Türk’ün Avrasyası…

Türkiye’nin Afrika açılımında Gambiya ordusu neden güçlendiriliyor?

Kabardey-Balkar Cumhuriyetinde Türkler ve Kabardeyler Arasında Gerginlik

Поставка С-300 в Сирию повысит безопасность в регионе, считает эксперт

İtalya’da Masonlar Amerika’da Trump dertli!

Gündem 24 Mayıs 2018
193

Mart 2018’de İtalya seçimlere gitti. Seçim sonuçları sadece İtalyanlar için değil tüm Avrupa için sürpriz oldu. Hükümet daha yeni kurulacak. İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Matarella, hükümeti kurma görevini, aşırı sağcı Lig Hareketi ile sistem karşıtı 5 Yıldız Hareketi’nin Başbakan adayı Floransa ve Luiss Üniversitesi’nde hukuk profesörü olan 54 yaşındaki Giuseppe Conte’ye verdi. Sistem ve AB karşıtı iki partinin oluşturduğu koalisyon hükümetinin Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda izleyecekleri program merak ediliyor.(1) Merkez sol hükümet özellikle İtalya’yı sert bir şekilde sarsan küresel mali krizin yükünü emekçilerin sırtına yükleyince, halk içindeki muhalefetten, Beş Yıldız Hareketi (M5S) gibi sağcı partiler ve Lega Nord (Kuzey Birliği) gibi aşırı sağcı örgütler yararlandı. Resmi “sol”un (Demokratik Parti ve onun sahte sol uzantıları) çöküşü, komedyen Beppe Grillo’nun önderlik ettiği Beş Yıldız Hareketi (M5S) dahil aşırı sağın ve eski Kuzey Birliği, aşırı sağcı Lega’nın seçim zaferine yol açtı.

İtalya’nın kuzeyindeki “Padanya” bölgesinin bağımsızlığını savunan bir parti olarak kurulan Kuzey Ligi’nin lideri Matteo Salvini. Salvini, yalnızca Kuzey’de değil İtalya genelinde güç sahibi olabilmek için partide önemli değişiklikler yaptı. Genel seçimlere hazırlanırken partinin adındaki “Kuzey” sözcüğünü atarak seçimlere yalnızca “Lig” adı altında girmeye karar verdi. Eski “Kuzey Ligi”, Güney İtalyalıları aşağılayarak Kuzey’in ayrılığını savunurken, bugünün “Lig” partisi hiddetini İtalya’nın güneyine değil göçmenlere yönlendiriyor. Salvini, seçmenin en mühim sorunlar arasında gördüğü “göç sorununu”, marjinal bir ayrılıkçı partiden ulusal bir partiye dönüşme çabasında birleştirici unsur olarak kullanıyor. Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaldırılmasını savunan, ABD Başkanı Donald Trump’a hayranlığını gizlemeyen Salvini’nin Avrupa’daki en sıkı dostu ise aşırı sağcı Fransız lider Marine Le Pen.

Lega’nın diğer politikacıları, tren vagonlarını ten rengi ve din temelinde ayırmak istiyor. Onlar, sözde bir sığınmacı istilası nedeniyle beyaz ırkın ortadan kalkması hakkında atıp tutuyorlar. Başlangıçta asıl olarak düzen partileri içindeki yolsuzluğa odaklanmış olan M5S, uzun süredir sığınmacılara karşı ajitasyon yapıyor. Birlikte toplam oyların neredeyse yarısını alan Beş Yıldız Hareketi ve Lega, halkın hükümete ve egemen seçkinlere yönelik öfkesine hitap etmişti. Her iki parti de AB’ye saldırdı, milliyetçiliği yükseltti ve sığınmacıları günah keçisi ilan etti. Kuzey İtalya’nın daha zengin bölgeleri kalesi olan Lega, bu demagojik çağrıları vergi indirimleri talepleriyle birleştirdi. Yoksul güneyde en başarılı parti olan Beş Yıldız Hareketi, güvence edilmiş bir temel gelir ve daha iyi emeklilik maaşları için mücadele sözü verdi. İtalya seçimleri, yeni bir siyasi krizler ve sınıf mücadeleleri döneminin başlangıcına işaret ettiği gibi Avrupa Birliği’nin krizini yoğunlaştırmıştır.(2)

Beş Yıldız Hareketi ve Lig adlı İtalyan siyasetinin yön vermeye hazırlanan partiler, geçen hafta ortak hükümet programlarını sunmuştu. Koalisyon programında milyarlarca euro tutarında vergi indirimi, sosyal güvenlik harcamalarında artış ve emeklilik reformundan vazgeçilmesi öngörülüyor. İtalya’da kurulma aşamasında olan popülist hükümet göçmen örgütlerinde endişe yarattı. Örgütler, hükümetin vaatlerini gerçekleştiremeyeceği umudunu taşıyor.(3) İtalya Cumhurbaşkanı Mattarella, Giuseppe Conte’yi görevlendirme kararını geciktirince medya organları, cumhurbaşkanlığı sarayında Conte’nin koalisyon liderlerine söz geçirme dirayetinden ve başbakanlık vasıflarından kuşku duyulduğunu yazdı. Bu iddialardan birisi de Conte’ın özgeçmişini tahrif etmesi. Basın çoktan erken seçimden söz etmeye başladı.

Macaristan’da yayınlana Index gazetesine göre; AB’nin sakin sulara ulaştığı umudu, İtalyan seçmen tarafından yerle bir edildi. “bir; a alardan birisi de verdi liyor. değil tüm avrupa İtalyanlar mart ayında popülist bir partiyi ve kısa bir süre öncesine kadar İtalya’nın kuzeyinin ayrılması için kampanyalar yürüten aşırı sağcı bir partiyi seçti. Ve görünen o ki, iki parti koalisyon kurmayı başaracak. Bunun sonucunda Avrupa’nın en büyük dördüncü ekonomisi, kıtanın ikinci en yüksek borçlu ülkesi olmasına rağmen kamu borçlarını geri ödemeyecek ve kamu giderlerini arttıracak kişiler tarafından yönetilecek. Üstelik bu hükümet tek seferde bir milyon iltica başvurusu sahibini de sınır dışı etmeyi planlarken bir yandan da Vladimir Putin’le arasını iyi tutmaya çalışıyor. Tüm bunlar AB için iyi haber değil.

Avusturya’da Almanca yayınlanan liberal çizgideki Kurier gazetesi, koalisyonun güçlü ortağı Lega Partisi’nin AB’yi zayıflatacağını düşünüyor: “Seçim propagandasının bazı kısımlarını Vikipedi’den kopyalayan, herkese temel gelir vadeden Beş Yıldız Hareketi, bir yanıp bir sönen, kafası politikada olmayan komedyen Beppe Grillo’nun idaresinde. Lega Partisi ise Kuzey İtalya’da artık konsolide olmuş bir parti ve Marine Le Pen ve diğerleriyle birlikte AB’yi zayıflatmak niyetinde. Beş Yıldız Hareketi ile Lega Partisi’nin ortak seçim vaadlerinin ceremesini sadece İtalyanlar değil, daha fazla borç ve Avrupa Merkez Bankası’nın borç affı nedeniyle tüm AB çekecek. Elbette kabul görmeyecek bu durum İtalya’da AB karşıtlığını daha da arttıracak. Zaten Lega Partisi’nin isteği de bu: AB’yi bir şekilde parçalamak.” Roma’daki yeni koalisyon, kamu borçlanmalarını karşılamak için, İtalya’da Mini-BOT olarak bilinen kısa vadeli hazine bonosunu kullanmak istiyor.

Ekonomi profesörü Paul De Grauwe, De Morgen’deki köşesinde buna eşlik edecek büyük risklerden söz ediyor: “İki paralel para birimine dayalı para sistemleri istikrarlı olmaz. Nitekim Gresham Yasası bunu söyler: ‘Kötü para iyi parayı kaçırır’. İtalyan devleti piyasaya çok miktarda Mini-BOT sürecek olursa, bu paralel paranın değeri düşecektir. Giderek daha çok sayıda İtalyan ödemelerini bu düşük değerli parayla yapıp ‘gerçek Avro’yu biriktirecek, bunun sonucunda da tedavüldeki gerçek Avro giderek azalacaktır. İşte tam da bu ortam, İtalya’nın Avro’dan çıkmasını sağlar. Nitekim yeni İtalyan yönetiminin niyetinin tam da bu olduğu konusundaki kuşkularımdan kurtulamıyorum.”(4) Durum bu, herkesi bir korku almış gidiyor. En büyük korku, İngilizler gibi İtalyanların da Avrupa Birliği’nden ve para biriminden ayrılmaları.

Asıl korkanlar ise Masonlar. İtalya’da Masonluk denilince ilk akla gelen Propaganda Due ya da kısaca P2 Mason locası. Propaganda Due locası 1887 yılında, Katolik inancını yaymak üzere Vatikan tarafından örgütlenen Congregatio de Propaganda Fide’ye (İnancın Yayılması Kurulu) karşılık olarak kurulmuştu. Vatikan’ın atağına karşılık masonluk propagandası yapması amaçlanan locanın o dönemdeki ismi Propaganda Massonica idi. İsim değişikliği İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gerçekleşti. Bu dönemde İtalya’da yeniden kurulan locaların isimlerine numaralar ekleniyordu. Loca, Grande Oriente d’Italia’nın örgütlediği ikinci loca olduğu için Propaganda Due diye anılmaya başlandı. Locanın yönetimine 1969 yılında Licio Gelli getirildi. Gelli Mussolini döneminde Kara Gömleklilere üye olmuş; İspanya İç Savaşı’nda Franco’nun saflarında savaşmak için gönüllü yazılmıştı. Daha sonra Kara Gömleklilerin Nazi Almanyası’yla ve Hermann Göring ile irtibatını sağladı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’lilerin emrine girdi; bu kez CIA ile birlikte çalışmaya başladı. CIA, mafya ve eski faşistler aracılığıyla ele geçirdiği locayı kendi faaliyetleri doğrultusunda kullanıyordu. Buna karşı çıkan herkes öldürülüyor, tehdit ediliyor ya da şantajla susturuluyordu. Kısacası komplo peşinde koşan masonluk değil CIA ve ABD emperyalizmiydi.(5)

Anlaşılan yeni süreçte İtalya mason locaları eskisi gibi rahat olamayacak. Neden mi? İtalya’da aşırı sağcı Lega Partisi ve sistem karşıtı 5 Yıldız Hareketi (M5S) arasında kurulması muhtemel hükümetin programında masonların hükümette yer almasına yasak getirildi. Yaklaşık iki haftadır süren müzakereler sonucu ortaya çıkan hükümet programında, “hükümet üyelerinin etik kodları” başlığı altında masonların hükümette bulunamayacağı belirtildi. Bu bölümde şu ifadelere yer verildi: “Kara para aklama ve bilançoda sahtecilik dahil olmak üzere kesinleşmemiş bile olsa kasıtlı işlenen suçlardan hüküm giymiş, mafya, yolsuzluk ve görevini kötüye kullanma gibi ciddi suçlamalarla davası devam eden kişiler, masonlar ve delegasyonla çıkar çatışması içinde bulunanlar hükümete katılamaz. Hükümet üyeleri, haklarında soruşturma veya cezai kovuşturma olduğunu öğrenir öğrenmez zamanlıca bilgi sağlamak zorundadır.” M5S, seçim sürecinde de birkaç milletvekili adayını, daha önceden Mason locasına kayıtlı olduklarının ortaya çıkmasının ardından listeden çıkarmıştı. M5S lideri Luigi Di Maio, bu adayları sadece partiden ihraç etmekle kalmayıp, “M5S’in imajına verdikleri zarar nedeniyle” bu kişiler haklarında dava açacaklarını duyurmuştu.(6)

Trump’ın derdinden kısaca söz edelim. ABD başkanı Donald Trump’ın da Mason olduğuna dair yayınlar mevcut. Bu iddialara göre Trump; İskoç Ritine bağlı 33 dereceli farmason. Trump’ın vücud dilinden hareketle mason olduğu söyleyenlere göre, el hareketleri ve davranış kalıpları mason ritüellerine oldukça uygun.(7) Ancak şimdiye kadar ABD gibi açık toplum yapısına sahip bir ülkede Trump mason olduğunu hem kabul etmiş değil hem açıklamış değil. Amerika Birleşik Devletleri’nde, Demokratların ve başkan adayları Hillary Clinton’ın Wall Street ve ordu/istihbarat aygıtı ile sıkı bağları, Trump’ın Beyaz Saray’a girmesinin önünü açmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 2016’daki başkanlık seçim döneminde kendi kampanya ekibine Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından “muhbir” yerleştirildiği iddiasını bir kez daha yineleyerek “derin devletin” suçüstü yakalandığını iddia etti. 2016’daki Amerikan başkanlık seçimlerinden önce kendi seçim kampanyasına FBI tarafından “muhbir” yerleştirildiği iddialarını çok ciddiye aldığını belirten Trump, “Umarım bunlar doğru değildir, ama öyleyse bu durumun ülkemizin tarihinde benzeri yok. Umarım doğru değildir ama doğru gibi görünüyor.” dedi. Dönemin Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper’ın medyaya yansıyan “Biz sadece Rusların seçimlerle ilgili ne yaptığını anlamaya çalışıyorduk.” şeklindeki ifadelerine atıfta bulunan Trump, Clapper’ın “casus iddialarını bir şekilde kabul ettiğini” savundu.(8)

Türkler de yurtdışındaki Mason localarında etkin olabiliyor 17 Aralık 2012’de, Washıngton’un en gizemli mason locası ‘Potomac Locası’na bundan böyle bir Türk’ün başkanlık edeceği haberleri Türkiye basınında yer almıştı. ‘Potomac Locası’na başkanlık edecek olan Çetin Durak, Türkiye’nin Washington’daki lobi görevini yürüten Ünal Durak’ın oğluydu. Bloomberg Grubu’nda çalışan Çetin Durak ABD’nin seçkin üniversitelerinde okuduktan sonra iş dünyasında da önemli başarılara imza atmış. Dan Brown’ın ‘Kayıp sembol’ isimli kitabındaki hikâyenin geçtiği Potomac Locası, Amerika’nın kurucularından George Washington’ın tokmağını da taşıyor. ‘İstihbaratçılar locası’ olarak da bilinen Potomac’ın üyeleri arasında, CIA ve FBI’ın üst düzey yöneticileri ve yıldız isimleri yer alıyor. Masonlar; her dönem iktidar veya iktidara yakın olurlar. Yaygın bir şehir efsanesi, mason üyesi bulunmayan hiçbir bakanlar kuruluna Türkiye tarihinde rastlanmamıştır der. Siyasi masonlar bazen Lions üyesi Bilderberg üyesi veya katılımcısı düzeyinde kabinede istihdam edilirler. Vakit gazetesi 14 Haziran 2008 tarihli yayınında Orgeneral İlker Başbuğ’un üyesi olduğu Büyük Kulüp’ün aslında mason örgütlenmesi olduğunu yazdığında, Ak Parti’de siyaset yapmış bazı isimlerin de bu masonik kulüp üyesi olduğu ortaya çıkmış, sonraki süreçte AKP Hükümetinin mason bakan atamadığı ve var olan masonları da yetkin görevlerden aldığı öne sürülmüştü. Sanırım sizlerde mevcut iktidar partisinin ve diğer muhalefet partilerinin Masonlara nasıl baktığını merak ediyorsunuzdur? Acaba Türkiye’deki siyasi partilerde İtalya’da olduğu gibi Masonların parti listelerine girmesine karşı olduklarını açıklar mı? Parti listelerinde Mason, Lions ve Rotary kulüplerine yer vermeyen politik bir hareket var mı?

Bakınız:
1- http://tr.euronews.com/2018/05/23/matarella-conte-ye-hukumet-kurma-gorevini-verdi
2- Peter Schwarz/ İtalya’da neden aşırı sağ kazandı/ 9 Mart 2018/ http://www.wsws.org/tr/articles/2018/03/09/ital-m09.html
3- http://www.dw.com/tr/italyada-yabanc%C4%B1-d%C3%BC%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-korkusu/a-43905533
4- https://www.eurotopics.net/tr/199731/muestakbel-italya-basbakani-mercek-altinda
5- https://odatv.com/p2-locasinin-gercek-hikayesi-1908131200.html
6- http://www.internethaber.com/italyada-hukumet-programinda-masonlara-ambargo-1873671h.htm
7- https://www.incontextinternational.org/2017/02/01/donald-trump-a-freemason/
8- https://www.aydinlik.com.tr/trump-tan-derin-devlet-cikisi-dunya-mayis-2018-1
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@ oc32oc39

Yorumlar