kazakistan Kürtleri’nin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Kinyaz İbrahim Kobani’nin Kürt güçleri tarafından IŞİD’den alınmasını tebrik etmiş ve Şengal (Sincar) için özgürlük temennisinde bulunmuştu. (Bkz. http://www.rudaw.net/turkish/world/030220154 )

Kazakistan’daki Kürtlerin siyasi faaliyetlerinin arka planında Rus istihbaratının olabileceği akla gelmiyor değil. Muhtemelen 23 Nisan 2017’te Rojava Kantonuna bağlı Cizîre kentinde trafik kazasından yaşamını yitiren Çiya Rûs ( Dağlı Rus veya Rus Kürdü anlamında) kod adlı Merdali Süleymanov, Kazakistan Kürt Birliği tarafından gönderilmiş olmalı. Serêkaniyê direnişinden Til Berak, Rimêlan, Til Koçer, Cezaa, Hol, Çiyayê Kizwana, Şedadê, Girê spî, Minbic ve son olarak da Rakka’nın özgürleştirilmesi amacıyla yürütülen Fırat’ın Gazabı operasyonunda görev alan ve cephede en ön saflarda savaşan Merdali Süleymanov, Kazakistan Çimkent doğumlu. Ana Adı: Azima, Baba Adı: Hüseyin. (Bkz. http://www.basnews.com/index.php/tr/news/kurdistan/345582 ) Çimkentte hatırı sayılır Ahıskalı Türklerde yaşıyor. İşin ilginç yanı ne biliyor musunuz? ‘BİZİM AHISKA’ dergisinin 16 Mart 2014 tarihli sayısında neşredilen “Ne Oldu Sana Ey Ahıskalı?” başlıklı bir yazı Merdali Süleymanov imzasını taşıyor. Yazıda Merdali Süleymanov, “Benim her bir Ahıskalının mutlaka Ahıska’ya dönmesi gerekir diye ısrar ettiğimi düşünmeyiniz. Asla! Çünkü hepimizin Ahıska’ya dönmesine gerek yoktur. Dünyada etnik süreçler öyledir ki, insanlar, halklar bir yere toplanmıyorlar. Daha çok gelişmekte olan, demokratik ve sivil ülkelere yöneliyorlar. “ şeklinde görüş beyan ediyor. Azerbaycan’da Axısxa Türklerinin Vatan İctimai Birliği’nin yayın organı Axısxa gazetesinin No. 2/2’de çıkan bu yazı, Yunus Zeyrek tarafından Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. (Bkz. http://www.ahiska.org.tr/?p=3490 ) kendisiyle görüştüğüm kadim dost değerli araştırmacı bilim insanı Yunus Zeyrek, isim benzerliği olabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Yine de siz bir düşünün kimin elin kimin cebinde?

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar